Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
 
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mustazaf Der Kapatıldı!  (Okunma Sayısı 4719 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 656
Konu Sayısı : 50
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 54

Çevrimdışı Çevrimdışı

« : 12 Mayıs 2012, 09:45:44 »

Mustazaf Der Kapatıldı!
Genel Merkezi Diyarbakır'da bulunan Mustazaflar İle Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der), resmen kapatıldı. "Haksız ve Hukuksuz" olarak bulunan karara ilişkin tüm şube başkanlarının katılımıyla Diyarbakır'da istişare toplantısı ve ardından basın açıklaması yapılacak.



DİYARBAKIR - Organize ettiği etkinliklerle yüz binleri bir araya getiren Mustazaflar İle Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der), mahkeme kararıyla resmen kapatıldı. Kapatılma kararı ile ilgili tüm şube başkanlarının katılımıyla yarın Diyarbakır'da basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.

Konu ile ilgili derneğin resmi sitesinden yapılan açıklamada, "Sosyal, kültürel ve özellikle ekonomik yönden mağdur ve mahrum bırakılmış olan halkımızın toplumsal bir silkinişle yeniden kalkınması ve inşası yolunda faaliyetler yürüten derneğimiz, hukuk cinayeti olarak nitelendirilebilecek bir kararla kapatılmıştır. Tamamen haksız ve hukuksuz bir şekilde verilen/onanan kapatma kararına ilişkin şubelerimizin katılım göstereceği istişare toplantısının ardından, verilen kararla ilgili bilgilendirme ve basın açıklaması yapılacaktır" denildi. (M. Salih Keskin - İLKHA)


Kayıtlı
Site Yazarı
*
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 703
Konu Sayısı : 117
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 56

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #1 : 12 Mayıs 2012, 14:06:37 »

Dün çağrı tv de duydum. Normaldir, mustazaf der camiası, şöyle düşünmelidir;

Hamd olsun ki , biz hz. MUHAMMED efendimizin uğruna yanıyorduk. Özellikle yoğun bir aşk çabasından sonra , Efendimizin(a.s.v) hak için çektikleriyle aynı şeyi çekiyoruz. Hamd Olsun ki demek efendimizin yolundayız , ALLAH bizi resulüyle aynı yola iletmiş ve efendimizin başına belenlerin aynıları başımıza gelmiştir.

Hani siyeri az çok okuyanlar şunu net olarak görürler:Ebu bekir efendimizin açıktan kuran okumasını yasaklamışlardır. Kur'an ı kerim okunduğunda insanlar duymasın diye gürültüler çıkarmış, hakkın sesini gizlemeye çalışmışlardır. Hatta kur'an ı ve efendimizi dinleme yasağı getirilmişti.....işte Hamd olsun ALLAH a demek sevinmek lazım.Çünkü bu camianın da her seferinde sesi kısılmaya çalışılmıştır. Sesleri çalışmaları gizlenmeye çalışılmıştır. Mustazaf deri çekemeyenler sevinç yerine üzülmelidirler. Çünkü bu şeref kimseye kolay kolay nasip olmaz.
Kayıtlı
Abbas'in İmzasi

"iman insanı insan eder; belki insanı sultan eder."(ustad said i nursi)

"batıl, şişirilmiş bir balona benzer... havasını alırsanız söner."(ustad murtaza mutahhari)

bir salavat...


Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 13107
Konu Sayısı : 1936
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1311

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #2 : 12 Mayıs 2012, 14:32:21 »

Biri kapanır diğeri gelir..Mesele tabela kapatmaksa...Milyonlarada zincir vuracak değiller ya..
Kayıtlı
Ebu Ömer'in İmzasi

Genel Sorumlu
*****
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 5017
Konu Sayısı : 688
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 641

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #3 : 13 Mayıs 2012, 14:35:05 »

miting vs. yapılmayacak mı?
Kayıtlı
necmetul-leyl'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #4 : 13 Mayıs 2012, 19:23:42 »



'Halkımızı Zalimlerin İnsafına Terk Etmeyeceğiz'

Mustazaf Der Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz, derneklerinin kapatılma kararına ilişkin yaptığı açıklamada,"Derneğimizin kapısına kilit vurulmuş olabilir, ama mefkûremize kilit vurulamaz. Mazlum ve mustazaf halkımızı, zalim ve müstekbirlerin insaflarına terk etmeyeceğiz." dedi.

DİYARBAKIR -
Düzenlediği 'Kutlu Doğum' etkinlikleriyle milyonlarca insanı meydanlarda toplayan, sosyal, kültürel, yaşamsal alanda birçok hayırlı etkinliklere imza atan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği'nin (Mustazaf-Der) kapatılma kararının Yargıtay tarafından onanmasının ardından, bir basın açıklaması yapıldı.

Kapatılma kararını görüşmek ve bundan sonra takip edilecek yol haritasını belirlemek amacıyla tüm şube başkanlarının katılımıyla Diyarbakır Ticaret Borsası'nda gerçekleştirilen istişare toplantısının ardından saat 12.30'da yapılan basın açıklamasını Genel Başkan Av. Hüseyin Yılmaz okudu.

Yılmaz, düzenlediği basın toplantısına derneklerinin nasıl ve ne amaçla kurulduğunu belirterek, "Sosyal, kültürel ve ekonomik yönden mahrum ve mustazaf bırakılmış halkımızın kaybettiği değerleri yeniden inşa etme yolunda, "Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun... " ayetin düsturu ve şuuruyla 11 Eylül 2004'te Mustazaflar ile Dayanışma Derneğini kurduk." dedi.

"TOPLUMSAL BARIŞA HİZMET ETTİK"
Bediuzzaman'nın tespitleriyle fakirlikle, cehaletle ve ihtilaflarla mücadeleyi kendilerine misyon olarak seçtiklerini vurgulayan Yılmaz, bu çerçevede tespit ettikleri mağdur ve muhtaçlara, dul ve yetimlere yardımcı olduklarını, maddi olarak ihtiyaçlarını karşıladıklarının altını çizdi. Yılmaz konuşmasının devamında, toplumun çocuk, genç ve yaşlılarını maddi ve manevi eğitimden geçirdiklerini, bilgi ve bilinç düzeylerini yükselttiklerini kavgalıları, hasımları, kan davalılarını barıştırdıklarını ve her türlü ihtilaflarını çözerek halkın ittifakını sağladıklarını ve toplumsal barışa hizmet ettiklerini ifade etti.

Derneklerinin yaptığı çalışmalarla hayırlı hizmetlere mazlum ve mustazaf halkın teveccühüne mazhar olduğunu söyleyen Yılmaz, dernek olarak kendilerinden bekleneni layıkıyla yerine getirdiklerini kaydederek kurulduğu günden beri birçok ilke imza attıklarını, kısa sürede etkin ve söz sahibi yetkin bir dernek olduklarını açıkladı.

DERİN YAPILAR CAMİAMIZI İLLEGALİTEYE ÇEKMEK İSTEDİLER
Yılmaz, yapmış olduğu etkinliklerle, tertiplemiş olduğu mitinglerle yerel ve küresel güçlerin oyunlarını bozduklarını, hesaplarını alt üst ettiğine dikkat çekerek basın açıklamasını şöyle sürdürdü:

"İnancımızın gereği ve halkımızın maslahatı için müspet hareket etmeyi ilke edindik. Halka hizmeti, Hakka hizmet olarak benimsedik. Halkımızın camiamıza olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapılar önce kontrollerindeki çeteleri derneklerimize ve üyelerimize saldırttılar. Derneklerimiz kundaklandı, üyelerimiz darp edildi, yaralandı ve katledildi. Devletin emniyet gücü bize yapılan bu saldırıları önleyemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerimizin saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar. Provokatif saldırılarla camiamızı çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi derneklerimizi ve evlerimizi bastılar. Dernek üye ve gönüllülerimize terörist muamelesi yaptılar. Derneklerimize gelmeyi, etkinliklerine katılmayı kırsalda kurulan silahlı eğitim kampına katılmayla bir tuttular. Niyet okumalarla hazırladıkları fezlekelerle yandaş yargıyı yönlendirip ve cezalandırılmalarını sağladılar.

Politize olmuş yandaş yargı üzerinden fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar. Ellerimizde Kuran-ı Kerim ve gıda paketleri dışında bir şey olmadığını gördükleri halde bizlere bu zulmü reva gördüler."

UYDURMA DELİLLERLE KAPATMA DAVASI AÇILDI
Tüm baskı, tehdit, şantaj, yıldırma ve yıpratma faaliyetlerine, gözdağlarına rağmen derneklerine yönelen teveccühe engel olamadıklarını belirten Mustazaf Der Genel Başkanı Av. Yılmaz, nihayetinde niyet okumalarla ve komplolarla hazırladıkları uydurma delillerle, derneklerine kapatma davası açtıklarını söyledi. Yargıtay tarafından onanan derneklerinin kapatılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı taraflarına tebliğ edildiğini ve kesinleştiğini hatırlatan Yılmaz, Derin ve karanlık yapıların kontrollerindeki çetelerin derneklerine saldırarak bir yöneticilerini katlettiklerinin altını çizerek derneklerinin kapatma kararındaki iddialara 27.04. 2010 tarihli basın açıklamasıyla http://mustazafder.org.tr/default.asp?sayfa=detay&id=7&Yid=569 adresinde cevap verildiğini de hatırlattı.

HİÇBİR ZAMAN ZALİMLERDEN ADALET VE MERHAMET BEKLEMEDİK
Kendilerinin hiçbir zaman zalimlerden adalet ve merhamet beklemediklerini vurgulayan Başkan Yılmaz, sadece tarafsız olmalarını ve diğer STK 'lara hukukun, yasaların tanıdığı hakların ve özgürlüklerin aynısının kendilerine de tanınmasını istedi. Yılmaz basın açıklamasının devamında şöyle konuştu: "Tarafsız olmayı dahi beceremediler. Yasal çalışmalarımızı engellemek için çıkardıkları bürokratik engellemelerin yanında provokatif saldırılarla tahrik etmeler, halkın teveccühünü engellemek için derneklerimizi basmalar, gözaltına almalar, komplolarla karalamalar, iftiralarla itibarsızlaştırma çalışmaları, niyet okumalarla cezalandırmalar ve nihayetinde uydurma delillerle derneğimizi/derneklerimizi kapatma/kapatırma davaları vs. camiamıza karşı ne kadar kindar olduklarını ortaya çıkarmıştır."

MEFKÛREMİZE KİLİT VURULAMAZ
Yılmaz basın toplantısında, tüm yalanlara, iftiralara, hile tuzak ve komplolara, provokasyonlara karşı kamuoyu huzurunda alınlarının açık ve yüzlerinin ak olduğunun altını çizerek, "Her ne kadar rejim savunucuları bu hizmetlerimizi tehlikeli addedip, bu nedenle derneğimizi kapatsalar da halkımız çalışmalarımızı takdir etmiş, derneğimizi bağrına basmış ve etrafında kenetlenmiştir. Kapatma kararı ile ulaşmak istedikleri amaçlarına ulaşamamışlardır ulaşamayacaklar da" dedi.

Yılmaz basın açıklamasını "Derneğimizin kapısına kilit vurulmuş olabilir ama mefkûremize kilit vurulamaz. Derneğimiz kapatılmış olabilir ama misyonu devam ediyor. Bu misyonumuzu sürdürmemize hiçbir güç engel olamayacaktır. Mazlum ve mustazaf halkımızı, zalim ve müstekbirleri insaflarına terk etmeyeceğiz" ifadeleri ile bitirdi.

Yılmaz bir gazetecinin sorusu üzerine Yargıtay'ın verdiği kapatma kararını AİHM götüreceklerini söyleyerek, AİHM' in de fazla adil olduğuna inanmadıklarını ve güvenmediklerini söyledi.

Yılmaz derneklerinin kapatılması ile ilgili görüşlerini kamuoyu ile paylaşacaklarını bilahare bu süreçte basın açıklamaları ve kitlesel etkinlikler ile bu haksız ve hukuksuz kapatma sürecini müspet ve yasal çerçeve içerisinde protesto edeceklerini ifade etti. Yılmaz, genel merkez olarak da Diyarbakır'da bir miting ile kapatma kararını protesto edip ne yapacaklarını mitingde dile getireceklerini düşündüklerini sözlerine ekledi.

(Osman İçli, Emrullah Araz-İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #5 : 13 Mayıs 2012, 19:33:09 »



Özgür-Der'den Mustazaf-Der'in Kapatılmasına Tepki

Mustazaf-Der'in kapatılmasına bir tepki de Özgür-Der'den geldi. Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya yaptığı açıklamada, "Bu karar Kemalist rejimin düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik tahammülsüzlüğünün yeni bir örneği olmuştur." dedi.


Mustazaflarla Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der)'in kapatılmasına tepkiler çığ gibi büyüyor. Derneğin kapatılması ile ilgili bir tepkide Özgür-Der'den geldi. Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, yaptığı basın açıklamasında Mustazaf-Der'in kapatılmasını "Kemalist tahammülsüzlük, rejiminin yeni bir hukuksuzluğu" olarak değerlendirdi.
 
Kemalist Rejimin Tahammülsüzlüğü
"Türkiye'de düşünce ve örgütlenme özgürlüğü yeni bir yara daha aldı ve Mustazaf-Der hakkında daha önce yerel mahkemenin verdiği kapatma kararı Yargıtay tarafından da onaylandı." diyen Kaya şu açıklamalarda bulundu: "Bu karar Kemalist rejimin düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik tahammülsüzlüğünün yeni bir örneği olmuştur.
 
30 aşkın şubesi ve geniş bir kitle tabanı bulunan bir derneğin keyfi gerekçelerle ve somut bir zemine oturtulmamış isnatlarla yasa dışılıkla suçlanarak kapatılması düşündürücü ve ürkütücüdür. Şöyle ki, kapatma kararı devlet zihniyeti açısından yasallık-yasadışılık sınırının gayet geçirgen olduğunu ve de son derece keyfi bir tarzda işletildiği gerçeğine ışık tutmaktadır."
 
Kemalist Devlet, İslami Aidiyet Belirten Muhaliflere Düşmanca Yaklaşıyor
Kemalist devletin köklü bir alışkanlığı olan, muhaliflere ve bilhassa da İslami aidiyet belirten muhaliflere karşı düşmanca yaklaşma refleksinden sıyrılamadığını ifade eden Kaya "Aslında söz konusu kararın, Kemalist resmi ideolojiye muhalif konumda bulunan çaba, düşünce ve örgütlenmelerin bilinen anlamıyla hukuki korunma hakkından yararlanamayacağına ilişkin T.C. sisteminin köklü geleneğiyle uyumsuzluk içerdiği söylenemez. Kemalist devlet geleneğinin bilhassa İslami kimlikli muhalif oluşumlar, düşünce ve eylemler söz konusu olduğunda alabildiğine hukuk tanımaz, olabildiğince baskıcı ve keyfi bir tutum içinde olduğu bilinen bir gerçektir. Burada bir çelişki yoktur!
 
Çelişki, son yıllarda ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırıldığına ve şiddete başvurmadıkça her türlü muhalif örgütlenmenin açık zeminde faaliyet yürütebileceğine dair iddialara ilişkindir. Bu olay da göstermiştir ki, Kemalist devlet köklü bir alışkanlığı olan, muhaliflere ve bilhassa da İslami aidiyet belirten muhaliflere karşı düşmanca yaklaşma refleksinden sıyrılamamaktadır." dedi.
 
Hükümet Yeni Mağduriyetlerin Oluşmaması İçin Süratle Adım Atmalı
Hükümetin oluşabilecek yeni mağduriyetler için gerekli adımları atması gerektiğinin altını çizen Kaya, "Mustazaf-Der hakkında verilen kapatma kararı örgütlenme özgürlüğü önünde engel oluşturan yasal mevzuatın bir an önce gözden geçirilmesinin gerekliliğini ortaya koymuştur. Ayrıca şiddet ve genel ahlak kıstasları dışında hiçbir gerekçeyle ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kısıtlanmamasına yönelik olarak hukuki düzlemde gerekli düzenlemelerin yapılmasının şart olduğunu bir kere daha göstermiştir. Hükümet ve Meclis temel hakların keyfi kararlarla gasp edilmesinin ve sürekli yeni mağduriyetlerin oluşmasının önüne geçmek için süratle adım atmalı; fikrinden ya da çabalarından hoşlanılmayan muhaliflere keyfi yasaklar getirme tutumunu sonlandırmak için gerekli düzenlemeleri yapmayı nasıl gelişeceği ve ne getireceği belli olmayan yeni anayasa sürecine ertelememelidir." İfadelerini kullandı. (Emrullah Araz - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #6 : 13 Mayıs 2012, 20:00:17 »



Mustazaf-Der'in Kapatılması Elazığ'da Tel'in Edildi

Elazığ'da, Mustazaf-Der'in kapatılması kitlesel basın açıklaması ile tel'in edildi.

ELAZIĞ -
Yargıtay tarafından kapatılması onanan Mustazaf Der'e destek, karara tepkiler giderek büyüyor. Elazığ'da faaliyet yürüten Yeni İhya Der, Mustazaf Der'in kapatılması ve Gaziantep 18. Asliye ceza mahkemesi tarafından başörtülü öğrencinin annesine verilen cezayı düzenledikleri kitlesel basın açıklamasıyla tepki gösterdi.

PTT meydanında yapılan basın açıklamasını dernek adına MUHAMMED Suna okudu. Son günlerde vuku bulan, toplumu ve Müslüman halkımızın vicdanını sızlatan iki önemli olay yaşandığını belirten Suna, 2004 yılından beri 20 şubesiyle sosyal, kültürel, ekonomik ve eğitsel alanlarda hizmet veren Mustazaflar ile Dayanışma Derneği'nin haksız ve hukuksuz bir şekilde kapatıldığını, Gaziantep'te ise başörtülü kızının hakkını arayan anneye ceza verildiğini söyledi.

İnsanlık Ayıbı Olarak Tarihe Geçecek Bir Karar
İnancı gereği kızının başörtülü olarak okumasını isteyen ve bunun için yasal yollarla hak arayışına giren bir anneye Gaziantep 18 Nolu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından zalimane bir şekilde 2 yıl 10 ay ceza verildiğini hatırlatan Suna, bunun insanlık ayıbı olarak tarihe geçeceğini söyledi.

Suna, "Fakirlik ile mücadele şiarıyla, kurulduğu günden beri on binlerce fakir, yoksul ve gariban aileye gıda ve giyim yardımında bulunan, ekonomik açıdan halkımızın yaralarına ilaç ve derman olmaya çalışan Mustazaf-Der kapatılmıştır. Cehalet ile mücadele misyonuyla, binlerce gencin elinden tutup, onları sokaklardan, karanlık ve kuytu mekânlardan kurtaran, zararlı alışkanlıklar ve madde bağımlılığından uzaklaştıran, onlara cami ve okul yolunu gösteren Mustazaf-Der kapatılmıştır. İhtilaf ve ayrılıklarla mücadele ilkesi ile yola koyulan, bu vesileyle yüzlerce kan davasını çözen, toplumsal kargaşa ve kavgaların önüne geçen, husumetleri gideren ve dargınları barıştıran Mustazaf-Der kapatılmıştır. Her platformda kardeşliği savunan, birlik, dirlik ve kardeşlik çağrısı yapan, meselelerin çözümü ve ihtilafların nihayeti için iman ve İslam kardeşliğini referans alan ve 'biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur' tarihi çağrıyı en gür seda ile haykıran Mustazaf-Der kapatılmıştır" dedi.

Kapatılma Gerekçesinin Hukuki Dayanağı Yok!
Mustazaf-Der'in kapatılma gerekçelerini merak ettiklerini dile getiren Suna, "Evet kardeşlerim! En az sizler kadar bizler de merak ediyoruz. Ama inanın ki, sorup araştırdık ve bu derneğin kapatılmasını gerektirecek hiçbir hukuki dayanağa rastlayamadık. Bunun için çokça ötelere gitmeye gerek yok. Bundan sadece bir yıl öncesine gidelim. Hakkında kapatma davası açılan, başkan ve üyelerine 150 yıl hapis cezası verilen Elazığ İhya-Der'i ve bu derneğin üye ve gönüllülerine reva görülen zulüm ve haksızlıkların gerekçelerini hatırlayalım. Falan tarih ve filan yerde Kutlu doğum etkinliği düzenlemek... Falan tarihte Filistin halkı için yardım toplama faaliyetinde bulunmak. Falan tarih ve filan yerde Hz. Hüseyin ve Kerbela etkinliği düzenlemek. Falan ve filan kişilerin taziye ziyaretinde bulunmak… Falan aileye gıda yardımında bulunmak... Bu ve buna benzer gerekçelerle genç-yaşlı, kadın-erkek demeden bir sivil toplum kuruluşuna tam 150 yıl ceza reva görülüyor. İşte, Elazığ İhya Der'e yapılan neyse, Mustazaf Der'e yapılan da odur. Aynı baskıcı zihniyet ve aynı sonuçlar. Ve ben şimdi sizin adınıza sormak istiyorum. Bozulmamış vicdan sahiplerine seslenmek istiyorum. Ey insaf! Ey vicdan! Neredesin diye haykırmak istiyorum. Başka bir suçtan ötürü değil, sadece ve sadece kız çocuğunu örtülü okutmak isteyen bir anneye verilen üç yıllık ceza hangi kanuna sığdırılabilir. Hangi akıl, hangi mantıkça izah edilebilir. Bu anne toplumu terörize etmedi. Bu anne bir yere Molotof atmadı. Bu anne birisinin canına veya malına kast etmedi. Ama inancı gereği yavrusunun ALLAH'ın emri olan başörtüsü ile okumasını istedi. Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan ve yöneticileri Müslüman halk tarafından seçilen bir ülkede bundan daha doğal bir hak olabilir mi? Ama maalesef eli öpülesi, yüreği yaralı bu anneye hem de anneler günü arefesinde böyle bir zulüm reva görülüyor. Son olarak insaf vicdan ve sözde iktidar sahiplerini insiyatif almaya ve görevlerini yapmaya çağırıp, adalet ve hukukun yüz karası bu haksızca kararlardan bir an evvel dönülmesi gerekir" diye konuştu.

Yoğun katılımın olduğu basın açıklaması Mustazaf-Der genel başkanı Avukat Hüseyin Yılmaz'ın kapatma olayına ilişkin bir açıklamasının okunmasının ardından sona erdi. (Sadullah Şahin - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #7 : 13 Mayıs 2012, 20:01:24 »



Dost-Der: Mustazaf-Der`in Kapatılması Hukuksuzdur

Mardin Dost-Der, ülke genelinde geniş bir tabanı ve birçok il ve ilçede şubeleri bulunan Mustazaf- Der` in kapatılmasını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla kınadı.Dost-Der yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, kararın ideolojik ve hukuksuz olduğu vurgulandı.

MARDİN-
Mustazaf- Der` in kapatılmasına tepkiler gelemeye devam ediyor… Mardin`de faaliyet yürüten Dost-Der, Mustazaf- Der` in kapatılmasını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla kınadı.

Yapılan açıklamada, "Kurulduğu günden beri halkın maddi ve manevi sorunlarıyla ilgilenen, yardımlarda bulunan, haktan ve adaletten yana tavır takınan, zulme karşı duran ve toplumun ıslahı için yüz binleri bir araya getiren, etkinlikler tertip edip İslami hassasiyetiyle bilinen Mustazaf-Der` in kapatılması kabul edilemez bir durumdur" denildi.

28 Şubat Devam Ediyor
28 Şubat faillerinin mahkeme önüne çıktığı, yeni Anayasa ile daha fazla özgürlüklerin konuşulduğu bir dönemde sivil toplum kuruluşlarının kapatılması kimi kuruluşlar için 28 Şubat uygulamalarının devam ettiğin açık göstergesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Emniyet ve yargı vesayetiyle halkın faydasına çalışan derneklerin çeşitli şekillerde komplolarla, mahkemeler açılarak ve nihayetinde kapatılmayla sonuçlanan bu tür ideolojik kararları halkımızın vicdanına ve insafına havale ediyoruz" denildi.
(Mehmet Arasan - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #8 : 13 Mayıs 2012, 20:02:43 »



Mustazaf Der`in Kapatılmasına Bir Tepki de Avrupa`dan

Avrupa`da faaliyette bulunan 33 STK yaptıkları ortak basın açıklamasıyla, Mustazaf Der`in kapatılmasını ve Gaziantep`te başörtülü okumak isteyen kızının hakkını savunduğu için Güllü Çevik`e ceza verilmesini kınadı.

İSVİÇRE -
Basel Said-i Nursi Derneği tarafından İsviçre, Almanya, Norveç, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve Avusturya`da faaliyette bulunan 33 STK adına yapılan ortak basın açıklamasıyla, Mustazaf Der`in kapatılması ve Gaziantep`te başörtülü okumak isteyen kızının hakkını savunduğu için Güllü Çevik`e ceza verilmesi sert bir dille kınandı.
 
Verilen Kararlar Hukuk Cinayetidir
Her gün yeni bir zulüm ve garabete imza atan Adaletsiz hukuk sisteminin, Avrupa genelinde faaliyet gösteren Sivil toplum Kuruluşlarınca da kaygı ve endişeyle izlendiği ifade edilen açıklamada, "Bir yandan, 12 Eylül ve 28 Şubat Darbecilerini yargılayan bir sistemin, öte yandan ise, sırf kızının okuması için çaba sarf eden bir anneyi 2 yıl 10 ay hapis ile cezalandırması ve milyonların kalbinde taht kuran, kardeş dernek ve platformlarla mustazafların, mazlumların umudu olan Mustazaf Der`i kapatması tüm dünyadaki hukuk araştırmalarına, insan hakları ihlalleri ile ilgili çalışmalara örneklik teşkil edecek türden bir cinayettir" denildi.
 
Kız çocuklarının okula gönderilmesi için tüm TV`lerde "kamu spotu" başlığıyla kısa filmlerin gösterildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, "Olayın görünen yüzü bu iken, gerçekte ise kız çocuklarının okumaması için her türlü engel ve melanet hayata geçirilmekte.
 
Güllü Çevik`e Verilen Ceza Yaşanan Tutarsızlığın Göstergesidir
Eğitim yılının başından bu yana kızı Şüheda Çevik`in eğitim hayatına, inandığı ve yaşadığı gibi devam etmesi için tüm hukuki yolları deneyen Güllü Çevik hanım efendiye Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 10 Ay hapis cezası verilmesi ülkede yaşanan tutarsızlıkların, kuşatılmışlığın ve zulümlerin bir numunesidir" ifadelerine yer verildi.
 
Bu Ceza Tüm Müslüman Bayanlaradır
Verilen cezanın Güllü Çevik şahsında tüm Müslüman bayanlara yönelik olduğu vurgulanan açıklamanın devamında; "Doğrusunu söylemek gerekirse, Avrupa`da yaşayan Müslümanlar olarak, bu hukuk cinayetini yaşadığımız toplumlardaki insanlara anlatmakta zorlanıyoruz. Halkı Müslüman olan ve yöneticilerinin hanımlarının da tesettürlü olduğu bir ülkede, nasıl böyle bir şey olur, türünden sorularla her zaman karşılaşmaktayız.
 
Verilen karar, Güllü Çevik Hanımefendinin şahsında tüm Müslüman bayanlar için bir cezalandırmadır. Tesettür mücadelesi vererek bir kez daha kendisi ve kızı adına İslam`ın sancaktarlığını yapan Güllü Çevik hanımefendi ve ailesini buradan tebrik ederken onlara bu zulmü reva görenleri nefretle kınadığımızı ve ALLAH Azze ve Celle`nin Celal sıfatlarına havale ettiğimizi tüm dünyaya ilan ediyoruz."
 
Mustazaf Der`in Kapatılması Kitleleri Provoke Etme, Anlayışının Yeni Bir Versiyonudur
Mustazaf Der`in kapatılmasının hukuksuzluk olduğu ifade edilen açıklamada, alınan kararın, ülkede huzur ve kardeşlik ortamının oluşmasını istemeyen çevrelerin ekmeğine yağ sürmeyi hedeflediği vurgulandı.
 
Milyonları, Peygamber aşkıyla bir çatı altında toplayan Mustazaf Der`in kapatılmasının, kitleleri provoke etme, anlayışının yeni bir versiyonu olduğu ifade edilen açıklamada, Mustazaflar Der`in, derin hukuk çevrelerinin bu oyununa asla gelmeyeceği belirtildi.
 
Açıklamada, bu gün itibariyle 8 yıl 8 aydır tüm ülkede fakir, yetim, öksüz ve mazlumların yardımına koşmak için gece gündüz demeden çabalayan Mustazaf Der gönüllülerinin bu çabalarına engel olmak amacıyla alınan bu kararın, aslında kimsesizleri, mazlumları, yetimleri cezalandırmak olduğu ifade edildi.
 
Bu Karar İnsanların Kalplerine Kilit Vuramayacaktır
Hakkın, hiçbir engele takılmadan, hiçbir zorluk karşısında yılmadan ilerleyişine devam edeceği ve hedefine ulaşacağı vurgulanan açıklamanın devamında; "Zulüm dolu bu kapatma kararı sadece birkaç binanın kapısına kilit vurmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir. Çünkü Mustazaf Der üye ve gönüllülerinin kalplerine kilit vurmak hiç kimsenin haddine değildir.
 
Bu vesile ile tüm mazlum ve mustazaflar adına, başta Mustazaf Der Genel Başkanı Sayın Hüseyin Yılmaz olmak üzere, mustazaf Der`in tüm üye ve gönüllülerine şimdiye kadar yaptıkları ve bizlere de örneklik teşkil ettikleri hayırlı çalışmaları dolayısıyla teşekkür eder, geçmiş olsun deriz. Şüphesiz ki; şimdiye kadar olduğu gibi bu insanlar bundan sonra da mazlumların umudu ve tüm dünyadaki İslam davetçilerinin ilham kaynağı olmaya devam edeceklerdir" denildi.
 
Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: "Adaletsizliğiyle tüm dünyada nefret ve istihza konusu olan Türk Hukuk sistemini ve ta ilk günden beri, tüm süreçte rolü olan sözde hukuk adamı cübbeli militanları nefretle ve lanetle kınadığımızı ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması gerektiğine inandığımızı basına ve kamuoyuna deklare ederken Bir Devlet, Küfür İle Ayakta Durabilir Ama Zulümle Duramaz kaidesini de hatırlatırız"
(Ahmet Bayram - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #9 : 13 Mayıs 2012, 20:39:00 »

Milyon Kardeşleri Bir Araya getiren Mustazaf-der Resmen Kapatıldı
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*******
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 3758
Konu Sayısı : 311
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 202

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #10 : 13 Mayıs 2012, 20:50:03 »

Biri kapanır diğeri gelir..Mesele tabela kapatmaksa...Milyonlarada zincir vuracak değiller ya..
Kayıtlı
Wefa'in İmzasi


..
Gözlerden akan her kardeş
Damla damla değil
Kurşun kurşun vurulur göğsüme.
Genel Sorumlu
*****
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 5017
Konu Sayısı : 688
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 641

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #11 : 13 Mayıs 2012, 23:42:34 »

kutlu doğumda meydalara dökülen milyonlar bunun için de miting yapıp tepki göstermeyecek mi?
Kayıtlı
necmetul-leyl'in İmzasi

****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 656
Konu Sayısı : 50
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 54

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #12 : 14 Mayıs 2012, 09:41:42 »

miting vs. yapılmayacak mı?

yapılacak inşaALLAH...
Kayıtlı
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 656
Konu Sayısı : 50
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 54

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #13 : 14 Mayıs 2012, 09:52:57 »

kutlu doğumda meydalara dökülen milyonlar bunun için de miting yapıp tepki göstermeyecek mi?

Toplanan o kalabalığın ortak noktası efendimizdi ve mustazafder bu sevdaya vesile olup,bu sevdanın meydanlara taşmasına öncülük etti.Bu etkinlikler ayların yoğun bir hazırlığıyla meydana geldi,şimdi bunun içinde aynı hazırlık olmaz,ama bu durum kitlesel basın açıklamaları ile elbette protesto edilecektir.
yinede hayrlısı neyse o olsun,bu kararın daha hayrlı sonuçlara vesile olacağına inanıyorum.sonuçta değişen bişey yok,isimler değişir ama ilkeler asla değişmez,tabelalar sökülür ama bu sevda asla kalblerde sökülemeyecektir..

Zalimlerin bir hesabı varsa,ALLAHında bir hesabı vardır ve ALLAHın hesabı en güzel olanıdır,biz ona dayandık ve yanlız ona sığınırız,o bizim dostumuz olsun,dünya düşman olsun mühim değil...

selametle..
Kayıtlı
Genel Sorumlu
*****
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 5017
Konu Sayısı : 688
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 641

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #14 : 14 Mayıs 2012, 12:13:23 »

Alıntı
Toplanan o kalabalığın ortak noktası efendimizdi ve mustazafder bu sevdaya vesile olup,bu sevdanın meydanlara taşmasına öncülük etti.Bu etkinlikler ayların yoğun bir hazırlığıyla meydana geldi,şimdi bunun içinde aynı hazırlık olmaz,ama bu durum kitlesel basın açıklamaları ile elbette protesto edilecektir.

böyle acı bir durumda meydanlara dökülmek iççin hazırlık gerekir mi büyüğüm..aksine tabi olanların kendiliğinden sokaklara çıkması gerekmez mi?
Kayıtlı
necmetul-leyl'in İmzasi

***
Üye Grubu : Çalışkan Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 293
Konu Sayısı : 31
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 27

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #15 : 14 Mayıs 2012, 13:18:39 »

ortada acı bi durum yok daha öncede söylendi sadece tabelalar değişecek biz bu durumlara yabancı değiliz...daha beterlerinide gördük görüyoruz....hem inanıyoruz daha güzel gelişmeler bizi bekliyor....
yıllar önce bir abiyi izlemiştim elinde kelepçeler kolunda polisler mahkemeden ceza almış zindana götürülüyor...ve dilindeki söz çok şaşırtıcı...

BU YÜZE İYİ BAKIN YAKINDA TEKRAR GÖRÜŞECEĞİZ......
selametle....
Kayıtlı
narullah'in İmzasi

Nasılsın diye sorma FİLİSTİN gibiyim işte...Bir yanım işgal edildi, diğer yanım DİRENİŞTE...
Site Yazarı
*
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 703
Konu Sayısı : 117
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 56

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #16 : 14 Mayıs 2012, 14:09:54 »

böyle acı bir durumda meydanlara dökülmek iççin hazırlık gerekir mi büyüğüm..aksine tabi olanların kendiliğinden sokaklara çıkması gerekmez mi?

 Zaten istenen bu değil midir?Sokaklara dökülmesini sağlayarak, gerekli propaganda malzemelerine somut argümanlar sağlamak değil midir?  Öyle bir durum gerekse hiç kuşkun olmasın yüzbinler can vermeye hazırdır, ALLAH ın izniyle. Siz o konuda fazla kaygılanmayın. Kaygınız başka başka şeyler olsun. Mesela ; islama olan tahammülsüzlük karşısında, bu camianın uğradığı zulüm karşısında, islami dava edindiğini iddia eden diğer camiaların suskunluğu , islami dava açısından ciddi bir kaygıdır.

  ALLAH bazen mazlumu uğradığı zulümle haklı ve güçlü taraf kılar.Neml süresinin 70. ayeti çok hoşuma gider. Şöyle der : "Rasulüm, onlara üzülme. İslâm’ın yükselişini önleme, Müslümanlarının ilerlemesinin önünü kesme planlarından, sinsice kurmaya devam ettikleri tuzaklardan, asılsız iddialardan dolayı telaşlanıp, kaygı duyma, sıkıntıya düşme."(Ahmet tekin meali)



« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2012, 14:12:41 Gönderen: Abbas » Kayıtlı
Abbas'in İmzasi

"iman insanı insan eder; belki insanı sultan eder."(ustad said i nursi)

"batıl, şişirilmiş bir balona benzer... havasını alırsanız söner."(ustad murtaza mutahhari)

bir salavat...


::::::VUSLATIM RABBİME:::: Şehit Ebu Muhammed Ömer
*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1634
Konu Sayısı : 71
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 87

Kişisel Mesaj : ...korku salar bir aylık mesafeden HİZBULLAHİLER..
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #17 : 14 Mayıs 2012, 23:05:26 »

gaye ses duyurmak, çığır açmak,reklam yapmak değil ALLAH rızasıdır,ibrahim dağılma abinin bize dediği gibi ALLAH rızası gözetildiği için sesler duyuldu katılımlar çoğaldı ,niyetler halis olunca mükafat ALLAHtan geliyor.bu sebeple fazla takılacak bir durum değil ,bir isim değişir başka birşey gelir,önemli olan isimler değil ,isimlerin taşıyıcılarıdır.
Kayıtlı
DAVAMŞEHADET'in İmzasi

Genel Sorumlu
*****
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 5017
Konu Sayısı : 688
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 641

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #18 : 15 Mayıs 2012, 20:02:06 »

Alıntı
Zaten istenen bu değil midir?Sokaklara dökülmesini sağlayarak, gerekli propaganda malzemelerine somut argümanlar sağlamak değil midir?  Öyle bir durum gerekse hiç kuşkun olmasın yüzbinler can vermeye hazırdır, ALLAH ın izniyle

doğrudur büyüğüm.hiç bu bakış açısıyla bakmamıştım...
Kayıtlı
necmetul-leyl'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #19 : 15 Mayıs 2012, 20:02:56 »



'Adalet ve İnsaftan Yoksun Bir Hukuk Cinayeti İşlendi'

Mustazaflar Cemiyeti'nden yapılan açıklamada, Mustazaf-Der'in yasal sınırlar içinde faaliyetleri olan saygın bir sivil toplum kuruluşu olduğu belirtilerek, kararla adaletten ve insaftan yoksun bir hukuk cinayeti işlendiği ve verilen kararın vicdanları yaralandığı kaydedildi.

BATMAN -
Genel Merkezi Diyarbakır'da bulunan Mustazaf-Der'in, kapatılmasına Mustazaflar Cemiyeti tepki gösterdi. Mustazaflar Cemiyeti'nden yapılan açıklamada, "Kurulduğu ilk günden itibaren adı hep hayırla ve övgüyle anılan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği'nin (Mustazaf-Der) kapatılması ile ilgili görüş ve kanaatlerimizi halkımızla ve siz değerli basınımızla paylaşma zorunluluğu hasıl olmuştur." denildi.

Mustazaf-Der'in yasal sınırlar içerisinde, legal faaliyetleri olan saygın bir sivil toplum kuruluşu olduğu belirtilen açıklamada, "Bugüne kadar da kutlu doğum etkinlikleri, Filistin ile ilgili etkinlikler, kermesler, basın açıklamaları, hayırlı hizmetler, halk arasındaki kan davası gibi sulh meseleleri dışında, herhangi yasa dışı bir olaya karışmamış ve bütün provokelere karşın her zaman itidal üzere bir yol takip ederek her anlamda halkımızın güven ve takdirini kazanmıştır. Durum böyle olduğu halde maalesef her zaman 28 Şubatçı Ergenekon zihniyeti tarafından hedef tahtasına oturtulmaya, tüm faaliyetleri mercek altına alınmaya, görmezden gelinmeye, dışlanmaya çalışılmıştır. Buna rağmen "Halka hizmet Hakka hizmettir. " düsturundan hareketle hizmet yolunda hiç bir zaman geri durmamış ve hiç bir kınayıcının kınamasından da çekinmemiştir." ifadeleri kullanıldı.

Kapatılmasına ilişkin iddianame ve kararın içi kof bir yalanlar manzumesinden ibaret olduğu dile getirilen açıklamada, "İnanıyoruz ki iddianameyi gören ve okuyan tüm akıl ve insaf sahipleri de bu gerçeğin farkına varacak ve bu kararı verenleri kendi vicdanlarında mahkum edeceklerdir. Adaletten ve insaftan yoksun bir hukuk cinayeti işlenmiş ve vicdanlar yaralanmıştır. 'Adalet mülkün temelidir' şiarı katledilmiş ve güven duygusu zedelenmiştir" denildi.

Bu haksız ve hukuksuz kararı kınayıp protesto ettiklerini belirtilen açıklamada, "Şunu biliyor ve inanıyoruz ki haksız yere karar verenler, bunun vebalinin altında manen ve vicdanen ezilecek ve yevm-il mahşerde de bundan sual olacaklardır. Mustazaf-Der camiasına geçmiş olsun dileklerimizi sunar, en yakın zamanda daha güzel hizmetleriyle tekrar aramızda görmeyi ümit ederiz." temennisinde bulunuldu. (Veysi Demir-İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #20 : 16 Mayıs 2012, 12:31:03 »



BASIN AÇIKLAMASINA DAVET

Mustazaf  Der’e verilen kapatma kararının Yargıtayca onanması ve Gaziantep’te başörtülü çocuğunun eğitim hakkını aramaktan başka gayesi olmayan  anne Güllü Çevik’e yerel mahkemenin verdiği 2 yıl  on ay hapis cezasını protesto için kitlesel basın açıklaması yapılacaktır. Tüm halkımız davetlidir.

İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu

Tarih: 20 Mayıs Pazar 2012 Saat: 13.30

Yer: Fatih Saraçhane Parkı/ İstanbul(Öğlen namazını müteakip Fatih camisinden yürünerek Saraçhane Parkına gidilecek.)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #21 : 16 Mayıs 2012, 17:26:44 »

Köklü Değişim Dergisi: `Mustazafların Yanındayız!`

Mustazaf Der`in kapatılmasına bir tepki de, Köklü Değişim Dergisi`nden geldi. Sitesinde yer verdiği `Mustazafların Yanındayız!` şeklindeki açıklama ile kararın hukuksuzluğuna dikkat çekildi.

ADANA -
Mustazaf Der`in kapatılmasına tepkiler devam ederken, bir tepki de, Köklü Değişim Dergisi`nden geldi. Derginin sitesinde `Mustazafların Yanındayız!` başlığıyla yer alan açıklamada kararın hukuksuzluğuna dikkat çekildi
 
Müslümanlara yönelik hukuksuz yargılamaların; İstiklal mahkemeleri, Sıkıyönetim mahkemeleri, Devlet Güvenlik Mahkemeleri son olarak da, Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri eliyle devam ettiği belirtilen açıklamada, "Bu hukuksuz uygulamaların bir örneği de, geçtiğimiz günlerde Yargıtay tarafından karara bağlanan Mustazaf-Der`in kapatılması kararı olmuştur. Tamamen bir STK niteliğinde olan Mustazaf Der`in kapatılma kararı mevcut zihniyetin devam ettiğinin bir göstergesidir" ifadelerine yer verildi.
 
Yasaların dışına çıkmamış bir STK`nın kapatılmasının Müslümanlara yönelik zulmün ve hukuksuzluğun açık göstergesi olduğu vurgulanan açıklamanın devamında; "Bu güne kadar bu mağduriyetlerden fazlası ile payını almış bir yapı olarak bizler, "Müslüman Müslüman`ın kardeşidir O`na zulmetmez O`nu yardımsız bırakmaz O`nu düşmana teslim etmez" şiarıyla, yapılan bu haksız ve hukuk dışı kararı kınıyoruz. Ve Müslüman kardeşlerimiz olmalarından dolayı Mustazaf Der bünyesindeki kardeşlerimizin yanında olduğumuzu beyan ediyoruz" denildi.
(Ayhan Kaya - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #22 : 17 Mayıs 2012, 21:38:03 »

Made in Turkey!     

Mehmet Öz


Maalesef bu ülkede hukuk garip bir şekilde işletiliyor! Ama garipsemeyin dostlar! Zira 28 Şubat Post Modern Darbesi bu ülkede yapıldı. 12 Eylül darbesi yine bu ülkede icra edildi. Balyoz Yakamoz, Kafes ve ismini şuan anımsayamadığımız birçok darbe bu ülkede tasarlandı.

“Başörtüsüyle okuluna devam etmek isteyen fakat okul idaresi tarafından okula alınmayan Gaziantep Şehitkâmil İMKB ilköğretim Okul’u öğrencisi Şüheda Çevik`in annesi Güllü Çevik`e kızının eğitim hakkını araması nedeniyle 2 yıl 10 ay hapis cezası verildi.” Ablamıza bu cezayı kesenleri öncelikle ALLAH’a havale ediyoruz. ALLAH en iyi bilendir.

Bu yasakçı zihniyet! Düşünceyi bilmez, insani değerleri, milli değerleri, dini değerleri… Hiçbir şey bilmez. Tüm bu değerlerle ilgili tek bildikleri bir şey var. O da bunlara düşman olmak! Bunlara düşman kesilmek! Sütçü İmam’ı, hiç mi hiç hatırlamak istemezler. Sütçü İmam’ın bir değer olduğundan dem vururlar. Bu ülkenin değerlerinden önemli bir değer olduğunu vurgularlar. Ama tesettüre karşı olmaktan da bir lahza geri durmazlar!

Birileri bize ısrarla “darbeler sona erdi” deyip durmasınlar. Birileri ekranlar karşısında, gazete köşelerinde, miting alanlarında bu ülkede darbe bitti deyip daha fazla aldatmaya, uyutmaya çalışmasın. Zira o dönemde yapılan zulümler hala var. Türkiye’de hala düşünceye yasak var. Hala STK’lar kapatılıyor. Dün ihya Der, bugün de Mustazaf Der resmen kapatıldı. Gerekçe nedir?

İşte o İddianame ve Mütalaadaki o Suç Unsurları
1. 04.04.2009 tarihinde Kutlu Doğum Haftası Düzenlemek
2. 10.01.2009 tarihinde Hz. Hüseyin ve Kerbela tiyatrosu
3. 28.12.2008 günü İzzet Paşa Camiinde Filistinliler için gıyabi Cenaze Namazı Kılmak
4. 08.03.2011 tarihinde İstasyon Meydanında Kutlu Doğum Etkinliğine Katılmak
5. 23.01.2009 tarihinde Palu İlçesinde Filistin`e Destek Eylemi Organize Edip Katılmak
6. 31.12.2008 tarihinde Mekke`nin Fethi Gecesi Organize Edip Katılmak
7. 19.04.2009 tarihinde Ergani Kutlu Doğum Etkinliğine Katılmak
8. Kurban bayramında kurban eti dağıtmak, dergi ve gazete satışı yapmak, komisyonlar kurmak
9. Dernekte haftalık seminerler düzenlemek.

Nedenler bunlar! Bunlara ekstradan yetim yardımında bulunma unsurlarını size saymadık tabi. Daha insani olarak hepimizin mutlak yapması gereken birçok eylem… Ama gerekçe bu olduğu iddia edilse bile, salt bu değildir. Bu iş farklı yerlere dokunmuş!

Mehmet Göktaş’ın D.Bakır Kutlu Doğum etkinliğinde; ‘’Peygamber sevdalıları geliyor’’ mesajı birilerinin kafasını fena halde bozmuş olacak ki; rafta olan dosya hemen indiriliverdi. ‘’Ey köşe başlarında mendil satan çocuklar! Ey kırmızı ışıkta bekleyip araba camları silen çocuklar! Ey sokaklarda tiner çeken, esrar içen çocuklar! Bekleyin Peygamber Sevdalıları geliyor.” sözleri birilerini çok kızdırmış!

Bu kızanları sadece Türkiye içinde aramayın. Türkiye içinde olduğu gibi Türkiye’nin dışında da var. Özellikle oradan çok zorlanmışlar.

Evet! Ümmetin bu yetim ve öksüz çocuklarına sahip çıkmak demek ki birilerini çok fena rahatsız ediyor! Kızmaları sadece bundan mı ibaret? Tabi ki değil. Bu sadece bir söylem! Bu söylemin bir de eyleme dönüşmüş hali var! O da; D.Bakır’da, Batman’da, Denizli’de, Kocaeli ve tüm ülke genelinde Peygamber için toplanan kalabalık! Ve İstanbul Kazlıçeşme’de daha önce hiç görülmemiş devasa etkinlik; birileri için bardağı taşıran son damla olmuş!

Ve Mustazaf Der kapatıldı!

(Mehmet Öz)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #23 : 18 Mayıs 2012, 16:52:30 »

Mustazaf Der`in Kapatılması Protesto Edildi

Mustazaf Der`in kapatılması ve kızını başörtülü olarak okutmak istediği için yargılandığı mahkeme tarafından bir anneye verilen 2 yıl 10 ay hapis cezası Bingöl`de düzenlenen kitlesel basın açıklaması ile kınandı.
18 Mayıs 2012 Cuma 17:29:00

BİNGÖL -
Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Mustazaf Der`in kapatılması ve Gaziantep`te kızının başörtülü olarak okumasını destekleyen Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezası, düzenlenen kitlesel basın açıklaması ile protesto edildi.
 
Bingöl`de Peygamber Sevdalıları Platformuna üye dernekler, Cuma Namazı çıkışında Mustazaf Der`in kapatılmasını ve Güllü Çevik`e verilen cezayı protesto etti. Kitlesel basın açıklamasına platforma üye olmayan birçok STK` da destek verdi. Basın açıklamasına katılan vatandaşlar attıkları sloganlar ile hukuksuzluklara tepki gösterdi.
 
ALLAH Nurunu Tamamlayacaktır
Basın açıklamasından önce kısa bir konuşma yapan kapatılan Mustazaf Der`in İstanbul Şubesi başkanı Said Şahin, "ALLAHın nurunu söndürmeye çalışıyorlar, ama hiç bir güç, kuvvet ALLAHın nurunu söndüremez. ALLAH elbette nurunu tamamlayacaktır. Bu ALLAHın vaadidir."dedi.
 
Mustazaf Der`in kapatılması kararına tepki gösteren Şahin "Bunlar kapatacak yer mi bulamadılar ? Halkın fakir, halkın kimsesizlerine sahip çıkan, halkın dinsizliğine, ahlaksızlığına; ahlak taşıyan, din taşıyan, ihtilaflarına kardeşlik taşıyan Mustazaf Der gibi, peygamberlerin yolunu sürdüren, Peygamber efendimizin hayatını öğreten, Kutlu Doğum etkinliklerini tertipleyen bir kurumu kapatıyorlar.
 
Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu ülkenin meyhaneleri mi bitti, bu ülkenin gazinoları mı bitti, bu ülkenin kadın pazarlayan, şehvet pazarlayan mekânları mı bitti, bu ülkenin uyuşturucu, alkol satan toplumun huzurunu bozan, yerlerimi bitti mi? Mustazaf Der gibi hayır kurumlarını kapatıyorlar. Bu ülkede kendi elleriyle kızlarını pazarlayan anneler mi bitti, babalar mı bitti? Hayasıyla başörtüsüyle çocuğunu yetiştirmek isteyen anne cezalandırılıyor… Değerli kardeşlerim kime destek verdiğinizi, kimlerin yanında yer aldığınızı iyi kontrol edin ve uyanık olun!"
 
Peygamber Sevdalıları Platformuna üye dernekler adına basın açıklamasını Araştırmacı Yazar İbrahim Dağılma okudu. Dağılma`nın konuşması sık sık tekbirler ve sloganlarla kesildi.
 
Mustazaf Der Mazlumların Yanında Mustekbirlerin Karşısındaydı

Mustazaf Der`în "Sosyal, kültürel ve ekonomik yönden mahrum ve Mustazaf bırakılmış halkımızın kaybettiği değerleri inşa etme yolunda, "Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun… " (Ali İmran-104)" düsturu ve şuuruyla 11 Eylül 2004 tarihinde kurulduğunu hatırlatan Dağılma, Mustazaf Der`in mazlum ve mustazaf halkın yanında olduğunu söyledi.
 
"Mustazaf Der, Hakkın emrinde, Müslüman halkın duygularına tercüman olmuş, hizmetten geri durmamıştır. Gerek muhtaçlara yaptığı yardımlar ve gerekse düzenlediği etkinliklerde yüz binleri buluşturmasıyla Müslüman halkın gönlünde yer etmiştir. Çalışmalarıyla mazlumların yüzünü güldürüp sevindirmiş, zalim ve müstekbirlerin korktuğu bir camia olmuştur" diyen Dağılma, "Camianın hayırlı hizmetlerini hazmedemeyen kirli ve derin güçler, farklı zaman dilimlerinde derneğin faaliyetlerini engellemek için değişik, tuzaklar kurmuş ve komplolar tezgâhlamışlardır. İktidarlarını sürdürebilmek için çıkardıkları kaos ve kargaşa ortamına Müslümanları da dahil etmek için sürekli olarak Mustazaf camiasına saldırmışlardır. Bu saldırılara karşı sürekli itidal çağrısında bulunulmuş kurulan tuzakları ve tezgâhları boşa çıkarmıştır" şeklinde konuştu.
 
Kamuoyunu Yanıltmak İçin İtham ve İftiralar Atıldı
Derneğin faaliyet ve etkinliklernin, illegal faaliyetlermiş gibi gösterildiğini ifade eden Dağılma, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Kamuoyunu yanıltmak için itham ve iftiralar gerçekmiş gibi yandaş medyaya servis edilmiştir. Yandaş yargı da, ısmarlama kararlarıyla bu tezgâha ortak olmuşlardır. Hiçbir surette gerçeği yansıtmayan ve varsayımlardan öteye geçmeyen iddialar, niyet okumalarla verilen bu kararlar hukukilikten uzak olup, tekçi zihniyetin farklılıklara tahammülsüzlüğünü göstermektedir.
Son olarak çalışmaları hazmedemeyenler tarafından derneğin feshi için açılan dava, yakın bir zamanda Yargıtayca onandı. Bu onamanın Peygamber Sevdalıları`nın milyonlara hitap eden kutlu doğum etkinliklerine denk getirilmesi kararın hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen gözdağı vermek amaçlı olduğunu göstermektedir. Bu yargılama ve cezalandırma tarzı, İstiklal mahkemeleri uygulamalarını aratmamaktadır. Resmi idelojiyi koruma refleksli uygulamaları Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görmeye alışmıştık. Öyle görünüyor ki, bundan böyle yargı zulmünü, Asliye Hukuk Mahkemelerinde ve Yargıtayda sıklıkla göreceğiz.
 
Mustazaf Der Kurulduğundan Beri Kolluk ve Yargının Baskısı Altında Kalmıştır
Mustazaf-Der kurulduğu günden beri kolluk ve yargının tacizi, baskısı ve tehdidi altında olan dernekleri ve üyeleri hakkında soyut iddialarla, niyet okumalarla sık sık davalar açılıp cezalar verilmektedir. Faaliyetleri göz önünde olan ve tüm çalışmaları resmi çerçevede yapılan bu derneğin özgürlüklerin en geniş çerçevede düşünüldüğü ve konuşulduğu bir zeminde bu şekilde insafsızca bir karara maruz kalması zulmün nasıl da katmerleştiğini gözler önüne sermektedir. Bu güne kadar gerçekleştirdiği binlerce faaliyet ve etkinliklerinde kimsenin burnu dahi kanamadı. Hiç bir müessir fiil gerçekleşmedi. Suç teşkil edecek hiçbir konuşma yapılmadı. Dernekleri defalarca denetlemelerden geçti, hukuk dışı, yasadışı bir husus tespit edilmedi.
 
Mustazaf Der On Binlerce Muhtaç Aileye Yardım Yapmıştır
Bu güne kadar dernek ve şubelerince on binlerce muhtaç aileye yardım yapılmıştır. Yardım yapılan muhtaçlarla görüşen herkes, adil bir şekilde yardım yapıldığını görecektir. Yardıma muhtaç bir insanın fikrine, zikrine bakılmadığı dernekler müdürlüğü yetkilileri dâhil, herkes biliyor. Buna rağmen, yardımlar sadece bir kesime yapılıyormuş gibi gösterilip kapatmaya gerekçe oluşturulmuştur. Velev ki bu böyle olsa da tutuklu olan kişiden dolayı yakınlarının da cezalandırılması hangi vicdana sığar ve hangi kanun bunu yasaklayabilir? Yardıma muhtaç olan bir tutuklu veya hükümlü ailesine yardım etmek, ne zamandan beri suç sayılmaktadır?
 
Bazı dernek üyelerinin daha önceden tutuklanmış veya hüküm giymiş olması, örgüt bağlantısı olarak değerlendirilmiş. Böyle birisi, illegal çalışmayı bırakıp, fikirlerini tamamen legal bir çerçevede ifade ediyor ve hukuki zeminde hareket ediyorsa bunun neresi yanlıştır? Hangi hukuk devletinde, legal çalışan kişilere, illegal örgüt üyesi deniyor. Derneklerin yasal faaliyetleri cezalandırılıyor, kapısına kilit vuruluyor. Bu mantığın hukukta yeri var mı? Yoksa siz insanların kalbinde olanı geçeni tespit edecek niyet okuyucu bir buluş yaptınız da bizim mi haberimiz yok ifadelerini kullanan dağılma,
Hukukun dışına çıkıp dernekleri kapatanlar, üyelerine ceza verenler ve verdirtenlere sormak lazım. Hazımsızlığınızın gerçek nedeni şu faaliyetler olmasın? Sakın.
ALLAHın kitabına ve peygamberin sünnetine sarılmak,
Peygamber sevdalısı yüz binleri bir araya getirmek,
Resmi ideoloji yerine, İslam`ı referans almak,
Müslüman halkın dertleriyle dertlenmek,
Ahlaksızlığa bulaştırılan gençleri o bataklıklardan kurtarmak ve onlarla ilgilenip onları camilere müdavim etmek,
Gençlerin ahlakını bozmak için kızlı erkekli etkinlikler yapma yerine, haremlik ve selamlığın uygulandığı etkinlikler yapmak.
Ahlaki yozlaşmaya engel olmak,
Toplumun ıslahı için çalışmak fitne ve fesada, toplumu ifsad etme projelerine mani olmak olmasın sakın?"
 
Yargının "Güllü Çevik" Kararı Anne Babalara Gözdağı mı?
Kızını başörtülü olarak okutmak istediği için yargılandığı mahkeme tarafından Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına da tepki gösteren Dağılma, "Ayrıca kanımızı donduracak türden başka bir hukuksuzluğu ve insafsızca yargılamayı kızı başörtülü olarak okula gittiği ve bir anne olarak doğal olarak kızının arkasında duran Gaziantepli anneye verilen 2 yıl 10 aylık cezada da gördük." dedi.
 
Güllü Çevik kararının kızını başörtülü olarak gönderen diğer baba ve annelere bir gözdağı mı? Olduğunu soran Dağılma, " Galatasaray`ın kupa almasındaki mağduriyetini birkaç saatte çözenler, başörtüsünü sorununu çözmek için acep daha neyi bekliyorlar? Eğer başörtülü olarak kızını okula göndermek suçsa haberiniz olsun ki, sizin nazarınızda suç olan bu fiili inancımızdan dolayı yapmayı bir izzet olarak görüyoruz. Bu yapılan hatadan bir an önce dönülmesini bekliyoruz." Şeklinde konuştu.
 
Halk İle İslam Arasına Girme Çabası, Boştur!
Dağılama açıklamalarına şöyle devam etti. "Sonuç olarak deriz ki; Müslüman halk ile aramıza girmek için, İslami camialara komplo ve tuzak kurmaktan, iftira ve karalamalarınızdan vazgeçin. Halk ile İslam`ın arasına girme uğraşısı boştur. Sesimizi kesme, başörtülü okumayı engelleme, bacılarımızı cezaevlerine atma ve derneklerin kapılarına kilit vurma yerine, sesi olduğumuz halkın, inancı ve kimliği ile barışın.
 
Ey adaleti ve hukuku öncelediğini söyleyen hükümet, sen de adil ve tarafsız ol! Akredite camialara yapılan hukuk dışı uygulamalara karşı çıktığın gibi, böylesi hukuk dışı uygulamalara da karşı çık! İslami dernek ve kurumlar üzerindeki baskıyı kaldır! Müslüman halkımızın dini ve dili üzerindeki engelleri kaldıracak kalıcı düzenlemeleri bir an evvel yap!
 
Ey mazlum ve Mustazaf halkımız "Biz istiyoruz ki, mustazaflara lütfedelim, onları yeryüzünde varisler kılalım!" diyen Rabbimizin vaadini gerçekleştirmek için yanınızda olmaya, Hakk yolda sizlere yardımcı olmaya devam edeceğiz."
 
Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından düzenlenen kitlesel basın açıklamasına kente faaliyette bulunan bir çok muhafazakar STK da destek verdi.

Kitlesel basın açıklamasından sonra toplanan kalabalık sessizce dağıldı.
(Nihat Kanat-İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #24 : 18 Mayıs 2012, 16:55:30 »



Av. Yılmaz: `Amaç Tahrik Etmektir`

Mustazaf Der`in kapatılmasıyla kitlesel basın açıklamasına katılmak üzere Şanlıurfa`ya gelen ancak şehrin girişinde polis engeline takılan araç konvoyu ile ilgili açıklamada bulunan kapatılan Mustazaf Der`in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz, amaçlarının üye ve gönüllerini tahrik etmek olduğunu, ancak buna prim vermeyeceklerini söyledi.
18 Mayıs 2012 Cuma 13:56:00

ŞANLIURFA -
Mustazaf Der`e verilen kapatma kararının Yargıtay`ca onanması ve Gaziantep`te başörtülü çocuğunun eğitim hakkında ısrar ettiği için anne Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezası bugün saat: 13.30`da Şanlıurfa`da kitlesel basın açıklamasıyla kınanacak.

İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu (İNHAP) tarafından Şanlıurfa Karakoyun İş Merkezi önünde saat 13.30`da başlayacak olan kitlesel basın açıklamasına Mustazaf Der Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz da katılacak. Haberi alan dernek üye ve gönülleri araç konvoyu ile Mustazaf Der Genel Başkanı eşlik ettiler.

Şanlıurfa girişine gelen araç konvoyu polis ekiplerince durduruldu. Kimlik kontrolü ve GBT uygulaması yapan polis ekipleri, basın açıklamasına katılmak isteyen kişilerin fotoğraflarını çektiği ve kimliklerini de kameraya aldığı görüldü.

Polis: "Alana Toplu Giderseniz veya Slogan Atarsanız Müdahale Edeceğim"
Bu arada konu hakkında Av. Hüseyin Yılmaz, sorumlu polis amiri ile kısa bir konuşma yaptı. Polis amiri, "Sizlerin GBT`lerine baktıktan sonra önünüzü açacağım, ancak Cuma namazı çıkışında basın açıklamasının yapılacağı alana toplu giderseniz veya slogan atarsanız müdahale edeceğim" dedi. Yılmaz, ise basın açıklamasının yapılacağı alana sesiz bir şekilde gideceklerini ve sesiz bir şekilde dağılacaklarını ifade etti. Bu konuşmanın ardından konvoy şehre giriş yaparak Cuma namazını eda etmek için caminin yolunu tuttu.

Yılmaz: "Sözler Tahrik Edici"
Kısa bir gerginliğin yaşandığı engelleme ile ilgili kapatılan Mustazaf Der`in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz, İlke Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Basın açıklamasına gelen kişileri durdurarak GBT`lerine baktıktan sonra kimliklerinin TC`lerini de kameraya almanın keyfi bir uygulama olduğunu dile getiren Yılmaz, polis amirinin "Cuma namazı çıkışında basın açıklamasının yapılacağı alana toplu giderseniz veya slogan atarsanız müdahale edeceğim" şeklindeki sözlerini tahrik edici bulduğunu söyledi.

Yılmaz : "Yolda Bir Provokasyon Olmasında Endişe Ediyoruz"
Yılmaz, "Çünkü insanlarımız mecburen toplu bir şekilde gidecekler, ancak kaldırımdan ve sesiz bir şekilde gidecekler. Bizler, yolda bir provokasyon olmasında endişe ediyoruz. Öyle bir şeyin olmaması için elimizden geleni yapacağız ve bu tür ucuz provokasyonlara prim vermeyeceğiz. Bizler, üye ve gönüllülerimiz ile Cuma namazı çıkışında sesiz bir şekilde basın açıklamasının yapılacağı alana sesiz bir şekilde gidip tepkimizi yasal olarak ortaya koyacağız. Ayrıca polisin bu tutumunu da orada kınayacağız." dedi.

Polisin uyuşturucu ve fuhuş gibi kişi veya kurumlarla uğraşması gerekirken üye ve gönüllülerinin yolunu kestiğini belirten Yılmaz, bu şekilde hem kendilerini, hem de polisi boşu boşuna beklettiğini söyledi. Bunu ben kınıyorum. Yılmaz, "Bu tür ucuz ayak oyunlarla artık faaliyetlerimizin engellenmemesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.
(M. Salih Keskin - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #25 : 18 Mayıs 2012, 19:45:36 »



'Mustazaf Der'in Kapatılmasının İzahı Mümkün Değildir'

Diyarbakır Barosu Başkanı M. Emin Aktar, Mustazaf Der'in kapatılma kararının ne hukuki ne de adil olduğunu ifade ederek, demokratik bir toplumda bunu izah etmenin mümkün olmadığını söyledi.

Mustazaflarla Dayanışma Derneği'nin kapatılma kararına tepkiler çığ gibi büyüyor. Türkiye'nin dört bir tarafında faaliyet yürüten Sivil Toplum Kuruluşları, sendikalar ve hukukçular, karara tepki göstererek Mustazaf Der'e destek veriyor.
 
Mustazaf Der'in kapatılması ile ilgili İlke Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Diyarbakır Barosu Başkanı M. Emin Aktar, kararın hukuki olmadığını ve doğru bulmadığını söyledi. Kürt sorunun çözümünü tartışabilmek için önce örgütlenme hakkına sahip olmanın gerektiğine işaret eden Aktar, bu kararın aslında Kürtlerin örgütlenme özgürlüğü açısında devletin bakış açısını yansıttığını söyledi. Yargının devlet iktidarının bir koruyucu mekanizması olarak işlev gördüğünü vurgulayan Aktar, devlet iktidarını zorlayan, değişmesini isteyen, ona farklı bakan, onun dönüşmesini, değişmesini isteyen kesimlere karşı bir direnç göstererek tutum aldığını ifade etti ve bunun da demokratik toplumda olmaması gerektiğine işaret etti. Aktar, Yargının farlı görüşlerde olan insanların örgütlenme hakkının olduğunu kabul etmesi gerektiği söyledi.
 
MUSTAZAF DER'İN KAPATILMASINI DOĞRU BULMUYORUM
Malumunuz geçtiğimiz günlerde yüzbinlere hitap eden Mustazaf Der hakkında açılan kapatma davası Yargıtay tarafından onandı. Diyarbakır Barosu Başkanı ve bir hukukçu olarak bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 

Demokrasilerde örgütlenme hakkı olmazsa olmazlardandır. Örgütlenme hakkı dediğimiz şey de aslında siyasal iktidarların keyfi ve isteğine göre kullanılacak bir hak değildir, o açıdan yurttaşlar bu hakkı istedikleri gibi kullanamıyorlarsa orada demokratik bir toplumdan bahsetmek mümkün değildir. Bu açıdan Mustazaf Der'e katılırsınız katılmazsınız, yanında olursunuz veya olmazsınız; ama sonuçta birileri bir araya gelmiş ve örgütlenme hakkını kullanarak örgütlendikleri bir dernek. Bu derneğin kapatılmış olmasını bir hukukçu ve insan olarak demokratik bir toplumla bağdaştırmıyor ve doğru bulmuyorum. Tabi bu ilk değil. Özelikle Kürtlerin örgütlenmeleri noktasında çok sıkıntılar var, farlı renklerin örgütlenmesi açısından sıkıntılar. Çok rahatlıkla siyasi partiler kapatılabiliyor, dernekler kapatılabiliyor.
 
Kürt sorunun çözümünü tartışabilmek için önce örgütlenme hakkına sahip olmak gerekiyor. Bu kararın da aslında Kürtlerin örgütlenme özgürlüğü açısında devletin bakış açısını yansıttığını düşünüyorum. Çünkü Yargı, devlet iktidarının bir koruyucu mekanizması olarak işlev görüyor ve devlet iktidarını zorlayan, değişmesini isteyen, ona farklı bakan, onun dönüşmesini, değişmesini isteyen kesimlere karşı bir direnç gösteriyor, bir tutum alıyor.
 
Bunun da demokratik toplumda olmaması gerekiyor. Yargının da farlı görüşlerde olan insanların örgütlenme hakkının olduğunu kabul etmesi gerekiyor. Sonuçta İfade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü dediğimiz şey, bizi rahatsız eden, farklı düşünen kesimlerin de o özgürlüğe sahip olması meseledir. Yok, eğer bizim gibi düşünen toplumun örgütlenme özgürlüğünden bahsediyorsak o zaman tek tip bir toplumdan bahsetmiş oluruz, bu da askeri hiyerarşik bit toplumdur, özgürlükçü bir toplum değil.
 
Özgürlükçü ve çoğulcu bir toplum modeli içinde bizim lazım olan şey farklı düşünen insanların özgürce örgütlenebilmeleridir, düşünceleri topluma yayabilmeleridir. Tabi burada da şiddete bulaşmaması ve başkasına zarar vermemesi koşulu var. Ben inanıyorum ki Mahkeme gerekçesi buna dayandırılmıyor.
 
MASUMİYET KARİNESİ YOK SAYILMIŞ
Evet, kapatılma gerekçesinde daha önce Hizbullah davasından tutuklanmış ve cezasını çektikten sonra serbest bırakılan bazı kişilerin derneğe üye olduklarından bahsediliyor. Cezasını çekmiş ve dışarıya çıktıktan sonra legal alanda faaliyet yürüten derneklere üye olmaları o derneğin kapatılmasına gerekçe midir veya bu konumda olan kişiler herhangi bir derneğe, partiye üye olma hakları yok mu?
 

Bir kişi suç işleyebilir, cezasını çeker ve topluma karışır. Diğer bireyler gibi tüm haklara sahiptir, bu özgürlükleri kullanabilir. Bunun için de derneklere veya siyasi partilere üye olmak gibi düşüncelerini yayıp ifade etmek hakkı da olabilir. Ama ne yazık ki masumiyet karinesi yok sayılmış. Bir kişi bir kez bir suçtan yargılandıysa onu potansiyel suçlu anlayışı yaygın, bunun terk edilmesi lazım. Bu zihniyetin değişmesi gerekiyor.
 
KARAR HUKUKİ DEĞİLDİR
Başbakan Recep Tayip Erdoğan birçok konuşmasında tüzele değil kişilere ceza verilmekten bahsediyor. Oysa Mustazaf Der konusunda birkaç üyenin Hizbullah'tan içeri girip çıktığı gerekçe gösterilerek dernek kapatıldı. Yani sonuçta tüzele ceza verilmiş oldu. Bu doğru mu sizce?

Evet, bu tüm üyelerinin örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmesidir. Bir de masumiyet karinesi yok sayılmış. Siz, peşinen birilerini mahkûm ediyorsunuz. Hiçbir mahkeme kararı yokken, elinizde suç işlediğine dair bir delil yokken, peşinen suç işleyebilecekleri dair bir kanaat bildiriyorsunuz. Bu hukuki değil, bu adil bir karar değil
 
BUNUN İZAHI MÜMKÜN DEĞİLDİR
Özgürlükten dem vuran bir ülkede toplum yararına çalışan Sivil Toplum Kuruluşları kapatılıyorsa o ülke için neler söylenebilir?

Demokratik bir toplumda bunu izah etmek mümkün değildir. Demokratik bir toplumda şiddet kullanmaksızın, herhangi bir şiddet aracına başvurmaksızın, bunu teşvik etmeksizin insanlar hem ifade özgürlüğüne, hem de örgütlenme özgürlüğüne, toplantı ve yürüyüş hakkına sahiptir.
 
Zaten demokratik toplumun özü de budur. Siz bu çoğulculara imkân verecek mekanizmaları kapatırsanız demokratik toplumdan söz edemezsiniz. Demokratik toplum örgütlü toplumdur.
 
YARGI, BU TÜR KARARLARDA DAHA DİKKALİ OLMALI
Velev ki bu insanlar Hizbullah'tan hüküm giymişseler bile sonuç olarak cezalarını çekmiş ve yasal bir dernekte yasal faaliyet yürütüyor. Dernek kapatılarak bu insanlar yeraltına mı çekilmeye çalışılıyor?

Evet, bu çok ciddi bir sıkıntı tabi  Sadece açıdan değil, diğer tarafta KCK operasyonları Derneklerde siyaset yapan insanlar toplanarak silahlı örgüt üyeliği ile suçlanıyor. Eğer siz şiddetin son verilmesini istiyorsanız demokratik alanı açmalısınız. Eğer demokratik alanı açarsanız, insanları talepleri sunarken şiddete başvurmayacaklar. O'nun yargının bu tür kararlarda daha dikkatli olması gerekiyor.
 
Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. (M. Salih Keskin - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #26 : 18 Mayıs 2012, 20:07:38 »

M. İkbal Atak
Mustazaf-Der Kapatıldı: KAHROLSUN AMERİKA!


http://www.ummetiz.biz/index.php?topic=24859.msg119060#msg119060
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

***
Üye Grubu : Çalışkan Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 293
Konu Sayısı : 31
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 27

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #27 : 19 Mayıs 2012, 11:58:50 »

Pazar günü saat 3'te adana 5 ocak meydanında Mustazaf-der'in kapatılması konulu kitlesel basın açıklaması düzenlenecektir bütün Müslümanları bekleriz....selametle...
Kayıtlı
narullah'in İmzasi

Nasılsın diye sorma FİLİSTİN gibiyim işte...Bir yanım işgal edildi, diğer yanım DİRENİŞTE...
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 656
Konu Sayısı : 50
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 54

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #28 : 19 Mayıs 2012, 12:04:49 »


Pazar günü saat 3'te adana 5 ocak meydanında Mustazaf-der'in kapatılması konulu kitlesel basın açıklaması düzenlenecektir bütün Müslümanları bekleriz....selametle...

miting vs. yapılmayacak mı?
sizide adanada olduğunuz için bekleriz kardeşim..

selametle....
Kayıtlı
Genel Sorumlu
*****
Üye Grubu : Sadık Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 5017
Konu Sayısı : 688
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 641

Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #29 : 19 Mayıs 2012, 18:29:13 »

sizide adanada olduğunuz için bekleriz kardeşim..

selametle....

maalesef konyadayım büyüğüm.ALLAH bereketli kılsın katılımları..
Kayıtlı
necmetul-leyl'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #30 : 20 Mayıs 2012, 19:01:22 »

'Çıktığımız Yoldan Asla Geri Dönmeyeceğiz'

Mustazaf-Der'in Kapatılmasıyla ilgili Ağrı'da gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasında, "Derneğimizi kapatanlar bilsinler ki biz asla çıktığımız bu yoldan geri dönmeyeceğiz" denildi.

AĞRI-
Mustazaflar ile Dayanışma Derneği'nin (Mustazaf-Der) kapatılmasına Türkiye'nin her yerinden tepkiler gelmeye devam ediyor. Mustazaf-Der'in kapatılmasına bir tepki de, bugün yüzlerce kişinin katılımıyla Ağrı'da düzenlenen kitlesel basın açıklamasıyla gösterildi. Peygamber Sevdalıları Platformunun Ağrı Belediye İş Merkezi önünde düzenlediği ve vatandaşların sık sık tekbirler getirdiği basın açıklamasına konuşmacı olarak kapatılan Mustazaf-Der Van Şubesi Başkanı Av. M. Mehdi Oğuz katıldı. Basın açıklamasını ise kapatılan Mustazaf-Der Ağrı Şubesi Başkanı Şaban Gökhan okudu.
 
Mustazaf-Der'in Manevi Şahsiyeti Katledilmiştir
Mustazaf-Der'in manevi şahsiyetinin katledildiğini söyleyen M. Mehdi Oğuz, "Gönüllerimizde büyüttüğümüz, müminlerin duasıyla büyüttüğümüz, birçok hayır hizmetinde yer alan halkımızın bağrından çıkan ve halkımızın inanç değerlerini temsil eden, Peygamber sevdasını dalga dalga ülkenin her yerine yayan derneğimiz gözümüzün nuru, emeğimiz Mustazaf-Der kapatıldı. Bir anlamda Mustazaf-Der'i ALLAH yolunda feda ettik, şehid oldu. ALLAH yolunda yapılan fedakârlıklar asla kaybolmaz. Mustazaf-Der'in manevi şahsiyeti katledilmiştir. Dolayısıyla bizim nazarımızda şehittir." dedi.
 
Kurulduğu günden bu yana hayırlı hizmetlerde bulunmuş, halkın hizmetinde olan ve halka hizmeti hakka hizmet olarak bilen bir STK'nın kapatılmasının hukuk skandalı ve cinayet olduğunu belirten Oğuz, " Bu asla kabul edilemez. Biz şuna inanıyoruz, Mustazaf-Der'in yaydığı bereket, oluşturduğu sevda devam edecektir ve eskisinde daha gür bir şekilde yolunda devam edecektir ALLAH'ın izni ile. Çünkü şehitler şehid oldukları bölgelere rahmet ve merhamet saçıyorlar." ifadelerini kullandı.
 
Üstadın İlkelerini Kendimize Mihenk Taşı Olarak Belirledik
"Bizler Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretlerinin bundan yıllar önce yaptığı tespitleri kendimize ilke edindik." diyen Oğuz Konuşmasını şöyle sürdürdü; Üstad'ın tespitine göre İslam coğrafyasının ezilmesinin, geri kalmasının sebebinin fakirlik, cehalet ve ihtilaflar olduğunu vurgulamıştı. Bunlarla mücadele edilmesini belirtiyor Üstadımız. Bizlerde Mustazaf-Der olarak bu yola koyulduğumuzda bu tespitleri, ilkeleri kendimize mihenk taşı olarak belirledik. Fakirlikle mücadele etmeyi temel prensibimiz haline getirdik.
Mustazaf-Der'in bu hedefler doğrultusunda 8 yıl içerisinde yüzbinlerce aileye rahmet eli olduğunu, kimsesizlerin, yetimlerin ve dulların umudu olduğunu belirten Oğuz, "Cehaletle mücadelede yüzbinlerce çocuk, genç ve yaşlımızı maddi ve manevi eğitimden geçirdik. Okumak isteyipte imkânı olmayan birçoğu gencimizin eğitiminde destekçileri olduk. Cehaletin sadece okuma yazma bilmemek olduğunu ortaya koyduk. Asıl cehaletin kendini tanımamak, Rabbini tanımamak olduğunu ve Rabbine yönelmemesini özellikle ortaya koyduk. Toplumun manevi değerler üzerine ihyası için yeniden inşası için manevi bir atılım hareketi başlattık. Mustazaf-Der bölgede çözülemeyen kan davalarını çözdü, ihtilafları çözdü. Kardeşliğin, barışın mücadelesi için çalıştı. Ancak yapılan bu hayır işleri onların işlerine gelmedi. Onların yaşam tarzına uymadı." şeklinde konuştu.
 
Bu Yoldan Geri Dönmeyeceğiz
Av. M. Mehdi Oğuz'un konuşmasının ardından basın açıklamasını okuyan kapatılan Mustazaf-Der Ağrı Şubesi Başkanı Şaban Gökhan, "2006 yılında mazlum ve mustazaf halkımıza hizmet şiarı ile Ağrı'da açılan Mustazaf-Der Şubemiz kapatılmıştır. Mustazaf-Der'i kapatanları nefretle kınıyoruz. Kurulduğu günden beri hak için halkına hizmet eden derneğimizin kapatılması bizleri derinden üzmektedir. Fakat derneğimizi kapatanlar bilsinler ki biz asla çıktığımız bu yoldan geri dönmeyeceğiz." dedi.
 
"Tarih boyunca hak dava ile savaşan zalimler olmuştur. Ama bu zalimlerin akıbetleri hep hüsran olmuştur." diyen Gökhan, Bizler hiçbir zaman, zalimlerden adalet ve merhamet beklemedik. Beklemiyoruz da. Sadece tarafsız olmalarını istedik. Diğer STK'lara hukukun, yasaların tanıdığı hakların ve özgürlüklerin aynısının bizlere de tanınmasını istedik. Tarafsız olmayı dahi beceremediler. Bu kararın altında imzası olan kişi ve kurumlar şunu çok iyi bilsinler ki, asla arzuladıkları sonuca ulaşamayacaklardır. Bizler bu görevi Rabbimizden almışız ve bunu terk etmeye de niyetimiz yoktur. Derneklerimizin kapatılması ile hayırlı hizmetlerin önüne geçeceklerini zannedenler hüsrana uğrayacaklardır." ifadelerini kullandı.
 
Şeytanın Askerlerine Karşı ALLAH'ın Askerleri Olduk.
"Bizler bu yola çıkarken kendimize üç prensibi ilke edindik ve aynı zamanda bu tespitler Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin tespitleri olan; fakirlikle, cehaletle ve ihtilaflarla mücadeleyi kendimize misyon olarak seçtik" diyen Gökhan, " Bu çerçevede tespit ettiğimiz mağdur ve muhtaçlara, dul ve yetimlere yardımcı olduk, maddi olarak ihtiyaçlarını karşıladık. Çocuk, genç ve yaşlılarımızı maddi ve manevi eğitimden geçirdik, bilgi ve bilinç düzeylerini yükselttik. Kavgalıları, hasımları, kan davalılarını barıştırdık. Her türlü ihtilaflarını çözerek halkımızın ittifakını sağladık ve toplumsal barışa hizmet ettik. İnancın önündeki engellerin kaldırılması için bütün imkânlarımızı seferber ettik. Bu memleketin sokaklarını MUHAMMED-i sevdayla inlettik. ALLAH'ın ismi en yüce olsun diye şeytanın askerlerine karşı ALLAH'ın askerleri olduk. Bunları yaparken sadece Rabbimizin rızasını kazanmayı arzuladık. Birilerinin çarkına hizmet olsun diye bu hizmetleri yapmadık." dedi.
 
"Derneğimizin Kapatılma Sebebi Olan Suçlarımız(!)"
Gökhan, 6 yıldır memlekete hizmet eden derneklerinin kapatılmasına sebep olan suçları(!) sıralayarak konuşmasını şöyle sürdürdü;
-6 yılda yüzlerce aileye gıda ve giyim yardımı etmemiz.
-Ramazan aylarında fakirlere iftar yemeği vermemiz.
-Kurban bayramlarında Kurban etlerini fakirlerimize ulaştırmamız.
-Muharrem aylarında halkımıza aşure ikram etmemiz.
-Her hafta derneğimizde insani ve İslami sohbetler etmemiz.
-Her yıl on binlerce kişinin katılımıyla kutlu doğum programları düzenlememiz.
-Huzur evlerine terk edilen yaşlıları ziyaret etmemiz.
-Hastanede yatan hastaları her ay ziyaret etmemiz.
-Katil israil'in Gazze'ye saldırısını kınayan programlar düzenlememiz. Yine Filistin'e destek için yardım kampanyası düzenlememiz.
-Başörtüsünün önündeki engellerin kaldırılması için imza kampanyası düzenlememiz.
-47 arkadaşı ile darağacında asılan Şeyh Said ve arkadaşlarının mezar yerlerinin ortaya çıkarılması ve itibarlarının iadesi için imza kampanyası düzenlememiz.
-Kutlu doğum programı için halkımıza binlerce kitap ve CD'ler dağıtmamız.
-Kerbela da şehit edilen Hz. Hüseyin'i yâd etmemiz.
-Dünya Müslüman kadınlar günü vesile ile etkinlikler düzenlememiz.
Yukarıda saydığımız hizmetleri önce ALLAH'ın yardımı sonrada siz halkımızın destekleri ile gerçekleştirdik. Hizmet ederken kimseyi kayırmadık. Fikri ne olursa olsun muhtaç olan ailelere yardım etmeyi insani ve İslami bir görev bildik. Ne yazık ki bu yaptığımız faaliyetler tehlikeli addedilip derneğimiz kapatıldı. Derneğimizi kapatanlar şunu bilsinler ki eğer bu yaptığımız hizmetler suç ise biz bu suçu işlemeye devam edeceğiz. Derneğimizin kapısına kilit vurabilirsiniz ama ayaklarımıza, ellerimize, dillerimize ve kalbimize kilit vuramazsınız. Biz bu hizmet aşkını son nefesimize kadar devam ettireceğiz.
 
MUHAMMED-i Sevdayı Haykırmaya Devam Edeceğiz.
"Müslüman halkımız şunu bilsin ki sizlere olan hizmet aşkımızın önüne hiç kimse geçemeyecektir. Derneğimiz kapatılsa da bizlere iftiralar atılsa da bizleri darağacına götürseler de yine de ALLAH'ın bize yüklediği emaneti layıkıyla yerine getirmeye devam edeceğiz" diyen Gökhan konuşmasına şöyle devam etti;
" İnsani ve İslami sorumluluklarımız neyi gerektiriyorsa onu yerine getirmeye devam edeceğiz. Bizim safımız bellidir. Biz ALLAH'ın ve onun dostlarının tarafını tutmaya devam edeceğiz. Yine MUHAMMEDi sevdayı haykırmaya devam edeceğiz. Yine mazlum ve Mustazafların yardımına koşmaya devam edeceğiz. Ve yine onların hile ve tuzaklarını ALLAH'ın izni ve siz halkımızın desteği ile bozacağız.
 
Burada tüm duyarlı ve insaflı kesimlere sesleniyoruz! Derneğimizin terör yuvası olarak gösterilmesi büyük bir vebaldir. Bu tür iftiralarla camiamızı karalayanlar ve bu iftiralara inanıp zalimlerin söylemlerini dillendirenler bu vebale ortaktırlar. Camiamızın bütün faaliyetleri göz önündedir. Yaptığımız hizmetlerde ALLAH'ın rızasını kazanmak istiyoruz. Bizim gayemiz ALLAH'ın razı olacağı bir neslin yetiştirilmesidir. Bu hizmetlerimiz neye mal olursa olsun asla ve asla vazgeçmeyeceğiz. Bu bilinmesine rağmen bize düşmanlık edenler şunu bilsinler ki: Onların düşmanlığını asla affetmeyeceğiz."
 
Sizlerden Merhamet Beklemiyoruz, Sadece Dürüst Olun ve Adaletsizlik Yapmayın!
Yetkililere seslenen Gökhan, "Bir taraftan normalleşmekten bahsedeceksiniz, diğer taraftan bizlere kan kusturulmasına göz yumacaksınız. Bu davranışlarınız tamamen samimiyetsizliğinizin bir göstergesidir. Sizlerden merhamet beklemiyoruz. Sadece dürüst olun. Adaletsizlik yapmayın. Sizlerde biliyorsunuz ki yaptığımız faaliyetlerin hiç biri suç değildir. Zaten telefonlarımızı dinliyorsunuz evimizi, işyerimizi ve derneklerimizi her gün takip altında tutuyorsunuz. Eğer bir suçumuz olsa inanın ki görevlileriniz bizleri cezalandırmak için can atıyorlar. Ama yok. Çünkü biz ALLAHtan korktuğumuz için yaptığımız bütün işlerimizde onun rızasını arıyoruz. .Sizlerden de kararlarınızdan asla korkmadık ve korkmayacağız.Siz bizi suça bulaştırmak istiyorsunuz halkımızla aramıza nifak tohumları koymak istiyorsunuz. Ama başaramayacaksınız." dedi
 
"Tüm yalanlara, iftiralara, hile, tuzak ve komplolara, provokasyonlara rağmen derneğimiz kuruluş amacına uygun olarak görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Hakkın rızası için halka hizmet etmekten geri durmamıştır" ifadelerini kullanan Gökhan, "Alnımızın açık, yüzümüzün ak olduğu halkımızın malumudur. Her ne kadar derin yapılar, hizmetlerimizi tehlikeli addedip, derneğimizi kapatsa da halkımız, çalışmalarımızı takdir etmiş, derneğimizi bağrına basmış ve etrafında kenetlenmiştir. Camiamıza düşmanlık yapanların hevesleri her zaman kursaklarında kaldı. Amaçlarına ulaşamadılar, hiçbir zaman ulaşamayacaklar da. Bizlerde İskilipli Atıf Hoca gibi onlara şunu diyoruz ki "Zalim ve katillerle elbette mahşer gününde hesaplaşacağız" şeklinde konuştu. (M.Emin Mağlay - İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #31 : 20 Mayıs 2012, 19:04:41 »

İstanbul'da Hukuk Cinayetleri Protestosu

Kamuoyunda 'Hukuk cinayetleri' olarak adlandırılan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği'nin (Mustazaf-Der) kapatılması kararı ile Gaziantep'te kızının başörtülü okumasını istediği için anne Güllü Çevik'e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezası, İstanbul'da yapılan kitlesel basın açıklamasıyla protesto edildi.


Mustazaf-Der'in kapatılması ve Gaziantep'te kızının başörtülü okumasını istediği için anne Güllü Çevik'e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına tepkiler sürüyor.

Bu tepkilerden biri de Zeytinburnu’nda faaliyetlerini sürdüren İlim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma derneği (Zeytinburnu-der)'den geldi.

Mustazaf-Der'e verilen kapatma kararının kendilerini üzdüğünü belirten Zeytinburnu-Der Başkanı Naif Damar, 2004 yılında kurulan Mustazaf-Der`in kurulduğu günden itibaren yaptığı hayırlı işlerin takdire şayan olduğunu söyledi. Damar, "Halkın teveccühünü kazanan ve büyük kitlelerle meydanları MUHAMMED-i Sevdayla doldurup taşıran, unutulan Rehber Peygamber (sav)`ı hatırlatan ve onun hayatından örnekler vererek programlar tertipleyen, fakir fukara kesimin, halkın ihtiyaçlarına koşuşturan, cahilliği ortadan kaldırmak için canla başla mücadele eden ve amaçları sadece hakkın yolunda halka hizmet etmek olan bu islami derneği maalesef Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kapatma kararı ve Yargıtayın onaylamasıyla başta mazlum ve mustaz`af halk olmak üzere hepimizi derinden üzmüştür." ifadelerini kullandı. Ardından basın açıklamasını Nurettin Bilgiç okudu.
 
Mustazaf Der Müstekbirlerin Korktuğu Bir Camia Olmuştur
Mustazaf Der'in yaptığı çalışmalarla zalim ve müstekbirlerin korktuğu bir camia olduğu belirtilen açıklamada, "Kurulduğu günden beri birçok ilke imza atmış, kısa sürede etkin ve söz sahibi yetkin bir dernek olmuştur. Yapmış olduğu etkinliklerle, tertiplemiş olduğu mitinglerle yerel ve küresel güçlerin oyunlarını bozmuş, hesaplarını alt üst etmiştir. Mustazaf-Der, İnancının gereği ve halkımızın maslahatı için müspet hareket etmeyi ilke edinmiş, Halka hizmeti, Hakka hizmet olarak benimsemiştir" denildi.
 
Derin Yapılar Önce Çeteleri Mustazaf-Der`e Saldırttı…
Halkın, Mustazaf-Der camiasına olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapıların, kontrollerindeki çeteleri derneklere ve üyelerine saldırttığını ifade eden Bilgiç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dernek şubeleri kundaklandı, üyeleri darp edildi, yaralandı ve katledildi. Devletin emniyet gücü, Mustazaf-Der camiasına yapılan bu saldırıları önlemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerinin saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar. Provokatif saldırılarla Mustazaf-Der camiasını çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Mustazaf-Der, bu saldırılara karşı sürekli itidal çağrısında bulunarak kurulan tuzakları ve tezgâhları boşa çıkarmıştır.
 
Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi dernekleri ve evleri bastılar. Dernek üye ve gönüllülerine terörist muamelesi yaptılar. Derneklere gelmeyi, etkinliklerine katılmayı, terörle bir tuttular."
 
Yandaş Yargı İle Dernek Cezalandırıldı
Cezaların yandaş yargının yönlendirilmesi ve niyet okumalarla verildiğini belirten Bilgiç, "Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar.
 
Hem, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010 yılında vermiş olduğu kapatma kararı hem de Yargıtay'ın şu günlerde bu kararı onayarak Mustazaf-Der`in kapatılmasına dair hükmünün "MUHAMMEDî iklim" dönemine denk gelmesi manidar. Ve aynı zamanda açık bir mesaj niteliği taşıyor" ifadelerini kullandı.
 
Mustazaf Der Üyeleri Tüm Tahriklere Rağmen Şiddete Başvurmadı
Yapılan tüm saldırılara, oynanmak istenen oyunlara, düzenlenen komplolara rağmen; Mustazaf-Der üye ve gönüllülerinin şiddetten uzak durduğuna dikkat çeken Bilgiç, "Bir yandan eli silahlı adamları dağdan indirmek adına yapılan her türlü çalışmalar; öte yandan yüzbinleri, milyonları meydana dökerken bir insanın burnunun dahi kanamadığı, bir dükkânın camının kırılmadığı, molotofların atılmadığı etkinlikleri düzenleyenleri farklı mecralara sürükleme gayretleri. Bir yandan illegal faaliyetler yürüten kesimlere "legalleşin, şeffaf olun" çağrıları, öte yandan hiçbir suça bulaşmamış İslami STK`lara reva görülen hukuksuzluklar? Bunun neresinde samimiyet ve adalet var. Hani şiddete bulaşmayan her düşünce serbest olacaktı. Hani 28 Şubat'ın izleri siliniyordu. 28 Şubat süreci devam ediyor. Yeni anayasada her renk rahatlıkla kendini ifade edebilecekti. Komünist, faşist ve laiklere tanınan haklar dindar kesime tanınmıyor..." dedi.
 
Yeter Artık Bu Kadar Zulüm ve Haksızlık
Söz konusu dindarlar oldu mu, hukuk, insanlık, adalet ve eşitliğin geçerliliğini yitirdiği vurgulanan açıklamada, "Yeter artık bu kadar zulüm ve haksızlık. Adaleti kendi çıkarlarınız için bu kadar kirletmeyin. İnsanların birbirine karşı güven duygularını, kardeşlik bağlarını, bir arada yaşama umutlarını kırmayın. Bu inanç ve kararlılık olduğu sürece Mustazaf-Der misyonu, halktan aldığı çok daha büyük bir teveccüh ve kararlılık ile yoluna devam edecektir" denildi.
 
Bu Karar Ülkemiz Açısından Bir Hukuk Skandalıdır
"Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Tamamen niyet okumalara dayanan ve hukuksal hiçbir temele dayanmayan kapatma kararının 21. Yüzyıl Türkiye`sinde hak ve özgürlükler anlamında büyük bir handikaptır. Kapatma kararı aslında devlet zihniyeti açısından yasallık ve yasa dışılık sınırının gayet geçirgen olduğunun ve de son derece keyfi bir tarzda işletilebildiğinin açık bir göstergesidir.
 
Bu karar ülkemiz açısından bir hukuk skandalıdır ve 28 Şubatların aslında bitmediğinin apaçık bir ispatıdır. İnsan hak ve özgürlükleri kâğıt üzerindeki değişiklikler ile gerçekleşmez. Kapatma kararı hala bu ülkede bazı zihniyetlerin halka rağmen bir şeyler yapabilme sevdasının tezahürüdür.
 
MustazafDer`in kapısına kilit vurulmuş olabilir ama mefkûresine kilit vurulamaz. Mustazaf Der kapatılmış olabilir ama misyonu devam ediyor. Bu misyonun sürdürülmesine hiçbir güç engel olamayacaktır. Mazlum ve mustazaf halkımızı, zalim ve müstekbirleri insaflarına terk etmeyeceğiz."
 
Güllü Çevik'e Verilen Cezayı Kınıyoruz
Gaziantep'te başörtülü öğrenci velisi Güllü Çevik'e verilen cezanında kınandığı açıklamada, "Belki de bu mağduriyetlerin en öne çıkanı da başörtülü okumak isteyenlerin yaşadıklarıdır. Daha önce başörtülü öğrencileri psikolojik olarak yalnızlaştırmayla başlayan, sınıfa almayıp soğuk odalarda tecritle devam eden, öğrenci velilerini tehditle gelişen, okul değiştirme adı altında sürgünlerle yükselişe geçen bu haksızlık ve zulüm, Gaziantep Şehitkamil İMKB öğrencisi başörtülü kızı Şüheda Çevik'in annesine verilen 2 yıl 10 aylık bir cezayla tavan yapmış ve inanan yürekleri ciddi manada kanatmıştır" denildi.
 
Bu tür uygulamaların, "Haydi kızlar okula!" sloganının içinin ne kadar boş olduğunu gösterdiğini de belirten Bilgiç, "Evet, kızlar okula ama örtünüzden, iffetinizden sıyrılarak mı denilmeye getiriliyor? Uygulamalar ne yazık ki bunu gösteriyor. Bir eğitim yapılanması olarak bu kararı yanlış, insafsız, hukuksuz ve gayri insani buluyor; özelde bu haksızlık genelde eğitimin işleyişine dönük tüm haksızlıklara karşı tepkimizi dile getiriyor. Daha yaşanabilir bir toplumun temelleri noktasında ilgili ve yetkili kişileri gayretlenmeye davet ediyor, bu iki hukuka aykırı kararı kınıyor ve tel'in ediyoruz" dedi.
 
Basın açıklamasından sonra toplanan kalabalık sessizce dağıldı. (Mahsum Altun - İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #32 : 20 Mayıs 2012, 19:15:03 »

Polis, Mustazaf-Der Şube Başkanını Darp Etti!

Gaziantep'ten yola çıkan Kapatılan Mustazaf Der'in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz ve beraberindeki heyete katılmak için Osmaniye'den yola çıkan araçtakileri benzinlikte alıkoyan polisin, araçta bulunan Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanını darp ettiği iddia edildi.

OSMANİYE -
Edinilen bilgilere göre, Adana'ya gitmek için Gaziantep'ten yola çıkan Kapatılan Mustazaf Der'in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz ve beraberindeki heyete katılmak için Osmaniye'den hareket eden konvoyda bulunan bir araç, benzin almak için benzin istasyonuna girdi. Bu arada konvoydan kopan aracın etrafı polis tarafından sarılarak kimlik kontrolü yapılmak istendi.
 
Araçta bulunan Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş ve yanında bulunan Nusrettin Katar, İmam Kızılay Süleyman Aslan ve Sedat Uçar'ın kimliklerini alan sivil ve resmi giyimli polislerin, daha sonra Abdulkadir Alakuş'u darp ettiği iddia edildi.
 
Polis tarafından hastaneye götürülen ve burada tedavi yapılan Alakuş, yanındakilerle beraber polise mukavemet iddiasıyla Toprakkale Karakoluna götürüldü. Burada ifade işlemleri devam eden Alakuş ve yanındaki 4 kişinin de, polisten şikayetçi olduğu öğrenildi.
 
Polis tarafından alıkonan araç, Adana'da yapılacak basın açıklamasına katılmak için sabah saatlerinde Osmaniye'den yola çıkmıştı. Alıkonan araçla aynı konvoyda bulunan diğer araçların, kapatılan Mustazaf Der'in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz'ın konvoyuna ulaştığı öğrenildi.
 
Konvoydakiler, alıkonan aracın konvoyun sonunda bulunduğunu ifade ederek, alıkonma ve darp olayını sonradan öğrendiklerini belirtti. (M. Salih Keskin - İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #33 : 20 Mayıs 2012, 19:17:26 »

Bu Zulümlere Daha Ne Kadar Sessiz Kalacaksınız?

Adana`da düzenlenen kitlesel basın açıklamasında konuşan kapatılan Mustazaf Der`in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz, buraya gelirken Şanlıurfa`da polislerce engellenerek provokatörlük yapıldığını, Osmaniye`de ise şube başkanının darp edilerek gözaltına alındığı vurguladı ve AKP`ye seslenerek "bu zulümlere artık seyirci kalmayın" dedi.
20 Mayıs 2012 Pazar 16:40:00

ADANA -
İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu`nca Adana`da düzenlenen kitlesel basın açıklaması saat 15.00`te 5 Ocak Meydanı`nda yapıldı. Eyleme, kapatılan Mustazaf-Der`in Genel Başkanı Avukat Hüseyin Yılmaz`ın yanı sıra çok sayıda STK temsilcisi ile binlerce kişi katıldı. Av. Hüseyin Yılmaz ve beraberindeki Mustazaf Der heyeti, Adana girişince yüzlerce kişi tarafından büyük bir sevinç ile karşılandı. Eylemin yapılacağı alana gelen Mustazaf Der heyeti, "Zalimler İçin Yaşasın Cehennem" şeklindeki sloganlarla karşılandı.
 
Yeter ki Kur`an Susmasın
Sık sık tekbirlerin getirildiği basın açıklamasında "İslami Çalışma Engellenemez, Zalimler İçin Yaşasın Cehennem, Üzülme Gevşeme ALLAH Bizimle, "şeklinde sloganlar atıldı, "Ya rabbi şahit ol bu zulme, Bu Yargı Savaş Kanadının Yargısızlığına Benziyor. Yeter ki Kur`an Susmasın, Bizler Nebilerin İzindeyiz Ya Siz…" şeklinde yazılı pankartların açıldı.
Adana Umut Der Başkanı Selahattin Yeniay`ın Kur`an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kitlesel basın açıklaması, kapatılan Mustazaf Der`in Genel Başkanı Av. Hüseyin Yılmaz`ın kısa konuşmasıyla devam etti.
 
Derneklerimizi Hücre Evi Basar Gibi Bastılar
Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Yılmaz, bugün burada sadece Mustazaf Der`in kapatılmasını kınamayacaklarını, Gaziantep`te başörtülü kızının hakkını arayan Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasını da kınayacaklarını söyledi. İktidar sahipleri, yetkililer, toplumun ıslahı için derneğimizi kapattıklarını söyledi. Yılmaz, "Adana`da yıllarca derneklerimize yönelik komplolar kuruluyor. Fakir ve muhtaçlara yardım ettiğimiz için, onlara erdemliliği öğrettiğimiz için, kan davalıları barıştırdığımız için birileri bize düşman oldu. İlk önce farklı kesimleri, farklı örgütleri üzerimize salarak derneklerimizi molotofladılar, saatler öncesinden haber vermemize rağmen Adana polisi gelmedi… Bu insanlar üzerinden derneklerimize komplolar kuruluyor. Şuana kadar hiçbir fail yakalanmamış… Üzerimize salan çetelerle istediklerini elde edemeyince hücre evi basar gibi onlarca derneğimizi bastılar. Bu zulüm niye yapılıyor biliyor musunuz, konuşması gerekenlerin sesiz kaldıkları için… " dedi.
 
Osmaniye`de Şube Başkanımız Darp Edildi
Hükümet yetkililerinin üç maymunu oynadıklarını ifade eden Yılmaz, tam bir kumpas içerisinde olduklarını söyledi. Yılmaz, "Amaçları halkımız ile bütünleşmemizi engellemek, ama treni kaçırdılar. Onları yapacakları tek bir şey var, o da oturup üzülmektir. Urfa`ya girerken konvoyumuz taciz edildi, buraya gelirken Osmaniye`de bize katılmak isteyen şube başkanımızı çevirip darp ettiler. Polisler, şube başkanımızdan kimlik istedi verdi, üst araması dediler aradılar. Ama polisler, `bizim karşımızda konuşanın hakkı kötektir` deyip şube başkanımızı darp ettiler. Amaç provokatörlüktür. Hükümet, artık buna bir dur demeli… Yoksa bizler bu ikiyüzlülüğü her yerde anlatacağız, Müslüman halkı nasıl kandırdıklarını anlatacağız. Bizler sağduyumuzu korumaya devam edeceğiz. ALLAH-u Teala `zalimlere meyletmeyin` diyor." dedi.
 
Adalet ve Kalkınma Partisi yetkililerine seslenen Yılmaz, "bu zulme seyirci kalmayın" dedi. Yılmaz, son olarak katılımcıları 27 Mayıs`ta Diyarbakır`da düzenlenecek olan mitinge davet etti.
 
Müstekbirler Mustazaf Der`den Korkmuşlar
İ
nsani Hürriyetler ve İnanç Platformu adına basın açıklamasını okuyan platform sözcüsü İsa Emre, kısaca Mustazaf Der`in yaptığı faaliyetlerden bahsetti. Mustazaf-Der, tüzüğünde belirttiği ilkelerinden taviz vermeden her koşulda mazlum ve mustazaf halkımızın yanında olduğunu kaydeden Emre; "Mustazaf Der, hakkın emrinde Müslüman halkımızın duygularına tercüman olmuş, hizmetten geri durmamıştır. Gerek mağdur ve muhtaçlara yaptığı yardımlarla ve gerekse çocuk, genç ve yaşlıları maddi ve manevi eğitimden geçirmesi, bilgi ve bilinç düzeylerini yükseltmesi, gerekse Kavgalıları, hasımları, kan davalılarını barıştırması ve Mustazaf halkımızın her türlü ihtilaflarını çözerek halkımızın ittifakını sağlamakla toplumsal barışa hizmet etmesiyle, düzenlediği etkinliklerde yüz binleri buluşturmasıyla Müslüman halkımızın gönlünde yer etmiştir. Çalışmalarıyla mazlum ve mustazafların yüzünü güldürüp, sevindirmiş, zalim ve müstekbirlerin korktuğu bir camia olmuştur. "dedi.
 
Saldırılara Rağmen İtidal Çağrısı Yapılmış
Halkın Mustazaf-Der camiasına olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapıların çabalarına değinen Emre; "Mustazaf-Der camiasına olan teveccühü hazmedemeyen derin ve karanlık yapılar, önce kontrollerindeki çeteleri derneklere ve üyelerine saldırttılar. Dernek şubeleri kundaklandı, üyeleri darp edildi, yaralandı ve katledildi. Devletin emniyet gücü, Mustazaf-Der camiasına yapılan bu saldırıları önlemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerinin saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar. Provokatif saldırılarla Mustazaf-Der camiasını çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Mustazaf-Der, bu saldırılara karşı sürekli itidal çağrısında bulunarak kurulan tuzakları ve tezgâhları boşa çıkarmıştır."dedi.
 
Dernek Üyeleri Cezalandırıldı
Kirli yapıların bu sefer kendilerine bağlı derin yapıları harekete geçirdiğini belirten Emre; "Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi dernekleri ve evleri bastılar. Dernek üye ve gönüllülerine terörist muamelesi yaptılar. Derneklere gelmeyi, etkinliklerine katılmayı, kırsalda kurulan silahlı eğitim kamplarına katılmayla bir tuttular.
 
Niyet okumalarla, hazırladıkları fezlekelerle, yandaş yargıyı yönlendirip cezalandırılmalarını sağladılar. Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar. Hem, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2010 yılında vermiş olduğu kapatma kararı hem de Yargıtay`ın şu günlerde bu kararı onayarak Mustazaf-Der`in kapatılmasına dair hükmünün `MUHAMMEDî iklim` dönemine denk gelmesi manidar. Ve aynı zamanda açık bir mesaj niteliği taşıyor" dedi.
 
Mustazaf Der Ne Yapmış?
Mustazaf Der`in kapatılmasına gösterilen gerekçeleri de sayan Emre; "Neler yapmış Mustazaf-Der? İşlenen suçlar neler! Mağdur, muhtaç ve kimsesizlere yardım yapmak, küskünlerin ve kan davalıların arasındaki ihtilafları çözmeye çalışmak, eğitim ve bilgilendirme seminerleri düzenlemek, Üniversiteye hazırlık kursları açarak öğrencilere yardım etmek, özellikle çocuklara Kur`an-ı Kerim`i öğretmek, başörtüsü yasağına karşı protesto gösterileri düzenlemek, Peygambere ve Kur`an`a yapılan hakaret ve çirkin saldırıları tel`in mitingleri düzenlemek, Filistin`e destek mitingleri düzenlemek ve en önemlisi de milyonları sokağa dökerek (Meydanlarda caddelerde samimane şekilde bir araya getirerek) Kutlu Doğum yani Mewlid etkinlikleri düzenlemek… Yapılan tüm saldırılara, oynanmak istenen oyunlara, düzenlenen komplolara ve şiddet sarmalının içine çekme gayretlerine rağmen; Mustazaf-Der üye ve gönüllülerinin içinde yer aldığı şiddet eylemleri var mı? Hayır… Şiddete teşvik var mı? Hayır… Yönlendirme var mı? Hayır" şeklinde konuştu.
 
Yeter Artık; Bu kadar Zulüm ve Haksızlık
Yapılan haksızlıkları sıralayan Emre; "Bir yandan eli silahlı adamları dağdan indirmek adına yapılan her türlü çalışmalar; öte yandan yüzbinleri, milyonları meydana dökerken bir insanın burnunun dahi kanamadığı, bir dükkânın camının kırılmadığı, molotofların atılmadığı etkinlikleri düzenleyenleri farklı mecralara sürükleme gayretleri. Bir yandan illegal faaliyetler yürüten kesimlere "legalleşin, şeffaf olun" çağrıları, öte yandan hiçbir suça bulaşmamış İslami STK`lara reva görülen hukuksuzluklar? Bunun neresinde samimiyet ve adalet var. Hani şiddete bulaşmayan her düşünce serbest olacaktı. Hani 28 Şubat`ın izleri siliniyordu. Yeni anayasada her renk rahatlıkla kendini ifade edebilecekti. Komünist, faşist ve laiklere tanınan haklar dindar kesime tanınmıyor... Yapılan düzenlemelerden, dağıtılan adaletten özellikle muaf tutulmaya çalışılıyor. Söz konusu dindarlar oldu mu, hukuk, insanlık, adalet ve eşitlik geçerliliğini yitiriyor. Yeter artık bu kadar zulüm ve haksızlık. Adaleti kendi çıkarlarınız için bu kadar kirletmeyin. İnsanların birbirine karşı güven duygularını, kardeşlik bağlarını, bir arada yaşama umutlarını kırmayın. Olsun pes etmek yok. Bu inanç ve kararlılık olduğu sürece Mustazaf-Der misyonu, halktan aldığı çok daha büyük bir teveccüh ve kararlılık ile yoluna devam edecektir" diye konuştu.
 
Mustazaf Der`in Mefkûresine Kilit Vurulamaz
Kapatma kararının 21. yüzyıl Türkiye`sinde hak ve özgürlükler anlamında büyük bir handikap olduğunu belirten Emre; "Tamamen niyet okumalara dayanan ve hukuksal hiçbir temele dayanmayan bu kapatma kararı aslında devlet zihniyeti açısından yasallık ve yasa dışılık sınırının gayet geçirgen olduğunun ve de son derece keyfi bir tarzda işletilebildiğinin açık bir göstergesidir. Bu karar ülkemiz açısından bir hukuk skandalıdır ve 28 Şubatların aslında bitmediğinin apaçık bir ispatıdır. İnsan hak ve özgürlükleri kâğıt üzerindeki değişiklikler ile gerçekleşmez. Kapatma kararı hala bu ülkede bazı zihniyetlerin halka rağmen bir şeyler yapabilme sevdasının tezahürüdür. Mustazaf Der`in kapısına kilit vurulmuş olabilir ama mefkûresine kilit vurulamaz. Mustazaf Der kapatılmış olabilir ama misyonu devam ediyor. Bu misyonun sürdürülmesine hiçbir güç engel olamayacaktır. Mazlum ve mustazaf halkımızı, zalim ve müstekbirlerin insaflarına terk etmeyeceğiz" sözleriyle açıklamasını bitirdi.
 
Kitlesel Basın açıklaması, molla Ekrem`in yaptığı dua ile sona erdi.
(M. Salih Keskin/ Ayhan Kaya - İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #34 : 20 Mayıs 2012, 19:19:48 »

Halkımızın Kalbine Kilit Vuramazlar

Mustazaflar ile Dayanışma Derneğinin kapatılma kararına tepki gösteren İstanbul Haıyreli Derneği kararı kınayan bir basın açıklaması düzenledi
20 Mayıs 2012 Pazar 16:49:00

İstanbul -
Mustazaflar ile Dayanışma Derneği’nin kapatma kararına tepkiler çığ gibi büyürken bir tepki de İstanbul Hayıreli Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (HayırEli-Der)’den geldi. Sefaköy Kazımbektaş cami önünde düzenlenen basın açıklamasında Mustazaf-Der’in kapatmak kararı tekbirler ve taşınan dövizlerle protesto edildi.
 
Dernek üyelerinden Yusuf Tutak, başörtüsü yasakçılığının yeni olmadığını belirterek başörtüsü için verilen mücadelenin de 1400 yıl önceye dayandığını belirtti.
 
1400 yıl önce başörtüsün karşı gelen zihniyetin değişmeden bugüne geldiğini dile getiren Tutak, Gaziantep’te Güllü Çevik’e verilen 2 yıl 10 aylık cezanın kabul edilemez olduğun ifade etti. Mustazaf-Der’in kapatılmasına da tepki gösteren Tutak, hayır içi çalışan bir sivil toplum kuruluşunun kapatılmasının iyi niyetli bir tavır olmadığını dile getirdi.
 
İSTİKLAL MAHKEMESİ ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR
Dernek üyesi Yusuf Tutak’ın yaptığı konuşmanın ardından Hayıreli Dernek Başkanı Adem Yalçin, basın açıklamasını okudu. Müslümanlara yönelik hukuksuz yargılamaların istiklal mahkemelerinden bu yana devam ettiğini söyleyen Başkan Yalçin, “Bu hukuksuz uygulamaların bir örneği de geçtiğimiz günlerde Yargıtay tarafından karara bağlanan Mustazaf-Der’in kapatılma kararı olmuştur.
 
Tamamen bir STK niteliğinde olan Mustazaf-Der’in kapatılma kararı mevcut zihniyetin devam ettiğinin bir göstergesidir” dedi.

Mustazaf-Derin halkın gönlüne taht kurmuş bir dernek olduğunu belirten Yalçin, “Her ne kadar derin yapılar Mustazaf-Der’in hizmetlerini tehlikeli addedip derneği kapatmış olsalar da şu bilinmelidir ki halkın gönlüne taht kurmuş teveccühünü kazanmış halkın dertleriyle dertlenen Peygamber (sav) Kutlu Doğumunda milyonları bir araya getiren bir yapının kapılarına kilit vursalar bile dahi halkımız kalbine ve gönlüne kilit vuramazlar” diye konuştu.

BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK
Gaziantep’te kızını başörtülü okutmak istediği için 2 yıl 10 ay hapis cezası verilen Güllü Çevik kararını da kınayan Adem Yalçin, “Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçecek olan bu skandal karar şehitlerin kemiklerini sızlatmıştır.
 
Biz şunu bilinmesini istiyoruz ki dinimizin vecibesi olan başörtüsü mücadelesini veren mücahit ve mücahide kardeşlerimizin yanındayız ve başörtüsü tüm alanlarda hiçbir istisna olmaksızın her alanda serbest olana dek mücadelemize devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
(Hamza Toprak / İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #35 : 20 Mayıs 2012, 19:21:36 »

Mustazaf-Der`in Kapatılması Bursa`da Protesto Edildi

Diyarbakır 2. Asli Hukuk Mahkemesi`nin Mustazaf Der`in kapatılma kararı Bursa`da düzenlenen kitlesel basın açıklamasıyla protesto edildi.
20 Mayıs 2012 Pazar 17:36:00

BURSA -
Merkez Ulu Camide öğle namazına müteakiben toplanan Peygamber Sevdalıları Platformuna üye derneklerin üye ve gönüllüleri, hukuksuz kapatma kararına karşı tepkilerini dile getirdiler. Yoğun bir katılımın olduğu basın açıklamasını Bursa İkra-Der Bşk. Yrd. Zeki Aras okudu.
 
Açıklamada; Mustazaf Der`in, "Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun… " (Ali İmran-104) düsturu ve şuuruyla 11 Eylül 2004`te kurulduğu, tüzüğünde belirttiği ilkelerinden taviz vermeden her koşulda mazlum ve mustazaf halkın yanında olduğu ve hizmetten geri durmadığı belirtildi.
 
"Karanlık Önce Kontrollerindeki Çeteleri Derneklerimize Saldırttı"
Mustazaf Der`in halkın maslahatı için müspet hareket etmeyi ilke edindiğini belirten Zeki Aras, "Halka hizmeti, Hakka hizmet olarak benimsedik. Halkımızın camiamıza olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapılar, önce kontrollerindeki çeteleri derneklerimize ve üyelerimize saldırttılar. Derneklerimiz kundaklandı, üyelerimiz darp edildi, yaralandı ve katledildi. Devletin emniyet gücü, bize yapılan bu saldırıları önlemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerimizin saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar. Provokatif saldırılarla camiamızı çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler" diye konuştu.
 
Amaçlarına Ulaşmayan Derin Yapılar Yandaş Yargıyı Devreye Soktu
Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapıların, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktuklarını ifade eden Aras, "Hücre evi basar gibi derneklerimizi ve evlerimizi bastılar. Dernek üye ve gönüllülerimize terörist muamelesi yaptılar. Derneklerimize gelmeyi, etkinliklerine katılmayı, kırsalda kurulan silahlı eğitim kamplarına katılmayla bir tuttular. Niyet okumalarla, hazırladıkları fezlekelerle, yandaş yargıyı yönlendirip cezalandırılmalarını sağladılar. Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar" ifadelerini kullandı.
Diğer STK`lara hukukun, yasaların tanıdığı hakların ve özgürlüklerin aynısının kendilerine de tanınmasını istediklerini vurgulayan Aras, "Bizler hiçbir zaman, zalimlerden adalet ve merhamet beklemedik. Beklemiyoruz. Sadece tarafsız olmalarını istedik. Diğer STK`lara hukukun, yasaların tanıdığı hakların ve özgürlüklerin aynısının bizlere de tanınmasını istedik. Tarafsız olmayı dahi beceremediler. Yasal çalışmalarımızı engellemek için çıkardıkları bürokratik engellemelerin yanında, provokatif saldırılarla tahrik etmeler, halkın teveccühünü engellemek için derneklerimizi basmalar, gözaltına almalar, komplolarla karalamalar, iftiralarla itibarsızlaştırma çalışmaları, niyet okumalarla cezalandırmalar ve nihayetinde uydurma delillerle derneğimizi/derneklerimizi kapatma/kapattırma davaları. Camiamıza karşı ne kadar kindar olduklarını ortaya çıkarmıştır." şeklinde konuştu.
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Karanlık ve derin yapılara deriz ki; Müslüman halkımız ile aramıza girmek için, camiamıza komplo ve tuzak kurmaktan vazgeçin. İftira ve yalanlarınızdan karalamalarınızdan vazgeçin. Tüm provokasyonlarınıza rağmen, hukukun dışına çıkmayacağımızı defalarca dile getirdik ve illegal bir çalışma içine girmedik. Yeter artık, camiamızla uğraşmaktan vazgeçin. Halkımız ile aramıza girme uğraşınızın boş olduğunu görmüyor musunuz? Sesimizi kesme, kapımıza kilit vurma yerine, sesi olduğumuz halkın, inancı ve kimliği ile barışın."
 
Yasal çalışmalarımıza ve faaliyetlerimize engel olmayın
Hükümete de seslenen Aras, "Adil ve tarafsız olun. Akredite camialara yapılan hukuk dışı uygulamalara karşı çıktığınız gibi bize yapılan hukuk dışı uygulamalara ve kurulan komplolara da karşı çıkın. Dernek ve kurumlarımız üzerindeki baskıyı kaldırın. Yasal çalışmalarımıza ve faaliyetlerimize engel olmayın. Müslüman halkımızın dini ve dili üzerindeki engelleri kaldıracak kalıcı düzenlemeleri bir an evvel yapın." dedi.
 
Son olarak üye ve gönüldaşlarına seslenen Aras, "Üye ve gönüllülerimize de deriz ki; "Üzülmeyin, gevşemeyin. İnanıyorsanız üstün gelecek olanlar, sizlersiniz." (Ali İmran 139). İnandığımız değerler doğrultusunda, Hakkın yolunda peygamber sevdalısı halkımız için hizmetlerimizi aksatmadan, ihlâsla çalışmaya devam ediyoruz, edeceğiz" şeklinde konuştu.
(Mehmet Şah Mikyas - İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #36 : 20 Mayıs 2012, 19:24:13 »

Hukuksuzluğa Bir Tepki de Konya`dan Geldi

Mustazaf-Der`in kapatılması ve başörtülü kızının eğitim hakkını aradığı için Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası Konya`da kitlesel basın açıklaması ile protesto edildi. Yapılan açıklamada verilen kararların hukuk garebeti olduğu vurgusu yapıldı.
20 Mayıs 2012 Pazar 18:00:00

KONYA -
Halkın bağrından çıkan ve Türkiye`de Kutlu Doğumların mimarı olarak halkın gönlünde yer alan Mustazaf-Der`in kapatılmasına ve başörtülü kızının eğitim hakkını aradığı için Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına tepkiler yurt içinden ve yurt dışında artarak devam ediyor.
 
Her iki olayı protesto etmek için bugün saat 13.00`te Konya merkez Kayalıpark`ta kitlesel bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan basın açıklamasını, İç Anadolu Peygamber Sevdalıları Platformu adına Fatih-Der Başkanı Zülfi Tan okudu.
 
Mustazaf-Der, ALLAH Resulü`nün Getirdiği Davete Lebbeyk Dedi
Basın açıklamasında önce kısa bir konuşma yapan, TESSEP Başkanı Salih Demir Mustazaf-Der`in, Peygamber Sevdalıları`nın ve Güllü Çevik`in, ALLAH Resulü`nün Safa Tepesinden getirdiği davete Lebbeyk dediklerinin altını çizerek, kapatılma davasını ve Güllü Çevik`e verilen davayı İskilipli Atıf Hoca`nın uğradığı akibete benzetti.
 
Haydi, Kızlar Okula Diyenler Annelere Hapis Cezası Verdiler
Demir, haklardan, özgürlüklerden, dindar nesil yetiştirmekten bahsedildiği günümüzde Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçelerinin hiçbir şekilde izah edilemeyeceğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bazıları haydi kızlar okula diyecek. Bunun için bütün resmi kurumlar ve basın alarma geçirilecek ama bir anne kızını örtülü olarak okula göndermesi için günlerce okulun kapısında soğuk demeden yağmur demeden duracak ve sizler bu annenin desteğine 2 yıl 6 ay ceza vereceksiniz. Bunu hiçbir şekilde açıklayamazsınız. Mustazaf Der`in kapatılmasının üzerimizde oluşturduğu derin hisleri bir tarafa koyduk, ama Güllü Çevik`e verilen bu cezayı gerçekten kaldırmakta zorluk çekiyoruz. Halkı ve basını bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Mustazaf Der gönüllülerin tek suçu ALLAH`a ve Resulu`ne olan düşkünleridir."
 
Amaçlarının topluma huzuru ve mutluluğu yerleştirmek olduğunu belirten Demir, faaliyetlerini yasal çerçevede yaptıklarını, gizli kapalı hiçbir şeylerinin olmadığına vurgu yaptı. Basın açıklması Zülfi Tan`ın okuduğu basın açıklamasıyla devam etti.
 
Basın açıklamasını okuyan Fatih-Der Başkanı Zülfi Tan, sosyal, kültürel ve ekonomik yönden mahrum ve mustazaf bırakılmış halkın kaybettiği İslami ve insani değerlerini yeniden inşa etme şuuruyla 11 Eylül 2004`te kurulan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği`nin kapatılmasını kınamak için toplandıklarını belirtti.
 
Fakirlikle, Cehaletle ve İhtilaflarla Mücadeleyi Kendilerine Misyon Olarak Seçtiler
Tan, açıklamasında Mustazaf Der hizmetlerinden bahsederek, Mustazaf Der`in, fakirlikle, cehaletle ve ihtilaflarla mücadeleyi kendilerine misyon olarak seçtiğini, hlakkın emrinde Müslüman halkın duygularına tercüman olduğunu ve hizmetten geri durmadığınının altını çizdi.
 
Halkımızın Camiamıza Olan Teveccühlerini Asla Kıramayacaklar
Tan, konuşmasında yapılan her türlü engellemelere rağmen hizmetlerin engellenemeyeceğini belirterek basın açıklamasını şöyle sürdürdü: "Halkımızın camiaya olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapılar, önce kontrollerindeki çeteleri derneklere ve üyelerine saldırttılar. Dernekleri kundaklandı, üyeleri darp edildi, yaralandı ve katledildi. Devletin emniyet gücü, onlara yapılan bu saldırıları önlemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerine saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar. Provokatif saldırılarla camiayı çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi dernekleri ve evleri bastılar. Dernek üye ve gönüllülerine terörist muamelesi yaptılar. Derneklere gelmeyi, etkinliklerine katılmayı, kırsalda kurulan terörist silahlı eğitim kamplarına katılmayla bir tuttular. Yasal olarak basımı yapılan kitap, dergi ve gazeteleri okumayı suç saydılar. Niyet okumalarla, hazırladıkları fezlekelerle, yandaş yargıyı yönlendirip cezalandırılmalarını sağladılar. Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar. Ellerinde Kuran-ı Kerim ve yardım paketleri dışında hiç bir şey olmadığını gördükleri halde bu zulmü reva gördüler.``
 
Onlar Hiçbir Zaman, Zalimlerden Adalet ve Merhamet Beklemediler
Mustazaf Der gönüllülerinin bugüne kadar hiçbir zaman zalimlerden adalet beklemediğini belirten Tan "Onların hiçbir zaman, zalimlerden adalet ve merhamet beklemediler. Sadece diğer STK`lara hukukun, yasaların tanıdığı hakların ve özgürlüklerin aynısının kendilerine de tanınmasını istediler. Yasal çalışmalarına engel çıkarmamasını istediler. Haksız gözaltına almalar, komplolarla karalamalar, iftiralarla itibarsızlaştırma çalışmalarına, niyet okumalarla cezalandırmalara ve nihayetinde uydurma delillere son verilmesini istediler" ifadelerini kullandı.
 
Adalet: Mustazaf Der Hariç
Tan, yandaş yargı tarafından hukukun izin verdiği ve müsaade ettiği yasal örgütlenme ve izinli faaliyetlerin yasadışı kabul edilip, cezalandırılmaya son verilmesini belirterek, camia dışındaki, farklı düşüncelere sahip STK-lara tanınan özgürlükler, Mustazaf-der`e de tanınmasını istedi.
 
Mustazaf Der`in Kapatılmasına Gerekçe Gösterilen Nedenler
Tan, konuşmasına Mustazaf Der`in hangi sebeplerden dolayı ceza verildiğini açıklayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Buna rağmen, çalışmaları hazmedemeyenler tarafından Mustazaf-Der`in feshi için dava açtılar. Halkın tevvecühünü kırmak için alelacele sonuçlandırıldı. Bunun için de davaya bakan savcı ve hâkimi değiştirdiler. Değişikliğin ikinci celsesinde, dosyadaki eksiklikler giderilmeden ara kararları yerine getirilmeden, kolluğun iddiaları mutlak doğru kabul edilerek gıyabında kapatma kararı verdiler."
 
Hukuk Hiç Kimsenin Acıkınca Yiyeceği Helvadan Putu Değildir
Kişiye göre muamelenin olamayacağını belirten Tan, hukukun, kişiye göre uygulanacak bir şey olmadığnı söyledi.
 
Öncellikle hukuka, hukukçuların uymasını gerektiğini belirten Tan, yargıya seslenerek, "sıkışınca hukuku rafa kaldıran zihniyetten vazgeçin" dedi.
 
Bir Annenin Kendi Evladına Sahip Çıkmasından Daha Doğal Ne Olabilir
Tan ayrıca `Gaziantep`te yaşanan hukuk garabetine değinerek, bir annenin kendi evladına sahip çıkmasından ve onu koruma refleksinden daha doğal ne olabilir` diye sorarak, basına açıklamasını şöyle sürdürdü: "Anne Çevik, okul idarecileriyle görüşmüş ve bir veli olarak tepkisini ortaya koymuştur. Okul yöneticilerinin işgüzarlığı karşısında dayanamayan anne de içgüdüsel olarak onlara ALLAH`tan korkmaları, vicdanlı olmaları ve cehennem azabıyla korkutarak uyarmıştır. İşin garabeti ve hukuk faciası sayılacak cinsten bir kararla bu doğal tepki tehdit olarak algılanmış ve bundan dolayı bacımıza, 2 yıl, 6 ay gibi insafsızca bir cezayla cezalandırılmıştır."
 
Bir İnsan`ın İnancı Gereği Başörtü Taktığından Daha Doğal Ne olabilir
İnsanların insani, fıtri ve de inancına dayalı haklarını talep etmekten daha doğal ne olabilir diye Tan, bu hakların verilmesini bir minnet ve lütuf olmadığını, tamamen insani bir gereklilik olduğuna vurgu yaparak, verilen kararı yanlış, insafsız, hukuksuz ve gayri insani bulduklarını bir an önce bu garabetin son bulması talebinde bulunarak sözlerini bitirdi.
(M.Enes İmir, M. Ata Doğu - İLKHA)

Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1200
Konu Sayısı : 194
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 20

Kişisel Mesaj : "Hayat; iman, cihad ve şehadettir."
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #37 : 20 Mayıs 2012, 19:25:02 »



27 Mayıs`ta Ahde Vefa Mitingi

Mustazaf-Der`in kapatılması kararını kınama amacıyla D.Bakır`da yapılacak miting için çalışmalara hız verilerek Diyarbakır`ın değişik yerlerine pankartlar asılmaya başlandı.
20 Mayıs 2012 Pazar 18:20:00

DİYARBAKIR-
Düzenlediği `Kutlu Doğum` etkinlikleriyle milyonlarca insanı meydanlarda toplayan, sosyal, kültürel, yaşamsal alanda birçok hayırlı etkinliklere imza atan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği`nin (Mustazaf-Der) kapatılma kararınını protesto edileck miting için Tertip ve Düzenleme Kurulu Diyarbakır`da çalışmalara hazırlık çalışmalarına hız verdi. Miting Tertip Kurulu, mitinge davet amacıyla Diyarbakır`ın değişik yerlerine pankartlar asma başlandı.
 
Üzerinde: "Ey Peygamber Sevdalıları! Derneğiniz Mustazaf-Der Kapatıldı! Bu Zulme Sessiz Kalmayalım! Hep Birlikte Ahde Vefa Mitinginde Buluşalım!" yazısının bulunduğu pankartlar işlek caddeler asıldı. Ayrıca yine halkı davet amacıyla dükkânlara da afişler vuruldu. Miting tertip gönüllüleri, çalışmaları esnasında halkın büyük bir teveccüh gösterdiğini belirttiler.
(Osman İçli-İLKHA)
Kayıtlı
kaşif'in İmzasi

****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 656
Konu Sayısı : 50
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 54

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #38 : 21 Mayıs 2012, 10:39:08 »

maalesef konyadayım büyüğüm.ALLAH bereketli kılsın katılımları..

amin..hayrlısı olsun...
Kayıtlı
GeCe RüzGarı
*****
Üye Grubu : Azimli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 1666
Konu Sayısı : 279
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 41

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #39 : 21 Mayıs 2012, 10:48:01 »

Bi pankart cok etgilemişti beni Abi..Kapılarımıza kilit vurdunuz ya kalblerimize nasıl vuıracaksınız...
    Rabbim yar yardımcınız olsun..Suan büyük bir oyun üzerinizde oynanmaya calısılıyor,Rabbim oyun kuranların oyunlarını başlarına calsın..
Kayıtlı
mizgin__turabii'in İmzasi

Gece ile gündüzün değişmesinde ve ALLAH'ın gökten bir rızık sebebi olan yağmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları yönlendirmesinde aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır..
45-5 Ayeti celile
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: