Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Arapça Öğrenme Yöntemleri  (Okunma Sayısı 7186 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 142
Konu Sayısı : 4
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 11

Çevrimdışı Çevrimdışı

« : 02 Ocak 2009, 21:59:38 »

Sa benim bir sorum vardı Arapça öğrenmek istiyorum kursa yazıldım fakat sürekli devamını sağlayamadım yani uzun süreli kendim öğrenebilir miyim acaba ciddi bi şey çünkü yoksa kesin kursla mı öğrenilir kursala bile iyi dereceye 2 yıl sonunda gelinebiliniliyormuş sanırım Arapça bilen kardeşlerimin bana yardımcı olmasını isterim ya da bi yöntem göstermesini kendim mi başlayım yoksa kurs şart mı inş rabbim nasip eder öğrenmeyi inş
Kayıtlı
binumeyr'in İmzasi

Her şey insanoğlu için yaratıldı..Peki biz, biz ne için yaratıldık?Ney
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 17
Konu Sayısı : 3
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 3

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #1 : 02 Ocak 2009, 23:53:57 »

Arapça Öğrenilebilir Bir Dildir

            Hangi ilim dalı olursa olsun o ilmin öğrenilmesi öncelikle öğrencinin kişisel zekası ve gayretine bağlıdır. Öğrenim tekniği ne kadar doğru olursa olsun öğrencinin gayreti olmaksızın başarıya ulaşmak pek mümkün değildir. Bu yüzden Arapça öğrenmek isteyen bir talebenin mutlak surette günlük çalışması, Arapça öğrenimine günlük en az 2 saat vakit ayırması elzemdir.

            Bir ilmin öğrenilmesinde en önemli faktör sürekliliktir. Nitekim Rasûlullah(s.a.v) (sallALLAHu aleyhi ve sellem) amellerin en hayırlısını "az da olsa sürekli olan" diye tarif ederek bu hususa dikkat çekmiştir. Hafta da sadece bir veya iki gün çalışılan bir ders mutlak surette birbirinden kopuk olacağı için derslerin verimi çok düşük olacaktır. Bu yüzden öğrencinin dersine mutlaka her gün çalışması gerekmektedir.

            Arapça öğrenimine başlayan bir talebe öncelikle Arapça'yı niçin öğrendiğini belirlemelidir. Öncelikle "Ben bu dili niçin öğreniyorum?" sorusunun cevabı bulunmadan sağlıklı bir öğrenim metodu ortaya koymak mümkün değildir.

            Uzun yıllardır Türkiye'de medreselerde uygulanan öğretim tekniğini uygulayan medrese hocaları ile modern usul dediğimiz öğretim tekniğini uygulayan kimseler arasında hangi metot üzerine eğitim yapılması gerektiğine dair ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Modern usulü benimseyenler medreselerde takip edilen metodu zaman aşımına uğramış, çağın tekniklerinden uzak bir eğitim anlayışı olarak isimlendirirler. Buna karşılık medreselerde klasik usulle Arapça öğretenler zaten muhaliflerini Arapça biliyor olarak dahi kabul etmezler.

            Kanaatimce bu münakaşa "Neden Arapça?" sorusuna cevap vermemenin bir neticesidir. Zira medreselerde Arapça, öncelikle İslam ilimleri için alet ilmi olması adına öğretilmektedir. Öğrenci bir Arap ülkesine gitmek, Araplarla konuşmak, gazete ve dergi okumak, televizyon seyretmek gibi bir hedefi taşımamaktadır. Okumak ve anlamak istediği metin en az 200-300 yıllıktır. Ve özellikle ilk dönem İslam edebiyatına müracaat edecekse –ki bu İslam ilimlerini tahsil etmek isteyen bir kimse için zaruridir- öğrenci 1000 yıllık metinleri anlamakla mükelleftir. Ve elbette bu metinlerin müellifleri nahvin bütün kural ve kaidelerine hakim, Arapça'yı en güzel kullanan kimselerdir. Bu yüzden öğrencinin Arapça gramerine yönelik kaideleri en iyi şekilde beynine yerleştirmesi ve düşünmeden uygulaması gerekir. İşte bu yüzden medreselerde tedrici olarak nahiv kaideleri verilir, belki tek bir konu defalarca ancak farklı üsluplarla tekrar edilir.

            Bununla beraber İslam ilimlerine vakıf olmak adına bir alet ilmi olması için Arapça öğrenen öğrenci, karşısında devamlı hareketsiz ifadeler bulacaktır. Örneğin bir metni okuyup anlamaya çalışacağı zaman metin karşısında durmaktadır. Anlamak için istediği kadar süresi vardır. Anlayamadığı zaman başa dönüp tekrar okuma ve anlamaya çalışma imkanı elindedir. Bundan dolayı metni anlama noktasında bir zorluk çekmemektedir. Buna karşılık Arapça konuşan birini anlaması ya da Arapça konuşması oldukça zordur. Zira takip ettiği eğitim tekniği bunun üzerine kurulmamıştır. Konuşma esnasında metinler hareketlidir. Birkaç dakika içinde bir çok şeyi anlamalı ya da konuşmalıdır. Bu ise onun için oldukça güçtür.

            Buna karşılık Arapça'yı aslen İslam ilimleri için bir alet ilmi olarak okumayan, sadece modern metinleri anlama, bir Arabla konuşabilme, ona derdini anlatabilme, rahat bir şekilde gazete ve dergi okuyabilme adına öğrenmeyi hedefleyen öğrencinin nahiv kaidelerini bütünüyle hakim olması çok da ihtiyacı değildir. Özellikle konuşma dilinde bu kaidelerin hiç biri uygulanmamaktadır. Bununla beraber zaten bu öğrenci kendisinden yüzlerce yıl önce yazılmış kitapları okuma ve anlama gibi bir gayret içinde olmayacaktır. Bu yüzden bu öğrencinin işi bu noktada daha kolaydır. Zira yıllarını nahiv ilminin esaslarını öğrenme adına geçirmeyecek, bu konuları defalarca tekrar etmeyecektir.

            Ancak bununla beraber bir dili konuşmak ve anlamak oldukça zordur. Zira bir metni okumakta olduğu gibi konuşma ve anlamada ifadeler karşınızda donuk değil hareketlidir. Herhangi bir kimseyle konuşurken karşınızdakinin ağzından cümleler dökülmeye başladığı andan itibaren onu anlamanız gerekmektedir. Ve konuşacağınız zaman düşünme, sözlük kullanma gibi imkânınız yoktur. İşte bundan dolayı modern usulde gramerden önce günlük konuşma diline yönelik metinlerle öğrencinin daha rahat konuşabilmesi ve de anlayabilmesi sağlanır. Pasajların içerisinde ise bilinmesi zaruri olan nahiv kaideleri kısa kısa öğrenciye öğretilir.

            Bu yüzden öğrencinin işe yukarıda da belirttiğimiz gibi öncelikle "Neden Arapça öğreniyorum?" sorusunu sorarak başlaması ve buna göre bir metot takip etmesi gerekmektedir. Şayet özellikle İslam ilimlerine bir anahtar olması adına Arapça dilini öğreniyorsa Arapça'dan ziyade nahiv ilmini öğrenmesi mutlak surette zorunludur. Bunun içinde medreselerde okutulan nahiv kitaplarının bir hocadan ders alması gerekir.

            Buna karşılık muhadese/konuşma ve anlama adına Arapça öğrenmeyi hedefleyen bir öğrenci günümüz Türkiye'sinde çeşitleri bol olan Arapça öğrenim setlerinden faydalanabilir. Bununla birlikte Türkçe olarak yazılmış gramer kitapları ihtiyacını karşılayacaktır
Kayıtlı
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 17
Konu Sayısı : 3
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 3

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #2 : 02 Ocak 2009, 23:59:25 »

  Bir dili anlayabilmek ve konuşabilmek mutlak surette o dile ait kelimelerin karşılıklarını bilmekle mümkündür. Öğrenci ne kadar çok kaide bilirse bilsin "öğrenciler çalışkandırlar" cümlesini Arapçaya çevireceği zaman ya da bu cümlenin Arapçasını Türkçeye çevireceği zaman "öğrenci" kelimesinin karşılığını bilmiyorsa bildikleri kendisine hiçbir şekilde fayda sağlamayacaktır. Ne cümleyi Arapçaya çevirebilecek ne de Arapça olarak duyduğu bu cümleyi kendi dilinde anlayabilecektir. Bu yüzden öğrencinin elinden sözlüğü hiç düşürmemesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, kelime bilgisi olmadan ne anlamak ne konuşmak mümkün değildir.

            Arapça içerisinde yüzlerce kuralı barındıran bir dildir. Hatalardan uzak doğru bir şekilde dilin kullanılması çok kısa bir zaman diliminde bu kuralları uygulamaya bağlıdır. Söz gelimi çok basit bir cümle olan "İki öğrenci çalışkandır" cümlesini Arapça'ya çevirecek olan bir kimsenin "öğrenci" kelimesinin Arapça karşılığının " الطالبٌ" olduğunu bu kelimenin tesniyesinin  "الطالبان" şeklinde gelmesi gerektiğini, mübteda olarak cümlenin başında ve elif-lam almış bir şekilde getirilmesi gerektiğini, mübtedanın merfu olduğunu, tensiye kelimelerin raf halinde iken "Elif" ile irab edilmesi gerektiğini bilmelidir. Aynı şekilde bir bu kadar kuralı da "çalışkandırlar" kelimesinde uygulamalıdır. İşte basit bir cümle olan "iki öğrenci çalışkandır" cümlesini Arapçaya çevirecek olan bir talebenin birkaç saniye içinde tüm kuralları hatırlayıp cümle üzerinde uygulaması gerekir ki hatadan uzak bir cümle kurabilsin. Bu da ancak öğrenilen kuralları çok sayıda örnek üzerinde uygulamakla mümkündür.

            Bir dilin konuşulması aslen işitmekle mümkündür. Bir çocuğun doğumundan sonra nasıl anne babasının dilini öğrendiğini düşünün. Çocuk sadece duyarak yani işitme yolu ile dili öğrenmektedir. Her ne kadar hiçbir şekilde kural ve kaide bilmiyorsa da kendisine konuşulanı kısa bir süre içinde anlayabilmektedir.
Kayıtlı
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 142
Konu Sayısı : 4
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 11

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #3 : 05 Ocak 2009, 00:10:35 »

anladım ALLAHc.crazı olsun teşekkür ederim inş nasip olur..
Kayıtlı
binumeyr'in İmzasi

Her şey insanoğlu için yaratıldı..Peki biz, biz ne için yaratıldık?Ney
TEVHID =TEVHID
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Yaş : Yok

Mesaj Sayısı : 24
Konu Sayısı : 0
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 4

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #4 : 16 Mart 2011, 00:28:35 »

s'a..bende arapça okumak ve öğrenmek çok istiyorum ama kursa gitme imkanım hiç malesef. Nasıl öğrenebilirim?
Kayıtlı
selvi toprak'in İmzasi

Tevhid dava'sina gönül vermişlerden eyle Ey RAHMAN..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: