Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: dirse han oğlu boğaç han tahkiyeli eser tahlili  (Okunma Sayısı 12471 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
galebe
Ziyaretçi
« : 03 Haziran 2009, 02:01:32 »

   A – KİTAP HAKKINDA KİMLİK BİLGİSİ
      1.Kitabın Adı : Kitabı-ı Dede Korkut                                                                                                             

      2.Kitabın Yazarı : Dede Korkut

      3.Yazar ve  Kitap Hakkında Bilgiler:
      Dede Korkut’un 570-632 yılları arasında, Hz. MUHAMMED (S.A.V) zamanında yaşadığı rivayet edilmiştir. Oğuzların Kayı veya Bayat boylarından geldiği, hem geçmişten ve hem de gelecekten haber veren, "kerem sahibi bir evliya" olduğu rivayet edilmektedir. "Ozanların Piri" veya "Ozanların Başı" olarak da bilinen Dede Korkutun, (manen) Hz. MUHAMMED´in hayır duasını aldığı ve Oğuzlara İslâm dinini öğrettiği de bu rivayetlerle günümüze kadar ulaşmıştır.
     
       19. yüzyılın başlarında Dresden’de bulunmuş olan Dede Korkut yazması, “Kitâb-ı Dedem Korkud Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân” adını taşır; “Oğuz boyunun diliyle Dedem Korkud Kitabı” demektir. 20. yüzyılın ortalarında Vatikan’da bulunmuş olan yazmanın adı ise “Hikâyet-i Oğuznâme, Kazan Beğ ve Gayrı”dır; “Oğuzname hikâyesi, Kazan Bey ve diğerleri” demektir. Dresden nüshası bir giriş ve 12 destanî hikâyeden oluşur. Vatikan nüshasında ise girişle birlikte sadece 6 destanî hikâye vardır. Bu nüshadaki giriş ve destanî hikâyeler, Dresden nüshasında bulunanlardan farklı değildir. O hâlde Dede Korkut mirasından yazma olarak elimizde bir giriş ve 12 destanî hikâye bulunmaktadır. Destanî hikâyelerin her biri Dresden nüshasında “boy” olarak adlandırılmaktadır.
     
       Dede Korkut Kitabında (Dede Korkut âlâ Lisan-î Taife-î Oğuz han- Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı) 12 destan özellikli hikâye yer alır ve bu kitap, İslâm öncesi ve sonrasında Türklerin yaşayışını, dilini, tarihini, edebiyatını ve kültürünü içerir. Akıcı ve halkın kullandığı Türkçe ile yazılmış olan bu kitap; gerçek bir şaheserdir. Kitapta, "Dede" ve "Ata" olarak geçen ve "Korkut Ata" olarak da bilinen Dede Korkut, Türkmen, Kazak, Özbek ve Kara Kalpak boyları arasında bu adlarla bilinmektedir. Türk dünyasının bilge atası olan Dede Korkut ve onun hikâyelerinde; Türk toplumunun savaşları ve barışları ile birlikte, aile ve eğitim yapısıyla üstün ahlâk ve karakter sağlamlığına dikkati çeker. Türk milletiyle özdeşleşmiş olan doğruluk, sözünde durmak, mukaddes değerler uğruna ölmek gibi çeşitli karakterler, hikâyelerin ana temasıdır. Dede Korkut hikâyelerindeki tüm kahramanların aile, cemaat ve insan sevgisini ön planda tutması, millet olarak ahlâk ve yaşam anlayışımızı göstermesi bakımından önemlidir.
     
       Prof. Dr. M. Fuat KÖPRÜLÜ, Dede Korkut için; ”Terazinin bir Kefesine Türk Edebiyatının tümünü, diğer kefesine de Dede Korkut’ u koysanız yine de Dede Korkut ağır basar” demektedir.
     
      Dede Korkutun yaygınlıkla bilinen hikâyeleri;

-Dirse Han Oğlu Boğaç Han
-Salur Kazanın Evinin Yağmalanması
-Kam Büre Beg Oğlu Bamsi Beyrek
-Kazan Beg Oğlu Uraz Beg'in Tutsak Olması
-Duha Koca Oğlu Deli Dumrul
-Kanlı Koca Oğlu Kan Turali
-Kadılık Koca Oğlu Yegenek
-Basatın Tepegöz'ü Öldürmesi
-Begel Oğlu Emren
-Usun Koca Oğlu Seğrek
-Salur Kazanın Tutsak Olması
-Dış Oğuzun iç Oguz'a Asi Olması
     Bunlardan en yaygını Bamsı Beyrek boyunun Bey Böyrek adıyla söylenen masallaşmış biçimidir.
     Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun kitap hakkında şunları söyler:’’ Bu miras artık çağdaş san’at eserlerinde; şiirde, tiyatroda, sinemada yaşamaya devam etmektedir. Kuzey ve Güney Azerbaycan ile Türkiye’de Dede Korkut’tan kaynaklanan şiirler, sinemalar, tiyatrolar yazılmış; filmler ve çizgi filmler çevrilmiştir. Hiç şüphesiz Dede Korkut mirası bütün Türk dünyasında yarınki nesilleri de beslemeye devam edecektir.’’
     B-SEÇİLEN TAHKİYELİ ESERİN TAHLİLİ
     1-Kahramanlar:

     Dirse Han oğlu Boğaç Han:Kendisi boy beyinin oğlu olup hikayenin baş kahramanıdır.Geç dünyaya geldiği ve tek olduğu için annesi tarafından daha bir ayrı sevilmektedir.Dirse Han’ın oğlu,Bayındır Han’ın azgın ve kendisine korku duyulan boğasını büyük bir şecaatle öldürmüştür,buna binaen Dede Korkut kendisine ‘’Boğaç’’ ismini koymuş,kendisine hayır duada bulunmuş,Dirse Han’dan beyliği bu çocuğa vermesini istemiştir.Bu yiğitlik sebebiyle ve dede korkutun tavsiyesiyle tahta oturmuştur.Boğaç Han yiğit,iyi yetişmiş,ana-babasına tutkun,yetenekli bir savaşçıdır.Ahde vefalı biri olduğu için ve de komploya uğradığı için babasından intikam almamıştır,babası gibi basiretsizce de davranmamıştır.

     Dirse Han:Bulunduğu boyun beyidir.Eserin baş kahramanı Boğaç Hanın babasıdır.Türk töresine uygun olarak büyüklerin sözlerine itimat eder.Eser boyunca yaptığı çıkışlara bakıldığında çok çabuk dolduruşa gelebilen biri olduğu görülür fakat hak vaki olduktan sonra da hakta ısrar ve sebat eden bir yapısı vardır.

     Kamgan Oğlu Bayındır Han:Oğuz Boylarının kendisine bağlı olduğu baş beydir.Türk Töresine uygun olarak şölenler düzenleyip halk arasındaki birlik ve beraberliğin artmasına katkıda bulunur.Boyların en iyi şekilde yönetilmesi için gerekli otoriteyi kurmuş ve işletmiştir.Bu hususu kırk yiğidin,Boğaç Han’ı babasına şikayet ederken ‘’bunları bayındır han duyarsa sana gazap eder’’ demelerinden anlıyoruz.Otoritesinin gizli ağırlığı bir duman gibi esere sinmiştir.

     Dirse Han’ın Hatunu: Kendisi olayın baş kahramanın annesi ve Dirse Han’ın eşidir ki Eski Türk tarihinde tasvir edilen klasik hatun tasvirine büyük oranda uygunluk gösterir.Zeki ve güçlü bir kadındır,aşırı duygusal değildir,tek başına ziyafet vermesi,kocasına akılcı sözler söyleyerek onu yönlendirebilmesi  bu sözümüzü doğrular.Kocası Dirse Han’ın aksine olaylar karşısında durup düşünmeye ve akla yatkın işler yapmaya özen göstermiştir.Analık içgüdüsü oğlunu kurtarmasına vesile olmuştur.

    Kırk yiğitler:Dirse Hanın otoritesini temsil eden kahraman gurubudur.Onlar da muhtemelen bulundukları boyun içerisindeki ailelerin reisleriydi ve güç sahipleriydi.Beyliğin Boğaç Hana verilmesiyle otoritelerine bey tarafından iltifat edilmeyen kırk yiğitler,bu uğurda büyük komplolar kurmuşlardır. Boğaç Hana kurdukları komplo ve bunun sonucunda yaptıkları kötülükler onların otorite meraklısı kişiler olduğunu ve de çıkarları için koca boyu dağıtmayı bile göze alacak kadar düşük karakterde olduklarını gösterir.

     Kırk ince kız:Dirse Han hatununun otoritesini temsil ederler,kırk yiğitlerin aksine vefasız ve düşük karakterli değillerdir,her durumda hatunun yanında yer almışlardır.
Dede Korkut: Sözü devlet yöneticileri tarafından dinlenilen  iyilik,mertlik,güzellik ve erdemin temsilcisidir. Gençlere ve gençliğe önem vermiştir. Kendisi hoşgörü ve barış ortamlarının direğidir.Olayı da kayda alan ve günümüzde elimize geçmesini sağlayan kişidir.

     2-Mekan: Eldeki veriler olayların,kahramanların ve de hatta kitabın yazarı dede korkutun nerede yaşağıdı konusunda bile bize tam bir bilgi vermez.Fakat türklerin islama girdikleri ilk yıllarda yaşadığı bölgeleri göz önünde bulundurulacak olursak ; Orta Asya ve Türkistan coğrafyasının unsurları bulunmak şartıyla Âzerbaycan ve Doğu Anadolu’yu içine alan bir coğrafyaya sahip olduğunu kestirebiliriz. Olayların geçtiği yörelerin genel özelliği; yaygın av hayvanlarını ve dağ,ova gibi doğal ortamları muhteva etmesidir. Kahramanların yaşadığı mesken tipi göçebe yaşam tarzına bağlı olarak çadırdır.Verilen ziyafetlere bakıldığında abartılı bir anlatıma dayanmasına rağmen insanların bolluk içinde olduğu görülür.Atlar da yaşanılan ortamın en önemli unsurlarından birisidir.Bölgedeki dağlar halkın hafızasında büyük yer tutmuştur bunu da avcılığın türk halkında önemli bir yere sahip olmasına ve dağların av hayvanlarını bol miktarda içermesine bağlayabiliriz.

    3-Zaman: Zaman konusunda da kesin bilgiler elde bulunmamasına rağmen genel geçer kabul edilebilecek görüşler mevcuttur. Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve Hz. MUHAMMED’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir. Hz MUHAMMED devrinden itibaren meseleye bakacak olursak hikayemizin de 9. İle 10. Yüzyıl arası bir tarihte yaşanmış ve de yazılmış olabileceğini kestiririz.

     4-Tema:İşlenen tema yiğitlik,mertlik ve kahramanlık hasletleridir.

     5-Verilmek İstenilen Mesaj:Kötüler ne yaparlarsa yapsınlar bir gün kaybederler ve numaraları ortaya çıkar,iyiler de başlarına ne gelirse gelsin sonunda mutlu taraf olurlar.

     6-Eser Özeti:Bayındır Han bir şölen düzenler ve bu şölene gelen boy beylerine çocuk sahibi olup olmamalarına ve de sahip olunan çocuk cinsiyetine göre muamele eder.Kendi otoritesini temsil eden kırk yiğitle şölene giden ve hiç çocuğu olmayan Dirse Han kara çadırda ağırlanır ve çocuk sahibi olmadığı için böyle olduğu kendisine  tebliğ edilir.Duruma içerleyen Dirse Han obaya gelir ve hatununa hiddetlenir.Hatunu da kendisine,bir ziyafet düzenlemesini tavsiye eder ve ‘’olur ki bir ağzı dualının duası vesilesiyle çocuk sahibi oluruz.’’ der.Dirse Han şölen düzenler ve sonunda bir çocukları olur.

     Çocuk bir gün oyun oynarken bayındır hanın boğası ona saldırır,boğayla mücadele eden çocuk boğayı öldürür ve bu cesaretinden dolayı Dede Korkut ona ‘’boğaç’’ ismini koyar aynı zamanda babasından çocuğa beylik ve  taht vermesini ister,babası da dede korkutun sözünü tutar çocuğa taht ve beylik verir.Boğaç Hanın tahta çıkmasıyla otoritelerini ve saygınlıklarını yitiren Dirse Hanın kurmayları,kırk yiğitler komplo kurarak babayı oğla düşürür.Dirse Han oğlunu bir av sırasında oklar ve av dönüşü gelmeyen oğlunu soran hatununa durumu açıklayamaz.Şüphelenen hatun oğlunu aramaya çıkar ve onu  bulur.Bu sırada Boğaç Han’a Hızır yetişmiş ve ona şifa için gerekli olan doğal ilaçları söylemiştir.Anasının yardımıyla iyileşen Boğaç Han kendine gelir ve dağlarda semirir.Bu durumu haber alan hain kırk yiğitler istişare ederler ve de Dirse Hanı da kaçırmayı kararlaştırıp bunu yaparlar,çünkü Boğaç Han babasına dönerse babası tüm gerçeği öğrenip hainlere ceza verirdi. Boğaç Han babasını kurtarmak için silah kuşanır ve gidip hainlerden intikam alır,babasını kurtarır.Olayların aydınlatılmasından sonra Boğaç Han bayındır bey tarafından beylik ve tahtla ödüllendirilir ve aynı zamanda Dede Korkut’un duasını alır.

     7-Eserin eleştirisi:Eser eski türk yaşantısının ana hatlarını bünyesinde barındırmakla beraber dili oldukça sadedir. Eser eski türklerin yaşamını çok sade bir dille ve de bir çok unsuruyla bize sunduğu için bir kültür hazinesi diyebiliriz.
     Karşılıklı konuşmaların nazım ve nesir olarak yapıldığı eserde olağan üstülüklere fazla yer verilmemiştir lakin Hızır vakıası bundan müstesnadır,Boğaç Hanın boğayla güreş tutup sonra öldürmesini de bir abartı sayabiliriz.
     Eserde eski türk geleneklerinden;şölen,ziyafet,dede korkuta ad koydurma,av yapma,misafirlere kımız ikram etmeyi  görebiliriz .eski türk yaşam tarzının göstergelerinden ise;çadırda yaşama,at yeme,atların yaşamdaki büyük rolü,beylik sistemi,beylik içi iktidar çatışmalarının sebeplerini eserimizde görebiliyoruz.
     Eser olağanüstü unsur taşıması,milli nazımla yazılması,kişilerinin seçkin olması,toplumun ortak görüşlerini yansıtması gibi unsurlarla destansı özellik taşımasına rağmen hacim olarak küçüktür.
    Eserde okuyucuya bir mesaj verilmeye çalışılmış,iyilik ve erdemlilik övülmüş ön plana çıkartılmış,kötülük ise yerilmiş ve nefretle anılmıştır.



(miras değil alınteri hesabından bizimki de iktibaslar içerse de kendi emeğimizle yaptığımız tahlildir,alıntı yapmak isteyen arkadaşlar www.ummetiz.biz i kaynak göstererek alıntılayabilirler)
« Son Düzenleme: 03 Haziran 2009, 02:12:12 Gönderen: galebe » Kayıtlı
Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 13107
Konu Sayısı : 1936
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1311

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #1 : 13 Mart 2011, 11:43:53 »

(miras değil alınteri hesabından bizimki de iktibaslar içerse de kendi emeğimizle yaptığımız tahlildir,alıntı yapmak isteyen arkadaşlar www.ummetiz.biz i kaynak göstererek alıntılayabilirler)


ALLAH razı olsun kardeşim.Emeklerin zayi olmasın inşALLAH.
Kayıtlı
Ebu Ömer'in İmzasi

**
Üye Grubu : Aktif Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 183
Konu Sayısı : 15
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 9

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #2 : 13 Mart 2011, 11:44:45 »

ya bu ziyaretçi nasıl yaza biliyor hep merak etmişimdir
Kayıtlı
bymusab'in İmzasi

Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 13107
Konu Sayısı : 1936
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1311

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #3 : 13 Mart 2011, 11:48:12 »

ya bu ziyaretçi nasıl yaza biliyor hep merak etmişimdir
ziyaretçi yazamaz..Bu kardeşimiz daha önce sitemizde olan bir kardeşimizdi.

üye olan kardeşelrimiz ya kendi istekleriyle kendılerını banlatırlardı.yada bizler sitede sıkıntı olanı banlardık..Bu kardeşimiz ise sitede hayırla andığımız ve herdaim hayırla anacağımız bir kardeşimiz.
« Son Düzenleme: 12 Şubat 2012, 16:25:58 Gönderen: Ebu Ömer » Kayıtlı
Ebu Ömer'in İmzasi

*******
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 3758
Konu Sayısı : 311
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 202

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #4 : 27 Aralık 2012, 19:01:32 »

Edebiyat dersi araştırma ödevini burada bulacağım sanmazdim..

ALLAH razi olsun,emeginize saglik
Kayıtlı
Wefa'in İmzasi


..
Gözlerden akan her kardeş
Damla damla değil
Kurşun kurşun vurulur göğsüme.
Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 13107
Konu Sayısı : 1936
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1311

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #5 : 07 Aralık 2013, 21:24:43 »

demekki ziyaretçiler budnan doloayı takılıyor..bundan ödevleri var demek
Kayıtlı
Ebu Ömer'in İmzasi

***
Üye Grubu : Çalışkan Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 422
Konu Sayısı : 32
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 5

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #6 : 07 Aralık 2013, 23:07:11 »

Alıntı
Bu sırada Boğaç Han’a Hızır yetişmiş ve ona şifa için gerekli olan doğal ilaçları söylemiştir.Anasının yardımıyla iyileşen Boğaç Han kendine gelir ve dağlarda semirir.Bu durumu haber alan hain kırk yiğitler istişare ederler ve de Dirse Hanı da kaçırmayı kararlaştırıp bunu yaparlar,çünkü Boğaç Han babasına dönerse babası tüm gerçeği öğrenip hainlere ceza verirdi. Boğaç Han babasını kurtarmak için silah kuşanır ve gidip hainlerden intikam alır,babasını kurtarır.Olayların aydınlatılmasından sonra Boğaç Han bayındır bey tarafından beylik ve tahtla ödüllendirilir ve aynı zamanda Dede Korkut’un duasını alır.
bu tür hikayeler her ne kadar kültürel bir miras kabul edilsede-ki öyledir- mutlaka vahye bulaşmış bir yönü vardır.
ama günümüze gelene kadar hikayenin içindeki bir takım değişiklikler onu farklı bir alana taşıtmıştır.
'hızır' '40 yiğit' '40 gün' 'azab gönderme' şeklindeki ifadeler vahye matuf söylemlerdir. (hızır kur'anda geçmese bile vahye getirilen kültürel bir isim).

onun için bu tarz hikayeleri okumayı çok severim.
Kayıtlı
isfehani'in İmzasi

Sad! Bu zikirle dolu Kur'an'a bak! (sad-1)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: