Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: çapraz sorgu nedir nasıl yapılır??  (Okunma Sayısı 17724 defa)
0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
galebe
Ziyaretçi
« : 01 Nisan 2009, 00:59:20 »


tanıklar 2 şekilde sorgulanır. ilki doğrudan sorgu olarak adlandırılır; temel olarak kürsüdeki kişiye olayı anlattırma amacı güder. örneğin "o gece neler olduğunu bize anlatır mısınız?", "üzerinde neler vardı?" soruları bu sorgu yönteminin başlıca örnekleridir. ikincisi ise entrymizin esas konusu olan çapraz sorgudur. diğer sistemlerden biraz farklı olmakla birlikte, hukukumuzda zaten bulunan çapraz sorgunun yeni yasal düzenlemelerle genişletilmiştir....
"avukat - james’i kaçarken pencereden gördüğünüzü söylediniz, doğru mu bu?
tanık - evet gördüm
avukat - peki gece olması dolayısıyla etraf karanlık değil miydi?
tanık - evet, karanlıktı
avukat - ayrıca sokağınızdaki lamba bozuktu ve yanmıyordu
tanık - doğru
avukat - ve sokakta başka da bir ışık yoktu
tanık - ama oydu, gördüm. bakın ben...(sözü avukat tarafından kesilir)
avukat - bakalım anlamış mıyım: gecenin bir yarısı etraf zifiri karanlık, sokak lambası dahil hiçbir ışık yanmıyor ve siz kaçanın james olduğunu gördüğünüzden eminsiniz. doğru mu? yemin altında olduğunuzu unutmayın!
tanık - ama ama...
avukat - lütfen sadece cevap verin: onun james olduğunu gördüğünüze emin misiniz? evet ya da hayır
tanık - (bezmiş ve yenilgiye uğramış bir şekilde)hayır, değilim...
avukat - başka sorum yok sayın yargıç

bu sorgu çeşidinde amaç tanık sandalyesinde oturan kişinin güvenilir olmadığını ispatlamaktır. bunun için ise tanığı yönlendirecek sorular sorulur; kendi hikayesini anlatmasına pek izin verilmez. örneğimizde tanık “ama oydu, gördüm. bakın ben…” dediği anda sözü avukat tarafından kesiliyor çünkü tanığın kendi hikayesini anlatması avukatın amacına ulaşması bakımından tehlikelidir; hakimin/jürinin kafasını karıştırabilir.
doğrudan sorgudaki "o gece neler olduğunu bize anlatır mısınız?" sorusu, çapraz sorguda "gürültüye uyandınız ve dışarıda kaçan birini gördünüz, değil mi?"ye dönüşür. tanık mümkün olduğunca az konuşturulur, evet/hayır gibi kesin cevaplar istenir.
________________________________
çapraz sorguda üç soru kategorisi:
1- algılama yeteneği ile ilgili sorular
2- anımsama yeteneği ile ilgili sorular
3- yan tutmak için bir neden olup olmadığı ile ilgili sorular.

çapraz sorgu yapacaklara öneriler:
1- ucu açık soru sorulmaması ilkesi
2- yanıtı bilinmeyen soruların sorulmaması ilkesi
3- gereğinden fazla soru sorulmaması ilkesi.

çapraz sorgu için uygun teknikler:
1- daha önceki beyanlarla duruşma arasındaki tutarsızlığı ortaya koyma
2- ön yargıları değerlendirme.
3- tanığın geçmişteki sabıkası (eski mahkumiyetler)
4- algılama yeteneği
5- psikolojik sorunlar

___________________________________
türk ceza yargılama sistemin "karşılıklı sorgu" şeklinde de adlandırılan sorgu tarzı.bizde usul biraz kısıtlı olmakla birlikte genel çapraz sorgu sistemi ile benzerlikler gösterir.çoğu hukukçu bu usulün bizde olmadığını düşünür.
bilindiği gibi,türkiyede sanığı tanığı bilirkişiyi mahkeme başkanı/hakim sorgular.ancak istisnası vardır:
bir ceza davasında ; c.savcısı ve sanık müdafii birlikte mahkeme başkanına (hakime) başvurarak kendi gösterdikleri tanık ve bilirkişinin dinlenmesinin kendilerine bırakılmasını ister iseler ,mahkeme bu konuda bir karar verir.yani çapraz sorgu izne bağlıdır.izin verilince savcının tanık bilirkişisi önce savcı tarafından,savunma avukatının gösterdiği tanık ve bilirkişi işe avukat tarafından öncelikle sorguya çekilir.daha sonra taraflar karşı tarafın tanık ve bilirkişilerine sorular sorarlar.bu hakkı kötüye kullanırlarsa verilen izin geri alınır.

yeni cmk da çapraz sorgu genişletilmiş ve duruşmanın disiplinini bozmayacak şekilde taraflar; sanığa,tanığa ve bilirkişilere doğrudan soru sorabilecek şekilde değiştirilmiştir.

bu değişikliğin gerekçesi de aşağıda belirtilmiştir.

"madde, türk hukuku bakımından çok önemli bir yenilik getirmiş bulunmaktadır. common law sisteminde ve avrupa'da italyan hukukunda ceza davasının taraf muhakemesi şeklinde cereyan ettiği ve bu nedenle çapraz sorgu sisteminin uygulandığı bilinmektedir. mahkemenin delil araştırma yetkisine sahip bulunduğu kontinental sistemlerde, tam bir çapraz sorgulamanın kabulünün tasarının bütünü ile bağdaşmayacağı bilindiğinden, savunma hakkını sağlam tutmak amacı ile bu madde getirilmiştir. bu madde ile cumhuriyet savcısı, katılan, sanık ve avukatların mahkeme başkanı veya hâkimden söz isteyerek, tanıklara, katılana, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, doğrudan soru yöneltebilecekleri kabul edilmiştir. yine sanık ve katılanın da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile aynı kişilere soru yöneltebilmeleri olanaklı kılınmıştır. aynı kişilere sorulan soruya karşı gelme hakkı tanınmıştır; madde de karşı gelmeye "itiraz" denilmekte ise de, teknik anlamda kanun yolundaki itiraz olmayıp, karşı gelme, bu konuda hâkimin karar vermesini istemek niteliğindedir. bu hâlde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine, 201. inci maddedeki usule göre mahkeme karar verecektir. dikkat edileceği üzere maddenin getirdiği esas, common law sistemine yakın ise de, bundan farklıdır. tasarının 192 nci maddesinde açıklandığı üzere, duruşma hâkimin sorgusu ile başlamaktadır. common law sisteminde ise ceza davası taraf muhakemesi şeklinde cereyan ettiğinden, hâkim tam tarafsızdır ve sorgu yapamayacağı gibi, çok istisnaî hâllerde tanıklara soru da soramaz; sadece taraflar arasında soru yöneltmeden kaynaklanan karşı koymaları çözüme bağlar.

tasarının sistemi o derecede farklıdır ki, 201 inci madde mahkeme üyelerine de soru sormak hakkını tanımaktadır. kaldı ki, common law sisteminde duruşmada sanık sorguya çekilmez; ancak istemi olduğunda tanık gibi dinlenir ve hatta kendisine bu hâlde yemin verilir.

netice olarak getirilen madde, savunma hakkını güçlendirici ve avukatın daha enerjik ve etkin olmasını sağlayan bir hüküm niteliğindedir."

konu ile ilgili madde aşağıdaki gibidir.

doğrudan soru yöneltme

madde 201. - (1) cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile soru yöneltebilir. yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine, mahkeme başkanı karar verir. gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.

(2) heyet halinde görev yapan mahkemelerde, heyeti oluşturan hâkimler, birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir




« Son Düzenleme: 01 Nisan 2009, 01:03:47 Gönderen: galebe » Kayıtlı
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 110
Konu Sayısı : 39
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 7

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #1 : 01 Nisan 2009, 09:08:53 »

ahi eline saglık çok faydalı oldu
neler olabilir diye araştırıyorsun galiba
Kayıtlı
galebe
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 02 Nisan 2009, 09:21:36 »

biraz da sorgucuların dilinden sorgulamanın başarıya ulaşmasını sağlayan faktörleri yazalım...bunlar önem bakımından ilk mesajdakinden öndedir.....

sorgucular yaptıkları araştırma sonucu işkencenin yeterli sonucu vermediği kanaatına varıp sorgulamanın daha dikkatli yapılmasına karar vermişler ve hiç işkencesiz sanığı konuşturmanın yollarını araştırmışlar

*‘‘Suç failleri, suçüstü yakalananlar hariç, hususiyet şartları altında ve belki birkaç saat süren bir periyod içerisinde sorgulanmadıkça suçlarını alalade bir şekilde kabul etmezler.’’

*sanıklar iki sınıftır:Duygusal suç failleri ve duygusal olmayan suç failleri. Duygusal olanlar, işledikleri suç sonucunda ciddi pişmanlık yaşayan, zihinsel rahatsızlık duyan veya yanlış yaptığını hissedenler....duygusal tipler vicdani problemleri olanlardır...SORGUCULAR vicdani sıkıntı duyan sanıklara sempatik yaklaşma yolunu seçerler ki buna azami dikkat gerekir......Duygusal olmayan sanıklar(Müslüman sanıklar eğer nifak veya imani zayıflığa sahip değillerse bu gruba girerler genelde) ise vicdan problemi yaşamazlar ve Sorgucuya kayıtsız ve kulakları sağırmış gibi davranırlar.Sorgucu ise şu taktiğe başvurur: ‘‘Sağduyusuna ve mantığına başvurmak.’

*J. Reid isimli uzman, meslektaşlarına ‘‘ Olta, yem sorular’’ diye nitelediği tuzak sorular kullanabileceklerini söylüyor. ‘‘Amaç, yalan atan sanığın, bu tavrını değiştirmeyi düşünmesini, inkardan vazgeçmesini sağlamaktır’’ diyor. Ancak tuzak sorular şarta bağlı. Sanığın inkarından sonra yöneltilmesi gerekiyor. Aksi taktirde zararlı olacağını söylüyor. ‘‘İyi düşün’’ ikazından istenilen sonuç alınamıyorsa , soru uzmanının verilen cevabı şüpheyle karşıladığını belirten soru sorması işe yarıyor. ‘‘Bu söylediğinden emin misin?’’ sorusu, sorgu uzmanının herşeyi bildiği imajını veriyor. Hatta sorgu uzmanı bu soruyu sorarken yanında birkaç yazılı kağıt bulundurursa ya da bir başka masada duran evraka bakarsa, sanık üzerindeki etkisi daha da artıyor. Hatta sorgu uzmanının elinin altında deliller dosyasını andıran bir şeyle sorgu odasına girmesi tavsiye ediliyor. Sanığın beş dakika bekletildikten sonra sorgu uzmanının yavaş, dikkatli ve kendine güvenli yürüyüşlerle içeri girmesi gerekiyor. ‘‘Sorgu uzmanı mutlaka kibar olmalıdır. Uzman bir tıp doktorunun davranışlarını taklit etmek yerinde olur.’’

*Yalan söylemeye devam eden sanığa, belli bir soruya yalan cevap verdirtmek için de olta sorular soruluyor. Böyle bir durumda sorgu uzmanı, belirli bir soruya verilmesi gereken doğru cevabın ne olduğunu biliyor ama bilmediğini ima ederek soruyor. Yalanı bir kez yakalanan sanık, artık itiraftan kaçmakta zorlanıyor. Diyelim ki sanık yalanlarını ustaca sıralamaya devam ediyor. O zaman J. Reid, sorgucu arkadaşlarına sanıktan ayrıntılı ifade almalarını öneriyor. Buna rağmen suçluluk ya da masumiyet göstergesi elde edilemiyorsa, ikinci kez ayrıntılı ifade almalarında sonsuz fayda var. Bakın, J. Reid ne diyor: ‘‘Yalancıların pek azı önceki yalanının ayrıntılarını hatırlayabilir.’’ Eğer her iki ifadedeki ayrıntılarda uyum varsa, sanık masum oluyor. Uyumsuzluklar ise sorgu sürecinde sorgucu için ‘‘iyi bir avantaj’’ demek.

*Uzmanından yalancının vücut dili


Sandalyeyi sorgu uzmanından geriye doğru çekme; ayağa kalkacakmış, odayı terkedecekmiş gibi oturma.


Elleri ovuşturma ve silme; burun, kulak memeleri ve dudaklara elini götürme, turnakları yeme veya koparma, elbise veya takıları düzeltme, Elbisenin tozunu silkme veya elbisedeki iplikçikleri çekme, gözlükleri düzeltme veya silme, eli başın arkasına götürme, saçı düzeltme, ayağı yere sürtme, ayakla yere vurma, ayağı ileri geri sallama.


Konuşurken elleri ağza veya gözlere götürme; bacakları veya kolları çaprazlama, ellerin üzerine oturma veya bacakları sandalyenin altına saklama, eli alında tutma, elleri bacakların altına veya arasına sokma.




« Son Düzenleme: 05 Nisan 2009, 13:23:06 Gönderen: galebe » Kayıtlı
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 660
Konu Sayısı : 34
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 33

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #3 : 04 Nisan 2009, 22:51:43 »

ÇAPRAZ SORGUYU ÇOOK MERAK EDİYORDUM ...

ESKİDEN ÇAPRAZ SORGU YOKTU BUDA YENİ ÇİKMİŞ..GALİBA KARDEŞİM
Kayıtlı
mizgina_islam_'in İmzasi

galebe
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 05 Nisan 2009, 00:20:26 »

ÇAPRAZ SORGUYU ÇOOK MERAK EDİYORDUM ...

ESKİDEN ÇAPRAZ SORGU YOKTU BUDA YENİ ÇİKMİŞ..GALİBA KARDEŞİM


ehi adamlar baktılar işkenceden fayda yok insanca davranmaya karar verdiler...
merak et ama başına gelmez inşaALLAH kardeşim...nasip olursa sen kafirleri çek sorguya inşaALLAH boşuna yazmıyoruz buraya değil mi kardeşim...genel kültürümüz artsın...
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2009, 00:24:20 Gönderen: galebe » Kayıtlı
galebe
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 05 Nisan 2009, 02:10:21 »

şimdi de sorgucuların en çok sevdiği ve uyguladıkları taktiği yani iyi adam-kötü adam taktiğini paylaşalım inşaALLAH....

sıkça başvurulan bir sorgulama yöntemi iyi adam - kötü adam taktiğidir. İlk sorgucu sanığa karşı çok kabadır , şiddete başvurur sürekli söver ve hatta konuşturmaz bile doğru düzgün...suçlar suçlar sen mi yaptın der ve sanık cevap vereceği sırada sövüp döverek onun sözünü keser....bu ve bunun gibi fiziki ve psikolojik şiddet olaylarına başvurur..... Sonra iyi adam devreye girer , sanığa içecek birşeyler ve sigara vs. verir , kötü sorgucunun yaptıklarından dolayı üzüntüsünü belirtir.ve sanığa şapşal bir görüntü segiler...maksat sanığı tavlamak ve konuşmasını kolaylaştırmaktır...aşırı derecede yumuşak dilli ve engin yürekli konuşuur sanığa karşı,anlattırır da anlattırır...hatta sanığın söylediklerini destekleyen sözler söyleyerek ona tabiri caizse gaz verir....sanık bu durumda kendini tebliğci gibi hisseder sorgucunun da yapmak istediği budur ve müellefei kulub edasıyla dinler sanığı... Bu şekilde kötü adam bir hedef haline geldikçe sanık ile iyi adam bu hedefe karşı ortak bir nokta halini alır ve bir iyiniyet köprüsü kurulur. Sanık iyi adama konuşarak kötü adamı ve yöntemini bir anlamda cezalandırır ve öç alır .
tabiki sanık tebliğ ederken ya da derdini anlatırken açık verdikçe verir,açık verdikçe verir ve aptal görüntüsü segileyen sorgucu bu arada açıkları,tutarsızlıkları beyninin bi kenarına çivi gibi saplar ve sonunda sorguda başarıya ulaşmış olur.....
Kayıtlı
.سْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Vefakâr Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 2929
Konu Sayısı : 1341
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 985

Kişisel Mesaj : Ebu MUHAMMED Salih
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #6 : 05 Nisan 2009, 12:30:26 »

Kardeşim ALLAH razı olsun devamını bekliyoruz..
Kayıtlı
Mus'ab'in İmzasi

Hasan el-Benna diyorki:

"Eğer denilirse size, davetiniz neyedir? İnsanlığı neye çağırıyorsunuz? Cevabınız şu olsun! ALLAH Resulunun getirdiği İslama çağırıyoruz. Yönetimde Onun bir parçasıdır. Hürriyetse O nun farzlarından bir farzdır. Davetimiz işte bunlaradır. Bu doğrudan doğruya siyasettir diye itiraz edelerse Hayır! Bu İslamın ta kendisidir. Biz bu tür bölümleri,dilimleri bilmeyiz deyin. Şayet siz devrim davetçilerisiniz derlerse bunada şu cevabı verin. Deyin ki: Biz Hakkın ve barışın davetçileriyiz. Buna inanıyor ve bununla şeref duyuyoruz. Şayet siz bize karşı çıkar ve davetiğmizin yoluna durusanız bu durumda ALLAH kendimizi savunma hususunda bize izin vermiştir. Sizse zalim intikamcılar konumuna girmiş olursunuz. Bu kez çeşitli kişiler ve heyetlerden yardım görüyorsunuz diyebilirler size. Hemen cevap verin. biz yalnz ALLAH a inandık ve sizin sizin putlarınızı tanımıyoruz. Söyleyecek söz bulamayıp saldırgan bir tavır içine girecek olurlarsa, size selam olsun biz cehillerle ilgilenmeyiz ayetini söyleyip çekiliniz."
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 660
Konu Sayısı : 34
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 33

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #7 : 07 Nisan 2009, 22:31:29 »

sıkça başvurulan bir sorgulama yöntemi iyi adam  kötü adam taktiğidir

temel prensipleri bunlardir..konuşunca çorap söküğü gibi gidersin..

ALLAH muhafaza..!!

tespitlerin güzeldir kardeşş ALLAH razi olsun devaamini bekliyoruz..
Kayıtlı
mizgina_islam_'in İmzasi

galebe
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 08 Nisan 2009, 01:05:52 »

ilginizden dolayı teşekkür ederim kardeşlerim....ALLAH sizlerden de razı olsun....
şimdi de size bu anlattıklarımla alakalı,işin pratiğe dökülmüş halini anlatan ve izlemenizi şiddetle tavsiye ettiğim bir ''national geographic'' belgeseli sunmak istiyorum....belgesel 30 dakika lakin 10 dakikasına doğru bir şort giymiş bir bayan resmi var eliniz tetikte beklerseniz sevinirim,böylelikle bende vebal almamış olurum inşaALLAH....(eski kocası tarafından öldürülen kadının önce bi yakından suratının resmi gösteriliyor,kadın gülüyor bu kareden sonra kadının şortlu resmi gösteriliyor..kadının ilk resmi çıktığında ileri alın biraz inş)
kardeşlerim özellikle belgeselin son çeyreğinde masum bir kişinin üzerine zorlayarak yapmadığı bir suçu yıkıyorlar,orayı muhakkak izleyin inşaALLAH.....
burada da bir konuda uyarmak istiyorum;bu belgesellerde ki amaçlardan biride esasen fbi veya cia nın deşifre gücünü çaktırmadan gösterip,kendi düşmanlarını yıldırmaktır esaen...yani aba altından deynek göstermektir.....
bu durum kafirlerin sürekli uyguladığı psikolojik bir savaştır...bu konularda uyanık olalım yani gözlerimizde fazla büyütüp seyyid kutubun ifadesiyle ''aşağılık ve yenilmişlik psikozuna'' kapılmayalım......ne olursa olsun sonuçta bakın dünyanın heryerinde bizim mücahidlerimiz tarafından ALLAHın izniyle rezil kepaze edilmiş durumdalar.....bizler bu kafirlerin yaptığı ve kaydettiği ilerlemelerden faydalanalım ama şunu bilelim ki güç ve kuvvet yalnız ALLAHa mahsustur....onların hilesi ve numarası ALLAHın izni dairesindedir ve bi iznillah inananlar onlardan daima üstündür.....bu hatırlatmadan sonra iyi seyirler diyorum:
(bayanlar da izleyebilir,korkunç görüntü ve sesler yok videoda)

http://www.vanherbaryum.yyu.edu.tr/f/siynde/siynde.swf
« Son Düzenleme: 08 Nisan 2009, 01:08:31 Gönderen: galebe » Kayıtlı
galebe
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 11 Nisan 2009, 22:23:58 »

aslında en baştan beri kendinden bahsetmediğimz bir sorgu çeşidi de ''işkencedir''...
işkence esasen tüm dünyada sorgulamanın olmazsa olmazı konumunda olan bir unsurdur...
burada işkence çeşitlerinden bahsetmeyeceğim sadece genel bir bakış atacağız inşaALLAH....
işkencenin tabiri caizse binbir türlüsü vardır ve insanın tahammülünü bitirme noktasına getirerek ona itirafta bulundurur....kişi işkenceden kurtulmak için hiç işlemediği bir suçu bile itiraf edebilir bu belki de işkencenin çok hazin neticelerinden birisidir........her ne kadar sıcak evimizde ve rahat ortamlarımızda olsakta işkencenin ne denli bir eziyet verdiğini biraz tahmin edebiliriz....
aramızda işkenceye maruz kalmış kardeşlerimiz varsa onlar daha iyi bilirler esasen bu mevzuyu fakat işkenceden aşırı bir şekilde bahsedilmesini ben açıkçası hoş görmüyorum;bu durum kardeşlerimizin ve bizim şevkimize gölge düşürebilir çünkü insan psikolojisi etkiye açık bir alandır....
işkenceye maruz kalan kişiler bildiklerini genelde itiraf ederler,çünkü insana dayanamayacağı şekilde ''ince sızı'' şeklinde sürekli bir baskı uygulanmaktadır.....kişiler ağrıya dayanıklı olsa da ''ince sızılara''dayanamayıp feryat ederler....
bu bölümde işkenceden bahsetmiş bulunduk...bu bahisi anlattıkça ''guantanamo ve ebu ğıreyb'' geliyor aklımıza lakin dünyada bilmediğimiz daha nice böyle işkence mahpuslarının olduğu söyleniyor....ALLAH sübhanehu ve teala o kardeşlerin yardımcısı olsun....
şundan da bahsetmeden geçmeyelim;işkenceye maruz kalma sonucu herkesin itiraf etme ihtimali vardır ve yüksektir bu yüzden bir çok durumu alt üst edecek plan proje ve bilgilerin sınırlı sayıda kişiler içinde muhafaza edilmesi tavsiye olunuyor araştırmalarımıza göre.....

bir de dinimize göre sorgulamada kullanılan baskının sadece dayak olduğunu ve işkenceye cevaz verilmediğini biliyorum,cihad ahkamı ve fıkhını bilen kardeşler bu konuda bi aydınlatmada bulunabilirler esasen...
selametle
Kayıtlı
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 660
Konu Sayısı : 34
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 33

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #10 : 13 Nisan 2009, 21:40:56 »

esselamün aleyküm kardeş size bir animi anlatayim diyorum anlatmiyacağim ama zorla diyorsunuz anlat sizin yazilarinizi okuyunca konuşmak istiyorum belki diğer kardeşlerimiz biraz aydinlanirlar..

sene 95 yillari bir gece baskininda beni evden aldilar.
ilk önce evimi arama yaptilar derken bir işe yaramaz pasli bir silah yakaldilar..ondan sonra gece ssat 12 civari hastahaenye doğru gütürdüler.
polisler güz altina aldiğinda arabanin içinde gözlerimi bir bez parçasiyla bağladilar ve beni bir sivil torosun içine bindirdiler.
biraz ilerlediğimiz zaman  arabanin arka tarafinda beni tam uzatarak yere yatirdilar ve ayakabbilariyla birisi benim güğsüme birakmişti diğeride ayaklarimin üzerine birakmişti..bana diyorlardi örgüte yardim ediyorsun..seni gidi gerici senii senin kafana bu gece sikacağiz ve seni bir çöp tenekesine içine atacağiz..gözlerim kapali arabanin içinde gidiyoruz.ve güzlerime yerdeki tüm pislikler gözümün içine giriyor ve bir yandan hakaret biryandanda canimi acitilar
arabinin içinde kafam yerdedir ama şehirde hangi cadede hangi mahalede nereye doğru gidiyoruz hepsini biliyorum..biraz hislerim kuvetlidir tabiri caizse..
ve doktora gitiik muayene olduk muayene olduktan sonra emniyet müdürlüğü terörle şubesine doğru yol aldik

devami gelecek inaşALLAHh
Kayıtlı
mizgina_islam_'in İmzasi

galebe
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 14 Nisan 2009, 09:52:13 »

esselamün aleyküm kardeş size bir animi anlatayim diyorum anlatmiyacağim ama zorla diyorsunuz anlat sizin yazilarinizi okuyunca konuşmak istiyorum belki diğer kardeşlerimiz biraz aydinlanirlar..

sene 95 yillari bir gece baskininda beni evden aldilar.
ilk önce evimi arama yaptilar derken bir işe yaramaz pasli bir silah yakaldilar..ondan sonra gece ssat 12 civari hastahaenye doğru gütürdüler.
polisler güz altina aldiğinda arabanin içinde gözlerimi bir bez parçasiyla bağladilar ve beni bir sivil torosun içine bindirdiler.
biraz ilerlediğimiz zaman  arabanin arka tarafinda beni tam uzatarak yere yatirdilar ve ayakabbilariyla birisi benim güğsüme birakmişti diğeride ayaklarimin üzerine birakmişti..bana diyorlardi örgüte yardim ediyorsun..seni gidi gerici senii senin kafana bu gece sikacağiz ve seni bir çöp tenekesine içine atacağiz..gözlerim kapali arabanin içinde gidiyoruz.ve güzlerime yerdeki tüm pislikler gözümün içine giriyor ve bir yandan hakaret biryandanda canimi acitilar
arabinin içinde kafam yerdedir ama şehirde hangi cadede hangi mahalede nereye doğru gidiyoruz hepsini biliyorum..biraz hislerim kuvetlidir tabiri caizse..
ve doktora gitiik muayene olduk muayene olduktan sonra emniyet müdürlüğü terörle şubesine doğru yol aldik

devami gelecek inaşALLAHh


anlat bakalım kardeşim...arayıda fazla uzatmadan anlat......bu arada şunu da söyleyim;terörle müacadele diye biryer yok aslında islamla mücadele var....elin pkklısı şehir ortasında belediye otobüsü yakar onu bırak gözaltına almayı peşine düşen olmaz...ama 3 tane Müslüman sohbet yapsın,adamlara hemen gözaltı.....
nasıl bir sistemdir bu??
selametle
« Son Düzenleme: 17 Nisan 2009, 05:08:23 Gönderen: galebe » Kayıtlı
Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1442
Konu Sayısı : 223
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1068

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #12 : 13 Eylül 2011, 15:34:52 »

ÇAPRAZ SORGU NEDİR?
Kayıtlı
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 660
Konu Sayısı : 34
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 33

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #13 : 16 Eylül 2011, 00:29:28 »

eski bir konu ama tazelğini koruyan bir konuuu eski zamanlardan ders alarak bugüne gelmişizz
Kayıtlı
mizgina_islam_'in İmzasi

Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 13101
Konu Sayısı : 1932
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1311

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #14 : 13 Aralık 2011, 22:49:41 »

eski bir konu ama tazelğini koruyan bir konuuu eski zamanlardan ders alarak bugüne gelmişizz


ahiy yarım kalmıştı senin konun....

Bugünde biz savcılığa çıktık. İfade vs.çık yukarıya in aşşağıya.Olmadı yeniden ifde. El  yazınla yaz.olmadı yeniden en alta in. Haydi asnsör çalışmıyor çıkarıyorlar.6.kata..kış vakti sağolsunlar iyi terlettiler bizi.
Kayıtlı
Ebu Ömer'in İmzasi

Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 13101
Konu Sayısı : 1932
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1311

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #15 : 26 Mart 2012, 23:31:35 »

akıbet ve sonuç ilişkisi..Hayat bir denklemden ibaret sanki..siz kurarsınzı onlar kurar ama ALLAHın hesabı hepsinin üzerinde..
Kayıtlı
Ebu Ömer'in İmzasi

****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 656
Konu Sayısı : 50
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 54

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #16 : 27 Mart 2012, 09:23:42 »

ahiy yarım kalmıştı senin konun....

Bugünde biz savcılığa çıktık. İfade vs.çık yukarıya in aşşağıya.Olmadı yeniden ifde. El  yazınla yaz.olmadı yeniden en alta in. Haydi asnsör çalışmıyor çıkarıyorlar.6.kata..kış vakti sağolsunlar iyi terlettiler bizi.

kış vakti özerine soğuk su döküp,klimanın karşısında özerinde hiç bir elbise olmadan kalanları düşününce,seninki bayağı konforlu geçmiş keko..
Kayıtlı
Ashab-ı Suffa
***
Üye Grubu : Çalışkan Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 467
Konu Sayısı : 23
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 41

Kişisel Mesaj : Qul'il hakka ve in kâne murrân
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #17 : 24 Haziran 2012, 23:01:55 »

netice?ben en son gittigimde hemsehri cikmamiz hasebiyle iyi muamele gormustum
Kayıtlı
Umde'in İmzasi

"BEN DAYANILMAZ KAHRIMI VE UZUNTUMU YALNIZCA ALLAH'A SIKAYET EDIYORUM"  Yusuf Suresi 86. Ayet meali
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: