Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: NAMAZLARI CEM ETME  (Okunma Sayısı 2694 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 15
Konu Sayısı : 1
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1

Çevrimdışı Çevrimdışı

« : 29 Kasım 2007, 13:19:04 »

ARKADAŞLAR NAMAZLARIN CEM ETME HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM. ZARURET HALİ DIŞINDA NAMAZLARIN KEYFİ CEM ETME OLAYI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM SELAMETLE KALIN.
Kayıtlı
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 778
Konu Sayısı : 406
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 27

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #1 : 29 Kasım 2007, 13:21:52 »


  Evet, ALLAH razı olsun kardeşim..Bu benim sormak istediğim bir konuydu.Ben de cevaplarınızı bekliyorum.
Kayıtlı
esma'in İmzasi

بسم الله الرحمن الرحيم
******
Üye Grubu : Vefakâr Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 2552
Konu Sayısı : 673
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 148

Kişisel Mesaj : “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun”
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #2 : 29 Kasım 2007, 14:58:44 »

namazı cem etmek??

Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

“Namaz müminlere vakitli olarak farz kılındı” ayeti kerimesi gereğince her namazın vaktinde kılınması farz-ı ayındır. Bu sebeple iki vakit namazını bir vakitte kılmak Hanefi mezhebine göre caiz olmaz. Zira, iki vakti bir arada kılmak, ya birini vakti girmeden kılmak veya vakti çıktıktan sonra kılmak yoluyla olur. İkisi de sahih değildir. Vakti girmeden namaz kılınmaz. Namazı vaktinden sonraya da bırakmak caiz değildir. Eda yerine geçmez.

Bu kaidenin yalnızca hacılara özel olmak üzere iki istisnası vardır. Biri Arafat’da takdim cem’i, diğeri Müzdelife’de tehir cem’i. Çünkü Peygambe Efendimiz buralarda namazlarını iki vakti birleştirerek kılmışlardır.

Arefe günü Arafat’da ikindi olmadan öğlenin farzından sonra ikindi namazı kılınır. Büyük bir cemaatle imamın arkasında kılınan bu namaz için, tek ezan ve biri öğle, diğeri ikindi için olmak üzere iki kamet okunur. İki namaz arası böyle ayrılmış olur. Arada nafile ve sünnet namazları da kılınmaz.

Bu namazı büyük cemaatle, imam arkasında kılmak zarureti İmamı Azama göredir. İmameyn, hacının tek başına da cem yapabileceği görüşündedir.

Müzdelife’de ise, o günün akşam namazı yatsı namazı ile birlikte yatsı vaktinde, tek ezan ve tek kametle kılınır. Burada her iki namazın vakti de girmiş olduğundan ikinci namaza başladığını bildirmek için ikinci kamete ihtiyaç görülmemiştir.

İmam-ı Şafii ye göre, yolculukta öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını hem takdim ve hem de tehir etmek suretiyle kılınabilir.


Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör
Kayıtlı
Ubeydullah'in İmzasi

***
Üye Grubu : Çalışkan Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 365
Konu Sayısı : 40
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 14

Kişisel Mesaj : Korkaklıkta AR ,ilerlemekte ŞEREF var
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #3 : 30 Kasım 2007, 13:12:29 »

SeVDe_NuR kardeşim açıklaman için teşekkür ederiz.
ALLAH razı olsun
Kayıtlı
ENE-çagrı'in İmzasi

AŞK;EBEDİ OLAN SEVGİLİDEN GAYRI HERŞEYİ YAKMAKTIR(İMAM-I RABBANİ K.S)
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 15
Konu Sayısı : 1
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #4 : 30 Kasım 2007, 13:43:05 »

sevdenur kardeş gerçekten ALLAH razı olsun. Ama bu bilgiler bazı sitelerde zaten var. asıl benim amacım bilgi ve belgelerle öğrenmek.hakkınızı helal edin
Kayıtlı
MustazaF
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 29 Aralık 2007, 16:04:32 »

bu konunun yasaklılar listesinde ne işi varki moderator arkadaşlar uygun bir bölüme taşısalar daha iyi olur sanırım
Kayıtlı
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 9
Konu Sayısı : 2
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1

Kişisel Mesaj : YÜREKTEN SÖZ VERDİK AKABEDE BAŞ VERECEĞİZ DAVADA
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #6 : 29 Aralık 2007, 20:59:53 »

namazları cem etmek bence benim görüşümce islam kolaylık dini değilmi "kolaylaştırınız zorlaştırmayınız" bu söz her şeyi ap açık ortaya unuyor şimdi sevde_nur bacıma katılıyorum tmm her namaza verilen vakit vardır vaktinde kılınması lazım zaten ama bir de şu yönden düşünelim kılamıyorsak ne yapacağız hiç mi kılmayacağız en güzeli ALLAH'ın biz kullarına lutufta bulunduğu hallerden yararlanmamız lazım ben her zaman cem etmeyi veya seferi kılmayı bunun gibi diğer kolaylık sağlayan emirleri ALLAH'ın biz kullarına verdiği bir lutuf olarak görürüm mesela örneğin bir yerde çalışıyoruz patronumuzun bize maaşımız dışında ikramiye verdiğini düşünelim bunu kabul etmemek mümkünmü hayır işte buda ALLAH'ın bir lutfu bu lutuftan faydalanırım şahsen kendim ama herkes böyle düşünmez

veesselamet
mevla yar olsun
Kayıtlı
akabede_biad'in İmzasi

akabede söz verdik bu yolda baş vereceğiz inş.

*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 2
Konu Sayısı : 0
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #7 : 16 Eylül 2008, 15:38:36 »

s.a  ben ediyorum ve edileceğine dair  söz de söyleyebilirim  ibni abbs a sorulduğunda  niçin böyle yaptı  ümmetine kolaylık olsun  diye cevap vermiştir  artı 

  mazeret aramamıza gerek yok     mazeretsiz de cem vardır     sonraki  alimler  mazeretli ile mazeretsizin arasını neden cem etmeye çalışmışlar  esasen anlamış değpilim
 ESASEN BEN  FIKIH  USULU DENEN ŞEYE İNANMAMAKTAYIM :!!VEYA HADİS USULÜ  ZAMANINDA  BUNLAR  VARDI  ÖLÇÜ  VE  UYGULAMALAR KONDU  ARTIK NEYİN USULÜ  ANLAMIYORUM NEYSE  S.A
Kayıtlı
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 89
Konu Sayısı : 14
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 3

Kişisel Mesaj : ben Seni görmeden sevdim Efendim
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #8 : 16 Eylül 2008, 16:15:30 »

namazı cem etmek??

Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

“Namaz müminlere vakitli olarak farz kılındı” ayeti kerimesi gereğince her namazın vaktinde kılınması farz-ı ayındır. Bu sebeple iki vakit namazını bir vakitte kılmak Hanefi mezhebine göre caiz olmaz. Zira, iki vakti bir arada kılmak, ya birini vakti girmeden kılmak veya vakti çıktıktan sonra kılmak yoluyla olur. İkisi de sahih değildir. Vakti girmeden namaz kılınmaz. Namazı vaktinden sonraya da bırakmak caiz değildir. Eda yerine geçmez.

Bu kaidenin yalnızca hacılara özel olmak üzere iki istisnası vardır. Biri Arafat’da takdim cem’i, diğeri Müzdelife’de tehir cem’i. Çünkü Peygambe Efendimiz buralarda namazlarını iki vakti birleştirerek kılmışlardır.

Arefe günü Arafat’da ikindi olmadan öğlenin farzından sonra ikindi namazı kılınır. Büyük bir cemaatle imamın arkasında kılınan bu namaz için, tek ezan ve biri öğle, diğeri ikindi için olmak üzere iki kamet okunur. İki namaz arası böyle ayrılmış olur. Arada nafile ve sünnet namazları da kılınmaz.

Bu namazı büyük cemaatle, imam arkasında kılmak zarureti İmamı Azama göredir. İmameyn, hacının tek başına da cem yapabileceği görüşündedir.

Müzdelife’de ise, o günün akşam namazı yatsı namazı ile birlikte yatsı vaktinde, tek ezan ve tek kametle kılınır. Burada her iki namazın vakti de girmiş olduğundan ikinci namaza başladığını bildirmek için ikinci kamete ihtiyaç görülmemiştir.

İmam-ı Şafii ye göre, yolculukta öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını hem takdim ve hem de tehir etmek suretiyle kılınabilir.


Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör


Bizde böyle düşünüyoruz.
Kayıtlı
**
Üye Grubu : Aktif Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 167
Konu Sayısı : 38
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 9

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #9 : 16 Eylül 2008, 18:39:23 »

İmam MUHAMMED "Kitabul Asl" adlı eserinde şöyle söyler:

İmam Ebu Hanife'ye; "Ne dersin, kişi Arafat ve Müzdelife hariç iki namazı cem edebilir mi?" dedim. O da: "Ne hazarda, ne yolculukta, iki namazın arasını bir vakitte Arafat ve Müzdelife haricinde cemetmek olmaz" dedi. Ben, "Seferi olan kişi öğleyi, vaktinin sonunda, ikindiyi de ilk vaktinde kılsa. Bu ona kafi gelir mi?" dedim. O da "Evet kafi gelir" dedi. Ben yine: "Akşamla yatsı da böyle mi?" dedim. O da "evet" dedi.

Hanefiler namaz vakitlerinin mütevatir haber ile sabitleşmiş bir hüküm olması sebebiyle bunun (cem'e dair olanı) haberi vahid ile terk edilmesinin caiz olmayacağını delil olarak öne sürerler...

İmam Şafi cem'in hem takdim, hem tehir olarak kılınacağına fetva vermiştir.
İmam Malik'e göre yolculuk halinde ve yolculuğun aceleyi gerektirdiği zamanda caiz olur.
İmam Ahmed'in görüşü İmam Şafi'ninkine yakındır ancak seferde olmak kaydı vardır. İmam Ahmed'e göre efdal olan takdim değil tehirdir.

İbn Hacer Fethul Bari'de şafi mezhebinde evla olan cem etmemektir der...

Cem meselesine sünnettir dememiz imkansızdır, mesele içtihat meselesidir...Konuyla ilgili tafsilatı ile bilgi, İbn Kayyım'ın Zadul Mead' adlı eserinin, cantaş yayınları tercümesinin ikinci cildinde, sayfa 524-542 arası mevcuttur, dileyen bakabilir, Muazaffer Can hoca dipnotu şöyle tamamlar: Evet cem vardır. Ama her namaz kendi vaktinde kılınarak. ALLAHu A'lem...




Kayıtlı
Ahi Evran'in İmzasi

BEN MÜSLÜMANIM, MÜSLÜMANLARDANIM; MÜSLÜMANLARDA BENDENDİR.



Ebul Benat
Site Yöneticisi
*****
Üye Grubu : Vefakâr Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 3050
Konu Sayısı : 447
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1068

Kişisel Mesaj : İnna Fetahna, Leke Fetham Mubina...
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #10 : 16 Eylül 2008, 18:46:24 »

CEM'İ TAKDÎM VE CEM'İ TE'HÎR

Namazın geciktirilmesi veya öne alınması ile ilgili bir fıkıh terimi.

Cem'; sözlükte birleştirmek, toplamak, biraraya getirmek demektir. Takdîm; öne almak, öne geçirmek, tehîr ise; geri bırakmak, geciktirmek anlamına gelir. Bir fıkıh terimi olarak cem'-i takdîm, hacc yapanların vakfe için Arafat'a çıktıklarında güneşin zevalinden sonra, yani öğle namazının vakti içinde, önce öğle namazını; hemen arkasından da ikindi namazını birleştirerek kılmalarıdır. Cem'i tehîr ise, yine hacıların güneş battıktan sonra Arafat'tan Müzdelife'ye geldiklerinde; önce, vakti geciken akşam namazını kılmaları, hemen arkasından da yatsı namazını edâ etmeleridir. Burada öğle ile ikindi ve akşamla yatsı namazları, aynı vakitte birleştirilerek kılındıkları için buna "camii's-salâteyn" yani "iki namazı birleştirme" terimi de kullanılmıştır. Ebû Hanîfe ile bazı Şâfiîlere göre, bu iki namazı birlikte kılmanın sebebi hacc; Şâfiîlerin çoğunluğuna göre ise yolculuktur. (Ahmet Davudoğlu, Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, VI, 438-439).

Her namazı kendi vaktinde kılmak farzdır. Zira vakit, namazın şartlarındandır. Ayetlerde şöyle buyurulur:

"Namaz müminlere vakitli olarak farz kılındı" (en-Nisa, 4/103) "Namazlara ve orta namaza (ikindiye) devam ediniz..." (el-Bakara, 2/238)

"Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl... " (Hûd,11/1 14) Yine, Hz. Peygamber'e, güneşin eğilmesinden gecenin karanlığına kadar ve bir de, tan yeri ağarırken namaz kılması emredilir. (el-İsrâ,17/78-79) Hz. Peygamber (s.a.s.) namaz vakitlerini genel olarak bildiren bu ayetlerin uygulamasını ve beş vakit namazın vakitlerini bizzat açıklamış, ümmete göstermiş ve böyle kılmıştır. (Müslim, Mesâcid, 31, 174; Ebû Dâvud, Tahare, 60; Nesâî, Ezân, 12; Tirmizî, Mevâkît, 4.)

Her namazın kendi vakti içinde kılınması prensibinin istisnası, hacc yapanların Arafat'ta öğle ile ikindi namazını, öğle vaktinde; Müzdelife'de de akşamla yatsı namazını yatsı vaktinde birleştirerek kılmalarıdır. Bu konuda fakîhler arasında görüş birliği vardır. Çünkü Veda Haccı sırasında Hz. Peygamber'in uygulaması ve sözleri, namazın vakitleriyle ilgili ayet ve hadisleri tahsis edecek kuvvettedir. Abdullah b. Mesud (r.a.)'den, şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben Rasûlullah (s.a.s.)'ın bir namazı kendi vaktinden başka bir vakitte kıldığını görmedim. Ancak iki namaz müstesna: Arafat'ta öğle ile ikindiyi, Müzdelife'de ise akşamla yatsıyı birlikte kılmıştır." (Buhârî, Hacc, 99; Müslim, Hacc, 288; Tecrid-i Sarîh Tercümesi, II, 487, 488, VIII, 374; A. Davudoğlu, Sahih-i Müslim Tercemesi, İstanbul 1977, IV, 136) Yine Abdullah b. Mesud, Hz. Peygamber'in vefatından sonra yaptığı bir hacc sırasında, Müzdelife'de akşamla yatsı namazlarını birleştirerek kılmış, sabah namazını da erkence kıldırdıktan sonra, Rasûlullah'ın şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Akşamla yatsıdan ibaret olan Şu iki namazın, Şu Müzdelife mevkiinde mutat olan vakitleri değiştirilmiştir. Sakın insanlar yatsı vakti girmeden Müzdelife ye gelip de bu iki namazı erkenden birleştirmesin. " (Buhârî, Hacc, 97; Ahmed b. Hanbel, V, 202; Asım Köksal, İslâm Tarihi, İstanbul (t.y.), XVII, 273, 274).

Hz. Peygamber'in Arafat ve Müzdelife dışında bazı yolculuk ve meşakkatli zamanlarda da öğle ile ikindiyi, akşamla yatsıyı birleştirerek kıldığı olmuştur. Sâlim b. Abdillah, babasından şöyle nakletmiştir: "Rasûlullah (s.a.s.) sefere acele ettiği zaman akşam namazını geciktirerek, yatsı ile birlikte kılmıştır." (Müslim, Salâtü'l Müsâfirîn, 45) Yine Muaz b. Cebel'den rivayete göre,o şöyle demiştir: "Hz. Peygamber ile beraber Tebük savaşına çıktık. Hz. Peygamber, öğle ile ikindiyi birlikte, akşam ile yatsıyı da birlikte kılardı." (Müslim, II, 10; Ebu Davud, I, 285; İbn Mâce, I, 340) Bu ve benzeri hadîsler Hanefî mezhebince, Rasûlullah'ın bunlarda birinci namazı vaktinin sonunda kılmış olduğu, ikinci namazı da vaktinin evveline aldığı; ancak her iki namazı bir vakitte kıldığı şeklinde anlaşılmıştır. İbn Abbas'ın naklettiği hadîs de bu manayı destekler: "Rasûlullah (s.a.s.) Medine'de korku veya yağmur yokken, öğle ile ikindiyi, akşamla yatsıyı da birlikte kıldı." İbn Abbas'a Rasûlullah'ın bununla ne yapmak istediği sorulmuş, o şu cevabi vermiştir: "Ümmetine meşakkat vermemeyi kastetti..." (Sahîh-i Müslim Trc., IV,136,137) İslâm âlimlerinden hiçbirisi, hazarda, iki namazı birleştirmenin caiz olduğunu söylememiştir. Bu yüzden yukarıdaki İbn Abbas hadîsi birinci namazın vaktinin sonunda, ikinci namazın da ilk vaktinde kılınması anlamına gelir. Buradan anlaşılan şudur: Arafat ve Müzdelife dışında iki namazın birleştirilmesi sadece şeklen olmuştur. Aslında iki namaz ayrı ayrı kendi vakitleri içinde kılınmış; ancak birinci namaz vaktinin sonuna geciktirilmiş, ikinci namaz ise ilk vaktinde edâ edilmiştir. Bu konudaki hadisler, Hanefilerce namazın şartlarından olan vakti tahsis edecek güçte kabul edilmemiştir. Yolculukta namazın vaktinden önce cem'i takdîm (öne alınarak birleştirme) şeklinde kılınacağına delâlet eden, Hz. Muaz'dan naklen Ebû't-Tufeyl'in rivayet ettiği hadisten başka açık hadis yoktur. Bu hadîste şöyle denilmektedir: "Hz. Peygamber, Tebük savaşında, güneş battıktan sonra yola çıkarsa, yatsıyı öne alır ve onu akşamla birlikte kılardı." (Ebû Dâvud, II, 18)

Tirmizî bu hadîsin "garîb" olduğunu söylemiş, Hâkim ise, "Bu hadîs uydurmadır" demiştir. Ebû Dâvud namazın vaktinden önce kılınacağını bildiren sabit bir hadîs olmadığını belirtir. (Şevkânî, Evtâr, III, 262; Sahîhi Müslîm Tercemesi, IV,136 vd.; İbn Âbidin, Reddü'l Muhtar, (çev. A. Davudoğlu) İstanbul 1982, II, 62-63)

İmam Mâlik de, Arafat ve Müzdelife dışında iki namazı birleştirmeyi şekil bakımından mümkün görür. O şöyle der: "Yolculuk zorlamadıkça, kişinin seferde iki namazı birleştirerek kılmaması caiz değildir. Öğle ile ikindi arasında kişiyi yolculuk zorlarsa, öğleyi vaktin sonuna kadar geciktirerek öyle kılar, sonra ikindiyi vaktin ilk cüzünde kılar. Akşam namazını da vaktin sonuna şafak batmadan öncesine kadar geciktirerek bu vakitte kılar. Sonra yatsıyı ilk vaktinde kılar." (Mâlik, el-Müdevvenetü'l Kübrâ, I, 116-117)

Abdullah b. Abbas'tan, Rasûlullah (s.a.s.)'in Medine'de öğle ile ikindiyi ve akşamla yatsıyı yedi ve sekiz rekat olarak bir arada kıldığı rivayet edilmiştir. Ebû Eyyûb, "Sanırım bu yağmurlu bir gecede olmuştur" demiş, İbn Abbas da "Olabilir" karşılığını vermiştir. Amr da der ki: "Ben, ey Ebu'ş Şa'sa sanırım Hazret-i Peygamber öğleyi ertelemiş ikindiyi vaktin başında kılmış, akşamı ertelemiş yatsıyı vaktin başında kılmıştır dedim. O da ben de öyle sanıyorum dedi." Müslim şöyle der: "Rasûlullah, korku ve yolculuk olmaksızın öğle ve ikindi ile akşam ve yatsıyı bir arada kıldı." Müslim'in bir diğer rivayetinde: "Korku ve yağmur olmaksızın..." denilmiştir. (Buhari, Mevâkît,12; Müslim, Müsâfîrîn, 54; Ebû Dâvud, Sefer, 5; Nesâî, Mevâkit, 47; Malik Muvatta; Sefer, 5).

Sonuç olarak hacc farizası dışında normal yolculuk, hastalık ve benzeri darlık zamanlarında öğle ve akşam namazlarını son vakitlerinde, hemen arkasından da ikindi ve yatsı namazlarını ilk vakitlerinde kılmak mümkündür. Böylece iki namaz birlikte fakat kendi vakitlerinde kılınmış olur. Bu uygulama, İslâm'ın Müslümanlara getirdiği bir kolaylıktır.

Hamdi DÖNDÜREN - Şamil İslam Ansiklopedisi
Kayıtlı
Cedah'in İmzasi

Yok artık yok...
Zalimler yok olmadan bize rahat yok!!!
VALLAHi yok...
Zalimlere lanet, mazlumlara Selam olsun...
***
Üye Grubu : Çalışkan Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 365
Konu Sayısı : 40
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 14

Kişisel Mesaj : Korkaklıkta AR ,ilerlemekte ŞEREF var
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #11 : 21 Eylül 2008, 13:16:47 »

s.a  ben ediyorum ve edileceğine dair  söz de söyleyebilirim  ibni abbs a sorulduğunda  niçin böyle yaptı  ümmetine kolaylık olsun  diye cevap vermiştir  artı 

  mazeret aramamıza gerek yok     mazeretsiz de cem vardır     sonraki  alimler  mazeretli ile mazeretsizin arasını neden cem etmeye çalışmışlar  esasen anlamış değpilim
 ESASEN BEN  FIKIH  USULU DENEN ŞEYE İNANMAMAKTAYIM :!!VEYA HADİS USULÜ  ZAMANINDA  BUNLAR  VARDI  ÖLÇÜ  VE  UYGULAMALAR KONDU  ARTIK NEYİN USULÜ  ANLAMIYORUM NEYSE  S.A

sen ve seningibilere tek cevap duamız olur:YEHDİ KÜMÜLLAHUVE YUSLİHA BALEKÜM.(ALLAH SİZİ HİDAYETTE KILSIN VE KALBİNİZİ ISLAH ETSN.

İbni abbas r.a rivayet ile
 Kim özürsüz olarak iki namazı birleştirir ise büyük cürümlerin kapısına gelmiş ve dayanmış olur
                                                                                    (et Tergib ve't tercib)
Kayıtlı
ENE-çagrı'in İmzasi

AŞK;EBEDİ OLAN SEVGİLİDEN GAYRI HERŞEYİ YAKMAKTIR(İMAM-I RABBANİ K.S)
Selefidavet.Org
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 55
Konu Sayısı : 8
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 12

Kişisel Mesaj : Selefidavet.Org | Selefin İzinde...
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #12 : 21 Eylül 2008, 15:11:52 »

"Ubeydullah" , "Cedah" Ve  "Ahi Evran"a Teşekkür Ediyorum. ALLAH Sübhanehu ve Teala  Kendilerinin Hidayetlerini Yükseltsin. Hayırlı Amellerine Bereket İhsan Eylesin. Mesele Hakkında, Mezhebî de Olsa, İlmî, Şer'î ve Ahlakî İzahlar ve Alıntılar Eklemişler. Zira Hakkında Söz Söylenen Şey Dindir. Din Ciddiyeti Taşımalıdır.

"akabede_biad" ve "ibni_teymiyye" İsimli Üyeleri de, Bu Gayrıciddi, Gayrıilmî, Mesnedsiz İfadelerinden Dolayı Kınıyorum.

"namazları cem etmek bence benim görüşümce islam kolaylık dini değilmi"

Ben Sizin Müçtehid Olduğunuzu Bilmiyordum. Ne Zamandan Beri İlim Sahibi Olmayanlar, Hakkında Hadis Olan Konularda Görüş Beyan Etmeye Başladı? ALLAH'dan Korkun!

"ESASEN BEN  FIKIH  USULU DENEN ŞEYE İNANMAMAKTAYIM :!!VEYA HADİS USULÜ  ZAMANINDA  BUNLAR  VARDI  ÖLÇÜ  VE  UYGULAMALAR KONDU  ARTIK NEYİN USULÜ  ANLAMIYORUM"

Kullanıcı Adı Olarak Kullandığınız Şeyhulislam İbni Teymiye Rh. Bu İfadeleri Sizin Ağzınızdan Duysaydı Meşhur Hareketini Yapardı. Bilindiği Gibi Aba Altından Sopa Göstermek İbni Teymiye Rh.'dan Kalma Bir Sözdür.


Ben Tâbi Olduğum Selefi Alimlerin Genel Görüşleri Ve  Kaynakları Şu Şekildedir;

IKI NAMAZIN CEM EDILMESI

Seferde cem; Enes (radiyALLAHu anh) anlatiyor: "Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vesselam), gunes batiya meyletmeden yola cikinca, ogle namazini ikindi vaktine te'hir eder, ikindi olunca mola verir, ikisini cem ederdi (beraber kilardi). Yola cikmazdan once gunes batiya meyletti (ogle vakti girdi) ise, hareketten once her ikisini de (ogle ve ikindi) kilar sonra yola cikardi.'' Bir rivayette de soyle gelmistir: "...Acele yurumek gerekirse ogleyi ikindiye te 'hir eder, ikisini birlestirirdi, keza ufuktaki aydinlik kaybolunca da aksamla yatsiyi birlestirirdi." (Buhari, Taksiru's-Salat 16, l5; Muslim(704); Ebu Davud(1218, 1219) Nesai(1/284–285).)

Ibnu Abbas (radiyALLAHu anhuma) anlatiyor: "Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vesselam) yol halinde iken ogle ile ikindiyi birlestirirdi, aksam ile yatsiyi da birlestirirdi." (Buhari, Taksiru's-Salat 13)

Muaz b. Cebel anlatiyor: "Tebuk senesi Rasûlullah(s.a.v) ile beraber yola ciktik. Rasûlullah(s.a.v) ogle ile ikindi ve aksam ile yatsi namazlarini cemediyordu. Bir gun namazi tehir etti, sonra disari cikti ve ogle ile ikindiyi cemederck kildirdi, sonra girdi. Sonra tekrar cikti ve aksam ile yatsiyi cemederek kildirdi. Sonra soyle buyurdu: "insaALLAH yarin Tebuk kaynagina varacaksiniz. Gunes yukselmeden oraya varmayin. Oraya varanlar, ben gelinceye kadar suya dokunmasin." (Muslim(706) Muvatta(1/143) Abdurrazzak(11/545) Safii el Umm(1/77) Sahihu Ebu Davud(1065) Sahihu Nesai(512) el Irva(3/30))

Arafat ve Muzdelife’de cem; Ibnu Omer (radiyALLAHu anhuma) anlatiyor: "Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vesselam) aksam ve yatsiyi Muzdelife 'de beraberce kildi. Bunlardan her biri icin ayri bir ikamet okudu. Iki namaz arasinda nafile kilmadi, bunlardan birinden sonra da nafile kilmadi." (Buhari, Hacc 93, 96; Muslim(703,1288); Muvatta(1/400); Ebu Davud(1926–1933) Tirmizi(887, 888); Nesai(1/291))

Ibnu Mes 'ud (radiyALLAHu anh) anlatiyor: "Ben Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vesselam)'i su ikisi haric, vakti disida tek bir namazi kildigini gormedim: Muzdelife'de aksamla yatsiyi birlestirdi. O gun sabahi da vaktinden once kildi." (Buhari, Hacc 99, 97; Muslim(1289) Ebu Davud(1934) Nesai(1/291–292).)

Yagmurda cem; Ibnu Abbas (radiyALLAHu anhuma) demistir ki: "Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vessalam) Medine'de yedi ve sekiz (rek 'at) ogle, ikindi, aksam ve yatsi namazlarini (cemederek) kildi." Eyyub (es-Sahtiyani) der ki :"Belki de bu, yagmurlu bir gecedeydi." Oburu (Ebu 's-Sa'sa): "Belki!'' dedi.'' (Buhari(543) Muslim(705) Ebu Davud(1210, 1211, 1214) Tirmizi(187) Nesai(1/290).)

Nafi’den; "Ibni Omer r.a. yagmurda aksam ile yatsiyi cem ederdi." (Ibni Ebi Seybe sahih senedle rivayet etti. Bkz.: Sahiha(6/816) el Irva(583))

Ihtiyactan dolayi cem etmek; Ibni Abbas r.a.’dan; "Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vesselam) korku ve sefer hali olmaksizin ogle ve ikindiyi birlestirerek, aksam ve yatsiyi da birlestirerek kildi." Said Bin Cubeyr r.a. Ibni Abbas r.a.’ya dedi ki; "Bunun sebebi ne olabilir?" dedi ki; "Ummetine kolaylik saglamak icin." (Muvatta(1/144) Muslim(705).) Diger rivayette; ”Korku ve yagmur olmadigi halde cem etti.”

Abdullah Bin Sakik dedi ki; "Ibn Abbas radiyALLAHu anhuma bir gun ikindi namazindan sonra bize aksam olup yildizlar gorununceye kadar hutbe okudu. Topluluk icinde Temimogullari’ndan birisi "Namaz! Namaz!" demeye basladi. Bunun uzerine Ibn Abbas radiyALLAHu anhuma kizdi ve dedi ki; "Bana sunneti mi ogreteceksin?! Rasûlullah(s.a.v) SallALLAHu Aleyhi ve Sellem’in ogle ile ikindi namazini ve aksam ile yatsi namazini cem ettigine sahit oldum."

Abdullah bin Sakik der ki; "Bu hususta icimde bir sey hissettim ve bunu Ebu Hureyre radiyALLAHu anh’e de sordum. O da buna muvafakat etti." Diger rivayette Ibn Abbas radiyALLAHu anhuma; "Namazi bize sen mi ogretiyorsun?! Biz Rasûlullah(s.a.v) SallALLAHu Aleyhi ve Sellem ile beraber iki namazi cem ederdik." Demistir. (Ahmed Bin Hanbel(2269, 3293) Muslim(705) Ebu Ya’la(2531) Taberani(12915,12916) Bkz.: Ibn Kesir Camiul Mesanid(31/47-48))

Taberani'nin bir tahricinde, benzer merfu bir rivayet Ibnu Mes'ud'dan kaydedilir: "Rasûlullah(s.a.v) (aleyhissalatu vesselam) (hicbir mesru sebep yokken) ogleyle ikindiyi, aksamla yatsiyi cem etti. Kendisine "Bunu niye yaptin?" diye sorulunca: "Ummetimin mesakkatte kalmamasi icin" diye cevap verdi." (Isnadi hasendir. Taberani(10/47, 269) Ebu Ya’la(9/284) Ibn Ebi Seybe(2/458) Bezzar(1/330) Elbani Sahiha(2837))

Avamdan pekcok kimsenin, cem-i takdim veya tehire ihtiyaci oldugu zamanlarda bile onu terk ettigine, diger pek cogunun da cem yapmayarak namazi tamamen kazaya biraktigina tanik olursun. Bu insanlar, ruhsatlari terk edip kendilerini zora sokmakta, bazen de, yukarida isaret ettigimiz sebepten oturu gunaha girmektedirler.

Bazi kimseler, seferde olduklari halde, bes vakit namazi hem cem etmeden hem de kasretmeden kilmak suretiyle hata islemektedir. Halbuki bu uygulamalariyla Peygamberin (sallALLAHu aleyhi ve sellem) sunnetini terk etmis olmaktadirlar. Cunku Peygamberden (sallALLAHu aleyhi ve sellem) sabit olan, sefer durumunda namazlarin cem ve kasredilmesidir. Bu konuda dogru olan, ulemanin su kanaatidir: "Namazi kisaltmak (kasr) bir ruhsattir, onu terk eden gunah islemis sayilir." Yine de en dogrusunu ALLAHu Teala bilir.

« Son Düzenleme: 21 Eylül 2008, 22:34:19 Gönderen: Selefidavet.Com » Kayıtlı
Selefidavet.Com'in İmzasi

Yalnız ALLAH'ın Kelimesi Hakim Olsun Diye...
Selefidavet.Org | Selefin İzinde...
*
Üye Grubu : Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 15
Konu Sayısı : 1
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 1

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #13 : 26 Nisan 2010, 09:53:25 »

selefidavet.com ağzına sağlık kardeşim
Kayıtlı
allahın rahmeti bereketi üzerinize olsun bana dua edin
****
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Yaş : 20

Mesaj Sayısı : 816
Konu Sayısı : 79
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 40

Kişisel Mesaj : kadeşler bana dua edin
Çevrimdışı Çevrimdışı

Site
« Yanıtla #14 : 26 Nisan 2010, 18:21:05 »

bizim dinimiz bu kadar kolay şeyler ükürler olsunsunmuş ALLAHa şukurler olsun
Kayıtlı
Vira bismillah'in İmzasi

ALLAHU EKBER
Site Yazarı
*
Üye Grubu : Gayretli Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 703
Konu Sayısı : 117
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 56

Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #15 : 18 Mayıs 2010, 11:05:27 »

yukarda hep zaruret halinde yapılabilir denmiş. gerekçe bu gösterilmiş ve bunun yanında korku olmadığı halde, yolculuk olmadığı halde de ypılabileceğini gösteren bir rivayet eklenmiştir. o da şudur:

Müslim şöyle der: "Rasûlullah, korku ve yolculuk olmaksızın öğle ve ikindi ile akşam ve yatsıyı bir arada kıldı." Müslim'in bir diğer rivayetinde: "Korku ve yağmur olmaksızın..." denilmiştir. (Buhari, Mevâkît,12; Müslim, Müsâfîrîn, 54; Ebû Dâvud, Sefer, 5; Nesâî, Mevâkit, 47; Malik Muvatta; Sefer, 5).


şialar bu görüşü kabul ediyorlar. sunnilerin kaynaklarında da yok değil bu dayandıkları rivayet.ibn i abbas(r.a) normal zamanda da namazları cem edilmiş şekilde kıldırmış olduğu söylenir.

Kayıtlı
Abbas'in İmzasi

"iman insanı insan eder; belki insanı sultan eder."(ustad said i nursi)

"batıl, şişirilmiş bir balona benzer... havasını alırsanız söner."(ustad murtaza mutahhari)

bir salavat...


Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: